Tiran’daki protestolar altıncı gününde sürdü
Arnavutluk’ta öğrencilerin öncülüğündeki hükümet karşıtı gösteriler, 18 Ekim itibarıyla altıncı gününde başkent Tiran ve başka kentlerde devam etti. Eylemciler, Başbakan Edi Rama’nın istifasını, eğitim koşullarının iyileştirilmesini, gençler için istihdam olanaklarının artırılmasını ve yolsuzluk iddialarının soruşturulmasını istedi.
Tiran’da Eğitim Bakanlığı çevresinde toplanan kalabalığa polis göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale etti. Gerginlik sırasında göstericiler kent merkezine ilerledi; iktidardaki Sosyalist Parti binası ile bazı kamu kurumları ve özel işletmeler hedef alındı. Altyapı Bakanlığı binasında molotofkokteyli atılması sonucu yangın çıktı.
Çatışmalar yalnızca Tiran’la sınırlı kalmadı. Dıraç, İşkodra, Leş, Avlonya, Görice, Elbasan ve Ergiri’de de eylemler düzenlendi. Bazı yerlerde iş yerleri ve binaların camları kırıldı, çöp konteynerleri ateşe verildi.
Eğitim masrafları ve yolsuzluk iddiaları öne çıktı
Son günlerdeki protestolar, yüksek öğrenim ücretleri, kitap masrafları ve hayat pahalılığı için hükümetten çözüm isteyen öğrenci hareketiyle genişledi. Lise öğrencilerinin de katıldığı eylemlerde gençler, eğitim imkânlarının yetersiz kaldığını ve ülkede gelecek kurmanın zorlaştığını savundu.
Eylemcilerin talepleri, yalnızca eğitim başlığıyla sınırlı değil. Kamu ihaleleri, büyük yatırım projeleri ve üst düzey görevlilere ilişkin yolsuzluk iddiaları, protestolardaki ana itirazlar arasında bulunuyor. Göstericiler, ekonomik fırsatların dar bir çevrede toplandığını ve siyasi sorumluluk mekanizmalarının işletilmediğini söylüyor.
Yaz aylarından beri düzenlenen büyük ölçüde barışçıl eylemlerde pembe flamingo figürü kullanıldı. Flamingo sembolü, güney kıyılarındaki sulak alanları ve doğal yaşamı etkileyebileceği öne sürülen lüks turizm projelerine karşı tepkinin işareti hâline geldi.
Kıyı yatırımları protestoların arka planında yer aldı
Tepkilerin başlangıcında, Avlonya yakınlarındaki kıyı alanları ile koruma bölgelerinde planlanan turizm ve konut yatırımları bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı yatırım girişimleri, arazi satışlarının şeffaflığı ve çevresel etkileri nedeniyle tartışma yarattı.
Hükümet, yatırımların turizm gelirini ve ekonomik büyümeyi destekleyeceğini savunuyor. Çevre grupları ve yerel halk ise sulak alanlar ile flamingoların yaşam alanlarının yapılaşma baskısı altında kalabileceğini belirtiyor.
Aylar boyunca devam eden Flamingo hareketi, zamanla çevre koruma talebini yolsuzluk, ekonomik eşitsizlik ve hükümet politikalarına yönelik daha geniş eleştirilerle birleştirdi. Göstericiler, hareketin herhangi bir siyasi partiye bağlı olmadığını bildiriyor.
Rama istifayı reddetti, muhalefet çağrıyı yineledi
2013’ten beri başbakanlık yapan Edi Rama, geçen yıl kazandığı seçimlerin hükümete yetki verdiğini belirterek istifa çağrılarını reddetti. Edi Rama, barışçıl protesto hakkını tanıdığını ancak kamu binalarına, iş yerlerine ve polise yönelik saldırılara izin vermeyeceğini söyledi.
Edi Rama, şiddet olaylarından muhalif çevreleri ve dış müdahaleyi sorumlu tuttu. Başbakan, patlayıcı yüklü bir insansız hava aracının iki gün önce başbakanlık binasına yönelik saldırı girişiminde etkisiz hâle getirildiğini de öne sürdü. Ana muhalefet lideri Sali Berisha, insansız hava aracı iddiasını reddetti ve Edi Rama’nın istifasını istedi.
Polis yönetimi, olaylar boyunca 167 kişinin gözaltına alındığını, 388 kişi hakkında cezai işlem başlatıldığını ve 132 polis memurunun yaralandığını bildirdi. Polis müdahalesinde yetkisini aştığı veya orantılı davranmadığı iddiasıyla yedi polis memurunun görevden uzaklaştırıldığı açıklandı. Bazı haberlerde plastik mermi kullanıldığına dair bulgular yer alırken, polis kullanılan araçların sınırlı olduğunu savundu.
Avrupa Komisyonu taraflara diyalog çağrısı yaptı
Avrupa Komisyonu, Tiran ve diğer kentlerdeki şiddeti kınadı. Komisyon, güvenlik güçlerinin müdahalesinin hukuka uygun ve orantılı olması gerektiğini, toplanma ve ifade özgürlüğünün ise barışçıl biçimde kullanılmasının korunması gerektiğini vurguladı.
Arnavutluk, Karadağ ile birlikte Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinde Batı Balkanlar’ın ileri aşamadaki adayları arasında yer alıyor. Edi Rama, protestoların ülkenin Avrupa Birliği hedefini engellemeyi amaçladığını ileri sürdü. Eylemciler ise hükümetin somut taleplere yanıt vermemesi hâlinde protestoları sürdürme mesajı verdi.
Sıkça Sorulanlar
Arnavutluk’taki protestolar neden başladı?
Arnavutluk’taki protestolar eğitim ücretleri, kitap masrafları, geçim ve istihdam sorunlarıyla büyüdü. Yolsuzluk iddiaları ile kıyı bölgelerindeki lüks turizm yatırımlarının çevresel ve ekonomik etkileri de eylemlerin temel başlıkları arasında yer alıyor.
Arnavutluk’taki protestolar hangi kentlere yayıldı?
Protestolar başkent Tiran’ın yanı sıra Dıraç, İşkodra, Leş, Avlonya, Görice, Elbasan ve Ergiri’de düzenlendi. En yoğun çatışmalar Tiran’daki Eğitim Bakanlığı çevresi ve kent merkezinde yaşandı.
Edi Rama protestolara ilişkin ne söyledi?
Başbakan Edi Rama istifa çağrılarını reddetti ve şiddet olaylarına izin vermeyeceğini açıkladı. Edi Rama ayrıca dış müdahale iddiasını gündeme getirdi ve başbakanlık binasına yönelik insansız hava aracı saldırısının engellendiğini öne sürdü.
Protestolarda kaç kişi gözaltına alındı?
Polis yönetiminin açıklamasına göre olaylar boyunca 167 kişi gözaltına alındı ve 388 kişi hakkında cezai işlem başlatıldı. Aynı açıklamada 132 polis memurunun yaralandığı bildirildi.
Avrupa Komisyonu Arnavutluk’taki olaylar için ne çağrı yaptı?
Avrupa Komisyonu şiddeti kınadı, güvenlik güçlerinin hukuka uygun ve orantılı davranması gerektiğini bildirdi. Komisyon ayrıca barışçıl toplanma özgürlüğünün korunmasını ve tarafların diyalog kurmasını istedi.
