ABD Deniz Kuvvetleri Görevdeki İntihar Girişimlerini Doğruladı
ABD Deniz Kuvvetleri Vekili Hung Cao, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Üyesi Kirsten Gillibrand’a gönderdiği resmî mektupta, USS Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grubunda görevli sekiz personelin intihar girişiminde bulunduğunu bildirdi. Açıklanan veriler, Kasım 2025’te başlayan ve Orta Doğu’daki operasyonlar nedeniyle uzatılan uzun konuşlanma sürecini kapsıyor. Mektupta yer alan bilgilere göre, söz konusu sekiz olay uçak gemisi mürettebatını, uçak filosu personelini, taarruz grubu kurmaylarını ve refakat eden muhrip gemilerindeki denizcileri içeriyor. Görev süresince herhangi bir personelin intihar sonucu hayatını kaybetmediği açıklandı.
Açıklamada, intihar girişimlerinin yanı sıra denize düşme veya atlama vakalarına da yer verildi. Mart 2026’da bir denizcinin denize atlama girişiminin silah arkadaşları tarafından son anda engellendiği, Ağustos 2026’da ise denize düşen başka bir denizcinin arama kurtarma helikopteriyle kurtarılarak tıbbi tedavi altına alındığı ve ardından gemiden tahliye edildiği aktarıldı. Ağustos ayındaki olayda kurtarılan denizcinin ailesine durumun beş gün rötarlı bildirildiği ve denizci hakkında disiplin süreci başlatıldığı öğrenildi. Yaklaşık altı ila yedi bin personelden oluşan taarruz grubunda yaşanan sekiz intihar girişimi askerî uzmanlarca yüksek bir oran olarak nitelendirilirken, tipik bir uçak gemisi görevinde yılda bir ya da iki benzer vaka yaşandığına dikkat çekildi.
Uzayan Görev Süresi ve Liman Ziyaretsiz Geçen 280 Gün
USS Abraham Lincoln taarruz grubu, Kasım 2025’te San Diego’dan hareket ederek Büyük Okyanus üzerinden Orta Doğu’ya sevk edilmişti. Normal şartlarda altı ila yedi ay sürmesi planlanan ve Mayıs 2026’da tamamlanması öngörülen görev, bölgede başlayan askerî operasyonlar ve Hürmüz Boğazı ablukası gerekçesiyle defalarca uzatıldı. Uçak gemisi, kara bağlantısı veya liman ziyareti olmadan kesintisiz 286 gün boyunca denizde kalarak Eylül ayında Tayland’ın Laem Chabang Limanı’na demirledi.
Gemideki denizcilerin aileleri ve askerî yetkililer, liman ziyaretlerinin yapılmamasının mürettebat üzerinde büyük bir ruhsal baskı oluşturduğunu bildirdi. Standart konuşlanmalarda liman mola günleri, personelin dinlenmesine, gıda ikmalinin taze olarak sağlanmasına ve ailelerle iletişim kurulmasına olanak tanıyordu. Ancak operasyonel güvenlik nedeniyle gemideki İnternet erişiminin iki aya yakın süreyle kapatılması ve aralıksız yüksek alarm durumunda çalışılması, personelin tükenmişlik yaşamasına yol açtı.
Gıda Kısıtlamaları ve Temel Yaşam Koşullarındaki Aksaklıklar
Görev süresi boyunca uçak gemisindeki yaşam koşullarına dair ciddi iddialar gündeme geldi. Mürettebat yakınları, gemide gıda yetersizliği, küflü duşlar, arızalı tuvaletler ve sıcak su kesintileri yaşandığını duyurdu. Askerî yetkililer genel bir kriz durumunu reddetmekle birlikte, teknik aksaklıkları ve kısıtlamaları doğruladı. Mektupta, yüksek deniz suyu sıcaklığı ve aralıksız çalışma nedeniyle su arıtma ünitelerinde geçici arızalar meydana geldiği ve boru hatlarında bölgesel sızıntılar oluştuğu açıklandı.
Gıda tedarikinde yaşanan lojistik zorluklar sebebiyle ana yemek seçeneklerinin kısa bir süreliğine iki çeşitten tek çeşide düşürüldüğü bildirildi. Yetkililer, bu kısıtlamanın geminin görevde kalış süresini uzatmak amacıyla uygulandığını ve günde dört öğün besleyici gıda sunulmaya devam edildiğini vurguladı. Buna karşın mürettebat üyeleri, 12 saatlik vardiyalar ve haftada yedi gün çalışma temposu altında yemek porsiyonlarının küçülmesinin moral kaybını derinleştirdiğini belirtti.
