Libya Meclisinin kararı 2019 mutabakatını güçlendirdi
Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Libya’nın dönemin Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında 27 Kasım 2019’da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması mutabakat muhtırasını 20 Ekim’de oy birliğiyle onayladı. Meclisin kararı, Libya’nın doğusundaki siyasi aktörlerin uzun süre karşı çıktığı mutabakat için yeni bir siyasi destek anlamına geliyor.
Türkiye ile Libya arasındaki mutabakat, Akdeniz’de iki ülkenin deniz yetki alanlarına ilişkin yaklaşımını belirliyor. Mutabakat, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge gibi alanlarda iş birliği için çerçeve oluşturuyor. Deniz yetki alanlarının sınırlandırılması; enerji arama, sondaj, balıkçılık ve deniz tabanı kaynaklarının kullanımı bakımından önem taşıyor.
Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisinin kabul kararını memnuniyetle karşıladı. Bakanlık, mutabakatın uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde iki ülkenin karşılıklı hak ve menfaatlerini gözettiğini, Türkiye-Libya iş birliğini derinleştirdiğini bildirdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Meclisin onayını, mutabakatın hukuki ve siyasi zeminini pekiştiren, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerine dayanak sağlayan bir gelişme olarak değerlendirdi. Bahçeli, deniz yetki alanlarına ilişkin uzlaşının Akdeniz’de istikrar ve Avrupa’nın enerji arz hatlarının güvenliği bakımından katkı sunabileceğini söyledi.
Oylama önceki boykot kararlarını da kaldırdı
Libya’da 2014’ten beri doğu ve batı merkezli siyasi ve askerî güçler arasında süren ayrışma, 2019 mutabakatının iç siyasi tartışmalara konu olmasına neden olmuştu. Mutabakat, Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti döneminde imzalanmış; doğudaki Temsilciler Meclisi ise 2020’de anlaşmaya karşı çıkmış ve Türkiye ile siyasi ilişkilerin kesilmesini öngören kararlar almıştı.
20 Ekim’deki oylamayla Temsilciler Meclisi, 2019 tarihli mutabakatı onaylarken önceki ret ve boykot kararlarını da kaldırdı. Meclis, Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türkiye arasında imzalanan iki mutabakat zaptının onaylanmasını reddeden 2020 tarihli 1 sayılı kararını da oy birliğiyle iptal etti.
Kaldırılan eski kararların hangi hükümlere nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılı bir metin henüz kamuoyuna sunulmadı. Buna karşın oy birliğiyle alınan karar, Meclisin mutabakata yönelik siyasi tutumunda açık bir değişime işaret ediyor.
Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter de Meclisin kararını memnuniyetle karşıladı. Saddam Hafter, mutabakatı Libya’nın Akdeniz’deki hakları ve ekonomik çıkarlarını korumaya, Türkiye ile yatırım ve uzun vadeli ortaklık imkânlarını artırmaya yarayan araçlardan biri olarak gördüğünü açıkladı.
Kalın ve Dibeybe Libya’nın birliğini görüştü
Kararın açıklandığı gün Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Trablus’ta Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile görüştü. Görüşmede Libya’daki barış ortamının korunması, doğu ve batıdaki yönetimler ile askerî güçlerin tek otorite altında birleştirilmesi ele alındı.
Kalın ile Dibeybe, Libya’nın tüm bölgelerini kapsayan kalıcı uzlaşı arayışını ve ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasını değerlendirdi. İbrahim Kalın, Türkiye’nin Libya’nın doğusu ve batısının birleşmesine destek vermeye hazır olduğunu belirtti. Abdulhamid Dibeybe de Libya’nın güvenliği ve toprak bütünlüğü için Türkiye ile ortak çalışmaya hazır olduklarını söyledi.
İbrahim Kalın, deniz yetki alanları mutabakatının kabulü dolayısıyla Dibeybe’nin yanı sıra Temsilciler Meclisi Başkanı Salihin Abdunnebi ile Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter’e teşekkür etti. Temaslar, Ankara’nın Libya’daki farklı siyasi merkezlerle ilişkilerini sürdürdüğünü gösterdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da kararın ardından Abdulhamid Dibeybe ve Saddam Hafter ile telefon görüşmeleri yaptı. Fidan, görüşmelerde Meclisin mutabakata ilişkin kararı dolayısıyla teşekkürlerini iletti. Libya Devlet Yüksek Konseyi de 21 Ekim’de kararı memnuniyetle karşıladığını, mutabakatın ülkenin denizlerdeki hakları ve ulusal çıkarları bakımından önem taşıdığını açıkladı.
