Azerbaycan’da devlet okullarının kıyafet kurallarına ilişkin düzenlemeler, başörtülü bazı öğrenci ve öğretmenlerin derslere alınmadığı iddialarıyla yeniden tartışılıyor. Tartışmaya Türkiye’den gelen eleştirilerin ardından iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi, AK Parti temsilcilerini Azerbaycan’ın anayasal düzeni ve iç işlerine saygı göstermeye çağırdı.
Parti yönetimi, Türkiye’deki bazı siyasetçilerin açıklamalarını Azerbaycan’ı hedef alan dezenformasyon kampanyasının parçası olarak değerlendirdi. Açıklamada, Azerbaycan’ın laik devlet yapısının ve eğitim politikasının siyasi tartışmalara konu edilmesinin kabul edilemeyeceği savunuldu.
Yeni düzenleme okul kıyafetlerini nasıl tanımlıyor?
Tartışmanın hukuki dayanağını, Temmuz 2026’da Genel Eğitim Kanunu’nda yapılan değişiklikler ile Bakanlar Kurulunun öğrenci ve öğretmen kıyafetlerine ilişkin kararları oluşturuyor. Kanun değişikliği, genel eğitimin temel ilkeleri arasında millilik ve laiklik vurgusunu güçlendirdi.
Bakanlar Kurulunun 21 Eylül tarihli öğrenci düzenlemesi, okul üniformasının bütünlüğünü bozan ve eğitimin laiklik ilkesiyle bağdaşmayan ek kıyafet unsurlarına izin vermiyor. Öğretmenler için 6 Ekim’de kabul edilen karar da kıyafetlerin laiklik ilkesine uygun olmasını şart koşuyor.
Karar metinlerinde başörtüsü adına yer verilmiyor. Metinler, başörtülü öğrencilerin derslerden çıkarılmasına veya okula alınmamasına dair açık bir yaptırım da içermiyor. Düzenlemelerin nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntıların sınırlı kalması, farklı okul yönetimlerinin farklı tutumlar almasına zemin hazırladı.
Uygulama bazı okullarda fiilî yasağa dönüştü
Sosyal medyada yayılan görüntülerde, başörtülü bazı öğrencilerin okul kapılarından geri çevrildiği, bazı öğrencilerin ise arkadaşlarıyla dayanışmak için derslere katılmadığı görüldü. Veliler ve öğrenciler, uygulamanın eğitim hakkını sınırladığını savunuyor.
Kıyafet kuralını destekleyen kesimler ise devlet okullarının dinî bakımdan tarafsız kalması gerektiğini, öğrencilerin okul üniformasına uymasının zorunlu olduğunu söylüyor. Başörtüsü takma kararının çocukluk döneminde değil, yetişkinlikte kişinin kendi tercihiyle verilmesi gerektiği görüşü de tartışmada öne çıkıyor.
Düzenlemeyi eleştirenler, laikliğin kişilerin dinî inançlarını ifade etmesini engellememesi gerektiğini belirtiyor. Eleştirilerde, öğrencilerin kıyafet gerekçesiyle eğitimden uzaklaştırılmasının Azerbaycan Anayasası’nın güvence altına aldığı eğitim hakkı ile vicdan ve din özgürlüğü bakımından sorun yaratabileceği vurgulanıyor.
Azerbaycan İçişleri Bakanlığı, kıyafet kurallarının uygulanması sırasında yaşanan olaylarla bağlantılı olarak 12 Ekim’de 37 kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Sosyal medyada gözaltı sayısının daha yüksek olduğuna ilişkin iddialar da dolaşıma girdi ancak iddialar resmî makamlarca doğrulanmadı. Bazı sosyal medya platformlarına erişimin kısıtlandığına dair paylaşımlar için de resmî bir açıklama yapılmadı.
