Fed’in ekim kararı öncesi piyasa beklentisi
Federal Rezervin 27-28 Ekim toplantısında politika faizini yüzde 3,75-4,00 aralığında tutması bekleniyor. Finansal piyasalardaki vadeli işlem fiyatlamaları, ekim ayında faiz artışı olasılığının sınırlı kaldığına işaret ediyor. Fed, 16 Eylül’de üç yılı aşkın aradan sonra politika faizini 25 baz puan yükseltmişti.
Karar, 28 Ekim Çarşamba günü ABD doğu saatiyle 14.00’te açıklanacak. Yatırımcılar, karar metnindeki enflasyon ve finansal koşullar değerlendirmesinin yanı sıra Fed Başkanı Kevin Warsh’ın basın toplantısında aralık ayına ilişkin vereceği sinyalleri izleyecek.
Ekim ayında faiz değişikliği olmaması, enflasyonla mücadeleden vazgeçildiği anlamına gelmiyor. Fed yönetimi, eylül ayındaki faiz artışının hane halkı, şirketler ve finans piyasaları üzerindeki etkilerini ölçmek için ek süre kazanmak isteyebilir.
Enflasyon ve büyüme verileri faiz baskısını artırıyor
ABD’de eylül ayı tüketici ve üretici fiyat verileri beklentilerin üzerinde geldi. Tüketici enflasyonu yıllık yüzde 3,7’ye yükselirken, üretici fiyatları yıllık yüzde 6,3 arttı. Enerji ve akaryakıt maliyetlerindeki artış fiyat baskısında belirleyici olurken, kira, uçak bileti ve bilgisayar gibi kalemlerdeki daha geniş tabanlı yükseliş de para politikasındaki sıkılaşma ihtiyacını canlı tuttu.
Ekonomistler, Fed’in tercih ettiği kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin eylül ayında yıllık yüzde 3,6’ya çıkmasını bekliyor. Söz konusu tahmin gerçekleşirse, gösterge ağustostaki yüzde 3,4 seviyesinin üzerine çıkacak ve enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüşünün yavaşladığını gösterecek.
Ekonomik büyüme ve tüketim harcamaları da faiz artışı savını destekliyor. Yapay zekâ talebinin beslediği şirket yatırımları ile tüketici harcamalarının ekonomik faaliyeti güçlü tutması bekleniyor. İşsizlik oranı eylülde yüzde 4,2 seviyesinde kalırken, işsizlik maaşı başvuruları da düşük seyrediyor.
Buna karşılık ücret artışının son altı ayda enflasyonun altında kalması, iş gücü piyasasının fiyatları daha fazla hızlandırmadığına yönelik bir işaret olarak değerlendiriliyor. İşe alımların yavaşlaması ve reel satın alma gücündeki aşınma da Fed’in temkinli davranmasında etkili olabilir.
Tahvil getirileri ve seçim takvimi kararı etkiliyor
Eylül toplantısından sonra ABD’nin 10 yıllık tahvil faizlerinin uzun yılların en yüksek düzeylerine yaklaşması, finansal koşulları sıkılaştırdı. Yüksek tahvil getirileri, konut kredisi, şirket finansmanı ve diğer uzun vadeli borçlanma maliyetlerini yukarı çekiyor. Fed, piyasanın yarattığı ek sıkılaşmanın politika faizinde hemen yeni bir artış ihtiyacını azaltabileceğini değerlendirebilir.
Hisse senetlerinde yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliğine ilişkin kaygılarla yaşanan satışlar da tahvil getirilerinin son günlerde gerilemesine katkı verdi. Tahvil piyasası ve hisse senetlerindeki oynaklık, para politikası kararının ardından Fed’in finansal koşullara ilişkin dilini daha önemli hâle getiriyor.
3 Kasım’da yapılacak ara seçimler, ekim toplantısını siyasi açıdan hassaslaştırıyor. Fed’in yasal görevi fiyat istikrarı ve azami istihdamı sağlamak olsa da seçimden kısa süre önce alınacak faiz kararı kamuoyunda farklı yorumlara neden olabilir. Fed yönetiminin, faiz kararının siyasi takvimden değil enflasyon, istihdam ve büyüme verilerinden kaynaklandığını vurgulaması bekleniyor.
Aralık toplantısı için faiz artışı olasılığı sürüyor
Piyasa katılımcılarının önemli bölümü, ekimdeki olası beklemenin ardından 8-9 Aralık toplantısında 25 baz puanlık faiz artışı ihtimalini fiyatlıyor. Bazı ekonomistler, petrol fiyatlarını yukarı taşıyan Orta Doğu’daki çatışmaların enflasyonu yüksek tutması hâlinde Fed’in aralıkta yeniden harekete geçeceğini öngörüyor.
Fed içindeki görüş ayrılıkları kararın oy dağılımına da yansıyabilir. Bazı üyeler, enflasyon riskine karşı daha hızlı ve küçük adımlarla faiz artırılmasını savunuyor. Daha ihtiyatlı üyeler ise eylüldeki artışın etkisini görmek ve yüksek piyasa faizlerinin ekonomide yaratabileceği kırılganlıkları izlemek istiyor.
Fed’in hedef aralığından ayrı izlenen efektif federal fon oranı 22 ve 23 Ekim’de yüzde 3,88 oldu. Bankaların birbirine gecelik rezerv borç verirken uyguladığı ortalama faizi gösteren yüzde 3,88’lik oran, yeni bir politika kararı anlamına gelmiyor; mevcut yüzde 3,75-4,00 hedef aralığı içinde piyasa işlemleriyle oluşuyor.
Ekim kararından sonra enflasyon, istihdam ve büyüme verileri aralık toplantısının yönünü belirleyecek. Fed’in faizleri sabit tutması hâlinde dahi, Kevin Warsh’ın enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmesi piyasaların yeni faiz artışının zamanı ve kapsamına dair beklentilerini değiştirebilir.
Sıkça Sorulanlar
Federal Rezerv ekim toplantısında faiz oranını değiştirecek mi?
Federal Rezervin 27-28 Ekim 2026 toplantısında politika faizini yüzde 3,75-4,00 hedef aralığında sabit tutması bekleniyor. Nihai karar 28 Ekim Çarşamba günü açıklanacak.
Fed neden ekimde faiz artışı yapmayabilir?
Yüksek uzun vadeli tahvil getirileri finansal koşulları zaten sıkılaştırıyor. Federal Rezerv ayrıca eylül ayındaki 25 baz puanlık faiz artışının ekonomi, tüketiciler ve finans piyasaları üzerindeki etkisini değerlendirmek isteyebilir.
ABD enflasyonu Fed’in faiz kararını nasıl etkiliyor?
Eylül ayında tüketici enflasyonu yıllık yüzde 3,7'ye, üretici fiyatları ise yıllık yüzde 6,3'e yükseldi. Enflasyondaki hızlanma, Federal Rezervin aralık ayında ek faiz artışına gitme ihtimalini canlı tutuyor.
Efektif federal fon oranının yüzde 3,88 olması ne anlama geliyor?
Yüzde 3,88'lik efektif federal fon oranı, bankaların gecelik rezerv borçlanmalarında fiilen ödediği ortalama faizi gösterir. Oranın iki gün değişmemesi, Federal Rezervin yeni bir politika kararı aldığı anlamına gelmez; oran mevcut hedef aralığı içinde oluşur.