Doğu Akdeniz’de hukuki ve siyasi etkiler
Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatı, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları, deniz sınırları ve kıta sahanlığı tartışmalarının başlıca başlıkları arasında yer alıyor. Mutabakat, Birleşmiş Milletler Antlaşmalar Koleksiyonu’na kaydedilmişti. Türkiye, anlaşmanın iki ülkenin hakları ve karşılıklı çıkarları temelinde hazırlandığını savunuyor.
Yunanistan ise mutabakatın Yunan adalarının deniz yetki alanlarını ihlal ettiği görüşünü taşıyor ve anlaşmaya itiraz ediyor. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, 21 Ekim’de yaptığı açıklamada Meclis onayının mutabakata yeni bir hukuki ya da siyasi geçerlilik kazandırmadığını savundu. Gerapetritis, anlaşmanın uluslararası hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hiçbir koşulda uygulanmayacağını öne sürdü; Yunanistan’ın Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik süreci ile Libya’ya yönelik Avrupa Birliği finansman programlarında etkili olduğunu da söyledi. Türkiye, deniz yetki alanlarının belirlenmesinde hakkaniyet ilkesi, ana karaların kıyı uzunluğu ve kıyısal projeksiyon gibi ölçütlerin dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.
Yunanistan, Meclisin onay kararının mutabakata ilişkin hukuki itirazlarını değiştirmediğini açıkladı. Avrupa Birliği de anlaşmanın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiği ve deniz hukukuna uygun olmadığı yönündeki tutumunu yineleyerek Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile dayanışma mesajı verdi.
İsrail Dışişleri Bakanlığı da Meclisin onayını kınadı. İsrail, mutabakatın yakın müttefiklerinin egemenlik haklarını ihlal ettiğini savundu ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de istikrarsızlığa neden olduğu iddiasını dile getirdi. Türkiye’nin ve Libya’daki ilgili kurumların bu açıklamaya ilişkin kamuoyuna yansıyan ayrı bir yanıtı olmadı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Meclis kararının Türkiye-Libya ilişkileri ile Doğu Akdeniz’deki gelişmeler için önemli olduğunu söyledi. Duran, kararın ortak hakların korunmasına, deniz alanlarının hakkaniyet temelinde belirlenmesine ve bölgesel iş birliğine katkı sunacağını belirtti.
Libya Temsilciler Meclisinin onayı, mutabakatın Libya içindeki siyasi dayanağını genişletirken Doğu Akdeniz’deki diplomatik görüşmelerde de etkili olacak. Deniz sınırları ve enerji faaliyetlerine ilişkin bölgesel anlaşmazlıkların ise tarafların farklı hukuki tezleri nedeniyle sürmesi bekleniyor.
Sıkça Sorulanlar
Libya Temsilciler Meclisi Türkiye-Libya mutabakatını ne zaman onayladı?
Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile 2019'da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını 20 Ekim 2026'da Bingazi'de oy birliğiyle onayladı.
Libya Meclisinin kararı hangi eski kararları kaldırdı?
Meclis, Türkiye ile siyasi ilişkilerin kesilmesini öngören kararlar ile iki mutabakat zaptının onaylanmasına karşı 2020'de alınan 1 sayılı kararı iptal etti.
Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatı neden önem taşıyor?
Mutabakat, Doğu Akdeniz'de kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgeye ilişkin yaklaşıma çerçeve oluşturuyor. Deniz sınırları enerji arama, sondaj, balıkçılık ve deniz tabanı kaynaklarının kullanımı bakımından önem taşıyor.
Yunanistan Meclisin onay kararına nasıl tepki verdi?
Yunanistan, mutabakatın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve Meclis onayının anlaşmaya yeni hukuki ya da siyasi geçerlilik kazandırmadığını savundu. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, anlaşmanın uygulanmayacağını öne sürdü.
İsrail'in Türkiye-Libya mutabakatına itirazı nedir?
İsrail Dışişleri Bakanlığı, mutabakatın bölgedeki yakın müttefiklerinin egemenlik haklarını ihlal ettiğini savundu. Bakanlık ayrıca Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de istikrarsızlığa neden olduğu iddiasını dile getirdi.
