Yüksek Mahkeme göçmen gözaltısı davasını ele alacak
ABD Yüksek Mahkemesi, Donald Trump yönetiminin sınır dışı edilme riski bulunan bazı göçmenleri kefalet duruşması yapılmadan gözaltında tutma politikasını incelemeyi kabul etti. Dava, ülkeye yıllar önce girmiş ve sınırdan uzakta yakalanmış kişilerin, sınır dışı davaları sonuçlanıncaya kadar serbest bırakılma talep etme hakkı bulunup bulunmadığını belirleyecek.
Yüksek Mahkemenin kararı, federal göçmenlik denetiminin kapsamı bakımından önemli sonuçlar doğurabilir. Yönetim, uygulamanın düzensiz giriş yaptığı değerlendirilen kişiler için zorunlu olduğunu savunuyor. Göçmen hakları savunucuları ise uzun süreli gözaltının kişiye özel bir değerlendirme ve hâkim önünde dinlenme imkânı olmadan sürdürülemeyeceğini öne sürüyor.
Dava, 5 Ekim’de başlayacak 2026-2027 Yüksek Mahkeme döneminde ele alınacak. Sözlü duruşmanın dönem içinde yapılması, nihai kararın ise Haziran 2027 sonuna kadar açıklanması bekleniyor.
1996 yasasının kapsamı tartışmanın merkezinde
Uyuşmazlığın odağında, 1996 tarihli federal göçmenlik yasasındaki zorunlu gözaltı hükmü bulunuyor. Trump yönetimi, hükmün ABD’ye hukuka aykırı girdiği değerlendirilen tüm kişileri kapsadığını; kişinin ülkede ne kadar süredir yaşadığının sonucu değiştirmediğini savunuyor.
Yönetimin yorumuna göre göçmenlik görevlileri, sınır dışı işlemleri devam eden kişileri kefalet duruşması olmadan gözaltında tutabilir. Sınır dışı davaları aylar, bazı durumlarda yıllar sürebildiği için uygulama geniş bir gözaltı yetkisi yaratıyor. Göçmenlik makamları, insani gerekçeler veya kamu yararı hâllerinde şartlı serbest bırakma yetkisini koruyor.
Politikaya karşı çıkanlar ise zorunlu gözaltı hükmünün ağırlıklı olarak sınırda ya da sınır geçişinden kısa süre sonra yakalanan kişiler için düzenlendiğini söylüyor. Karşı taraf, yıllardır ABD’de yaşayan kişilerin otomatik biçimde gözaltına alınmasının yasa metnini aşan yeni bir yorum olduğunu belirtiyor.
Alt mahkeme kararları farklı sonuçlara ulaştı
Federal temyiz mahkemelerinin çoğu, yönetimin geniş yorumunu kabul etmedi. Dokuz temyiz mahkemesi, bazı göçmenlere kefalet duruşması tanınması gerektiği yönünde karar verdi. Bu mahkemeler, zorunlu gözaltı yetkisinin ülke içindeki herkese sınırsız biçimde uygulanamayacağı sonucuna ulaştı.
Beşinci ve Sekizinci Daire temyiz mahkemeleri ise Trump yönetiminin görüşünü destekledi. Söz konusu kararlar, federal hukukun zorunlu gözaltıya izin verdiği değerlendirmesine dayanıyor. Daireler arasındaki ayrılık, aynı hukuki statüdeki kişilerin yaşadıkları bölgeye göre farklı muamele görmesine neden oldu.
Uyuşmazlık yüzünden ülke genelinde binlerce dava açıldı. Çok sayıda federal yargıç, gözaltına alınan kişilerin kefalet duruşması talebini kabul etti. Yüksek Mahkemenin vereceği karar, bekleyen davalarda uygulanacak ortak hukuki ölçüyü belirleyecek.
Barbosa da Cunha dosyası nasıl gelişti?
Mahkemenin inceleyeceği başvurulardan biri, Brezilya vatandaşı Ricardo Aparecido Barbosa da Cunha’nın davasına dayanıyor. Barbosa da Cunha, 2000’lerin ortasında ABD’ye girdi; 2016’da iltica başvurusu yaptı ve çalışma izni aldı. Mahkeme kayıtlarına göre Barbosa da Cunha’nın sabıka kaydı bulunmuyor.