Kongre’den Sert Tepkiler ve Askerî Yönetimin Savunması
Senatör Kirsten Gillibrand, askerlerin maruz kaldığı ağır koşullara dair hükümetin ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in önceki açıklamalarını sert dille eleştirdi. Gillibrand, daha önce basında yer alan haberlerin yönetim tarafından yalanlandığını ancak açıklanan resmî verilerin durumun ciddiyetini kanıtladığını belirtti. Askerlerin ve ailelerinin büyük fedakarlıklar yaptığına dikkat çeken Senatör, hizmet mensuplarının yaşam şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı. Gelişmeler üzerine, geminin ana limana dönmesinin ardından inceleme yapmak üzere iki partili bir Kongre heyeti ziyaretinin planlandığı açıklandı.
Savunma Bakanlığı ve üst düzey askerî yetkililer ise iddialara karşı gemide yeterli destek mekanizmasının bulunduğunu savundu. Taarruz grubundaki sekiz intihar girişiminin, Donanma genelindeki 2024 yılı aktif görev ortalamalarıyla paralellik gösterdiği öne sürüldü. Mektupta, gemide beş din görevlisi, bir bütünleşik önleme danışmanı, bir klinik psikolog, bir klinik sosyal hizmet uzmanı, üç davranışsal sağlık teknisyeni ve bir terapi köpeğinin görev yaptığı bildirildi.
Gelecek Görevler İçin Yaşam Kalitesini Artırma Önlemleri
Görevi USS George Washington uçak gemisine devrederek ABD’ye dönmek üzere yola çıkan USS Abraham Lincoln, Tayland ve Guam’daki mola noktalarının ardından ana limanı San Diego’ya doğru ilerliyor. Yaşanan bu uzun operasyon sürecinin ardından ABD Deniz Kuvvetleri, gelecekteki uzun süreli görevler için yeni önlemler alınacağını duyurdu. Bir sonraki göreve hazırlanacak gemilerde yaşam kalitesini artırmaya yönelik düzenlemeler yapılacağı açıklandı.
Alınacak tedbirler arasında, gemilerdeki depolama alanlarının genişletilmesi, daha dayanıklı spor ekipmanlarının sağlanması, yemekhanelere yeni eğlence araçlarının kurulması ve ailelerle kesintisiz iletişim kanallarının oluşturulması yer alıyor. Askerî yetkililer, USS Abraham Lincoln görevinden çıkarılan derslerin, personelin savaş hazırlığını korurken ruh ve beden sağlığını desteklemek amacıyla kullanılacağını açıkladı.
Sıkça Sorulanlar
USS Abraham Lincoln taarruz grubunda kaç intihar girişimi yaşandı?
ABD Deniz Kuvvetleri tarafından Senato'ya sunulan resmî yanıta göre, taarruz grubunda görevli toplam sekiz personel intihar girişiminde bulunmuştur. Görev süresince intihar kaynaklı can kaybı yaşanmadığı açıklanmıştır.
Gemideki intihar girişimlerinin nedenleri nelerdir?
Kesintisiz 286 gün boyunca liman ziyareti yapılmadan denizde kalınması, aralıksız yüksek alarm durumu, yoğun çalışma temposu ve gemideki teknik aksaklıklar mürettebat üzerinde büyük bir ruhsal baskı oluşturmuştur.
ABD Deniz Kuvvetleri mürettebata hangi ruh sağlığı desteğini sağladı?
Açıklamaya göre gemide beş din görevlisi, bir klinik psikolog, bir klinik sosyal hizmet uzmanı, üç davranışsal sağlık teknisyeni, bir önleme danışmanı ve bir terapi köpeği görev almıştır.
Siyasi temsilciler ve askerî yönetim olaya nasıl tepki verdi?
Senato kanadından hükümetin askerlerin ağır şartlarını gözardı ettiği yönünde eleştiriler gelirken, askerî yönetim gemideki destek mekanizmalarının aktif olduğunu ve vaka oranlarının Donanma genel ortalamalarıyla uyumlu olduğunu savundu.
