Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın ağustosta imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması için TBMM onay sürecini başlattı. İktidar partisinden bir milletvekili, anlaşmanın yasalaşmasının ardından Suudi Arabistan’a askerî personel gönderilmesine izin verecek ayrı bir tezkerenin Meclise sunulacağını bildirdi. Hazırlık, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a vereceği askerî desteğin kapsamını belirleyecek ikinci parlamenter aşama niteliği taşıyor.
Planlanan ilk katkının, saldırı amaçlı muharip birlik sevkiyatından çok hava savunması, elektronik harp, teknik danışmanlık ve uzman personel desteğine odaklanması bekleniyor. Türk yetkililer, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın savunma niteliği taşıdığını; Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin başka bir ülke topraklarında saldırı yürütmek için gönderilmeyeceğini vurguluyor.
TBMM’de iki aşamalı onay süreci işleyecek
Türkiye, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı 20 Ekim’de onaylanmak üzere TBMM’ye sundu. Anlaşma, önce ilgili Meclis komisyonunda ele alınacak, ardından Genel Kurulun onayına sunulacak. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi tek başına Türk askerî personelinin Suudi Arabistan’a gönderilmesi anlamına gelmeyecek.
Yurt dışına askerî personel gönderilmesi için TBMM’nin ayrıca yetki vermesi gerekecek. Hükümetin hazırladığı tezkerenin, anlaşmayı onaylayan kanunun ardından Meclis gündemine getirilmesi planlanıyor. Personel sayısı, görev süresi, konuşlanma noktaları ve görev kuralları henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.
Millî Savunma Bakanlığı daha önce, Suudi Arabistan’a sağlanabilecek desteğin TBMM onayı ve yurt dışı görevlendirme yetkisi tamamlandıktan sonra şekilleneceğini açıklamıştı. Bakanlık, yardımın türü ve kapsamının Suudi Arabistan’ın talebi, sahadaki güvenlik ihtiyacı ve taraflar arasındaki mutabakata göre belirleneceğini bildirmişti.
İlk destek hava savunması ve uzman personel olabilir
Gündemdeki askerî desteğin hava savunma sistemleri, elektronik harp teknolojileri, askerî teknik personel ve uzmanlardan oluşması öngörülüyor. Silah sistemleri, askerî ekipman ve istihbarat paylaşımı da değerlendirilen katkı başlıkları arasında yer alıyor.
Türk yetkililer, Suudi Arabistan’daki görevin savunma desteğiyle sınırlı kalacağını söylüyor. Açıklamalarda, Türk personelinin Yemen’de Husilere karşı saldırı operasyonlarına katılmayacağı özellikle belirtildi. Anlaşma kapsamında henüz başka bir ülkeye farklı nitelikte Türk kuvveti konuşlandırıldığına ilişkin doğrulanmış bilgi bulunmuyor.
Hava savunması ve elektronik harp desteği, füze ile insansız hava aracı saldırılarına karşı erken uyarı, tespit, takip ve önleme kabiliyetlerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Teknik ekiplerin eğitim, bakım, sistem entegrasyonu ve planlama alanlarında görev üstlenmesi de ihtimaller arasında bulunuyor.
Mekke Anlaşması ortak savunma taahhüdü içeriyor
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan birine yönelik silahlı saldırının üç ülkeye yönelmiş sayılması ilkesini içeriyor. Düzenleme, Birleşmiş Milletler Şartı’ndaki meşru müdafaa hakkına atıf yaparak tarafların dış saldırı durumunda birbirini askerî yöntemlerle savunmasına zemin hazırlıyor.
16 maddelik anlaşma, ortak savunmanın yanında eğitim programları, tatbikatlar, personel değişimi, savunma sanayisi işbirliği, ortak silah üretimi, teknoloji transferi ve istihbarat paylaşımı imkânı da tanıyor. Anlaşmadan ilk 10 yıl boyunca çekilinemeyeceği, ardından ayrılmak isteyen tarafın üç ay önceden bildirim yapması gerektiği belirtiliyor.
Anlaşmanın sekretaryasının Suudi Arabistan’da bulunması planlanıyor. Dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının yer alacağı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin yılda iki kez toplanması öngörülüyor. Pakistanlı emekli General Nauman Mahmud’un ilk genel sekreter olarak seçildiği bildirildi.
Husi saldırıları güvenlik gündemini hızlandırdı
Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları, üç ülke arasındaki savunma işbirliğinin hızlanmasında etkili oldu. Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na 10 ve 11 Ekim’de düzenlenen saldırılarda 14 kişi öldü, en az 320 kişi yaralandı. Türkiye, saldırıları kınadı ve Suudi Arabistan’la dayanışma mesajı verdi.
Türkiye ayrıca Kızıldeniz’de ticari gemilerin seyrüsefer güvenliğini korumayı amaçlayan Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona katılmayı kabul etti. Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki Babülmendep Boğazı, küresel ticaret ve enerji taşımacılığı için önem taşıyor. Deniz rotasındaki uzun süreli aksama, taşımacılık maliyetlerini ve tedarik zincirlerini etkileyebilir.
Türkiye ve Pakistan, savunma anlaşmasının İran ya da başka bir devlete karşı kurulmadığını savunuyor. Buna karşın, olası bir bölgesel saldırı halinde ortak savunma taahhüdünün hangi askerî düzenlemelerle uygulanacağı henüz açıklanmadı. TBMM’deki onay ve olası tezkere görüşmeleri, Türkiye’nin üstleneceği somut rolü netleştirecek.
Sıkça Sorulanlar
Türkiye, Suudi Arabistan’a askerî personel göndermek için hangi adımları atacak?
Türkiye’nin önce Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı TBMM’de onaylatması gerekiyor. Hükümet, anlaşmanın ardından Türk askerî personelinin Suudi Arabistan’a gönderilmesi için ayrıca TBMM’den tezkere yetkisi isteyecek.
Türk askerî personeli Suudi Arabistan’da hangi görevleri üstlenebilir?
Planlanan desteğin hava savunması, elektronik harp, teknik danışmanlık, eğitim ve savunma sistemlerine uzman desteğini kapsaması bekleniyor. Personel sayısı, görev yerleri ve görev süresi henüz açıklanmadı.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması nedir?
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın ağustos 2026’da imzaladığı karşılıklı savunma düzenlemesidir. Anlaşma, üyelerden birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yönelmiş sayılması ilkesini içeriyor.
Türkiye’nin Suudi Arabistan’daki askerî desteği saldırı operasyonlarını kapsayacak mı?
Türk yetkililer, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın savunma amaçlı olduğunu açıkladı. Açıklamalara göre Türk Silahlı Kuvvetleri personeli, başka bir ülke topraklarında saldırı yürütmek için görevlendirilmeyecek.