Göçmenlik görevlileri, Barbosa da Cunha’yı Eylül 2025’te Massachusetts’teki trafik çevirmesinin ardından gözaltına aldı ve sınır dışı işlemi başlattı. Göçmenlik hâkimi, zorunlu gözaltı hükmünü gerekçe göstererek kefalet duruşması talebini reddetti.
Federal bölge mahkemesi, Barbosa da Cunha’nın talebini haklı buldu ve hükümete 10 gün içinde kefalet duruşması düzenleme emri verdi. Barbosa da Cunha, Ekim 2025 sonunda kefaletle serbest kaldı. İkinci Daire Temyiz Mahkemesi de alt mahkeme kararını onayınca yönetim dosyayı Yüksek Mahkemeye taşıdı.
Kararın göçmenlik uygulamalarına etkisi ne olabilir?
Yüksek Mahkeme yönetimin yorumunu kabul ederse, ICE ülke içinde uzun süredir yaşayan daha fazla göçmeni kefalet seçeneği olmadan gözaltında tutabilecek. Yönetim, aynı uygulamanın sınırı geçtikten sonra gözaltından kaçınan kişilerle sınırda yakalananlar arasındaki farkı ortadan kaldıracağını savunuyor.
Mahkeme, İkinci Dairenin yaklaşımını benimserse, ülke içinde yakalanan belirli göçmenler bireysel kefalet duruşması isteyebilecek. Böyle bir duruşmada göçmenlik hâkimi, kişinin kaçma riski taşıyıp taşımadığını ve kamu güvenliği bakımından risk oluşturup oluşturmadığını değerlendirecek.
Karar, yalnızca Barbosa da Cunha’nın hukuki durumunu değil, zorunlu gözaltı altında bulunan veya aynı gerekçeyle dava açan binlerce kişinin başvurusunu da etkileyecek. Yüksek Mahkeme ayrıca, göçmenlik hukukunda yürütmenin gözaltı yetkisinin sınırlarını daha açık biçimde tanımlamış olacak.
Sıkça Sorulanlar
ABD Yüksek Mahkemesi hangi göçmenlik politikasını inceleyecek?
ABD Yüksek Mahkemesi, Trump yönetiminin bazı göçmenleri sınır dışı işlemleri boyunca kefalet duruşması olmadan zorunlu gözaltında tutma politikasının hukuka uygunluğunu inceleyecek.
Dava hangi göçmenleri kapsıyor?
Dava, özellikle ülke içinde yakalanan, ABD'de yıllardır yaşıyor olabilen ve düzensiz giriş yaptığı değerlendirilen göçmenlerin kefalet duruşması hakkıyla ilgili. Belirli suçlardan hüküm giymiş kişiler için geçerli ayrı gözaltı hükümleri, ana uyuşmazlığın dışında bulunuyor.
Ricardo Aparecido Barbosa da Cunha'nın davasında ne oldu?
Brezilya vatandaşı Ricardo Aparecido Barbosa da Cunha, Eylül 2025'te Massachusetts'te gözaltına alındı. Federal mahkeme kefalet duruşması yapılmasına karar verdi, İkinci Daire Temyiz Mahkemesi de kararı onadı; Trump yönetimi dosyayı Yüksek Mahkemeye götürdü.
Federal temyiz mahkemeleri neden farklı karar verdi?
Dokuz federal temyiz mahkemesi, 1996 tarihli zorunlu gözaltı hükmünün ülke içinde yaşayan herkese geniş biçimde uygulanamayacağı görüşünü benimsedi. Beşinci ve Sekizinci Daireler ise hükmün yönetimin savunduğu zorunlu gözaltı uygulamasına izin verdiğine karar verdi.
Yüksek Mahkeme kararı ne zaman bekleniyor?
Davanın 5 Ekim 2026'da başlayan 2026-2027 Yüksek Mahkeme döneminde görülmesi planlanıyor. Kararın Haziran 2027 sonuna kadar açıklanması bekleniyor.