Türkiye’deki açıklamalara parti düzeyinde yanıt
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesini kabul edilemez bulduğunu açıkladı. AK Parti Bursa Milletvekili Müfit Aydın da uygulamanın sona erdirilmesi çağrısı yaptı. Türkiye’deki çeşitli siyasi isimler, sivil toplum kuruluşları ve sosyal medya kullanıcıları tartışmaya tepki gösterdi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye ile Azerbaycan arasında siyasi gerilim oluşmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Çelik, Azerbaycan’ı hedef alan bazı grupların AK Parti veya hükümetle bağlantısı bulunmadığını da belirtti.
Yeni Azerbaycan Partisi ise 13 Ekim’deki açıklamasında, Türkiye’deki iktidar çevrelerinin konunun hukuki temelini ve Azerbaycan’ın anayasal düzenini dikkate almadan açıklama yaptığını savundu. Parti, iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkisinin bir devletin diğerinin iç işlerine müdahalesine gerekçe olamayacağını bildirdi.
Anayasal ilkeler ve eğitim hakkı tartışması
Azerbaycan Anayasası, devlet eğitim sisteminin laik niteliğini düzenliyor; eğitim hakkını, vicdan ve din özgürlüğünü de güvence altına alıyor. Başörtüsü tartışmasının merkezinde, laiklik ilkesinin okul kıyafetlerine ne ölçüde yansıtılacağı ve uygulamanın öğrencilerin eğitime erişimini etkileyip etkilemediği soruları bulunuyor.
Yetkililere yakın çevrelerde, kıyafet tartışmasının dış etkiler ve özellikle İran kaynaklı dinî-siyasi faaliyetlerle bağlantılı olabileceği görüşü dile getiriliyor. Eleştirmenler ise güvenlik veya laiklik gerekçelerinin öğrencilerin eğitim hakkını sınırlamaya dayanak olmaması gerektiğini savunuyor.
2010’dan beri süren kıyafet tartışmaları
Azerbaycan’da okul üniforması ile başörtüsü tartışması ilk kez 2026’da ortaya çıkmadı. Benzer kısıtlamalar 2010’da protestolara neden olmuş, 2011 ve 2012’de yapılan gösterilerde de gözaltılar yaşanmıştı.
Son gelişmeler, düzenlemelerin metni ile okul kapılarındaki uygulama arasındaki farkın netleştirilmesi ihtiyacını yeniden gündeme getirdi. Öğrencilerin eğitimden dışlanmadan üniforma kurallarına uyum sağlamasına yönelik açık uygulama ölçütleri, tartışmanın seyrini belirleyecek başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Sıkça Sorulanlar
Azerbaycan'daki okul kıyafeti düzenlemesi neyi kapsıyor?
21 Eylül 2026 tarihli düzenleme, devlet okullarında okul üniformasının bütünlüğünü bozan ve laiklik ilkesiyle bağdaşmayan ek kıyafet unsurlarını yasaklıyor. Öğretmen kıyafetleri için kabul edilen 6 Ekim tarihli karar da laiklik ilkesine uygunluk şartı getiriyor.
Azerbaycan'da başörtüsü açıkça yasaklandı mı?
Düzenleme metinlerinde başörtüsü adıyla yazılmış açık bir yasak bulunmuyor. Ancak bazı okul yönetimlerinin kuralları başörtülü öğrenci ve öğretmenleri okula almama yönünde uyguladığına dair görüntüler ve haberler yayıldı.
Azerbaycan'daki olaylarda kaç kişi gözaltına alındı?
Azerbaycan İçişleri Bakanlığı, 12 Ekim 2026'da kıyafet kurallarının uygulanması sırasında yaşanan olaylarla bağlantılı 37 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Sosyal medyadaki daha yüksek sayı iddiaları resmî olarak doğrulanmadı.
Yeni Azerbaycan Partisi Türkiye'deki eleştirilere nasıl yanıt verdi?
Yeni Azerbaycan Partisi, Türkiye'deki bazı AK Parti temsilcilerinin açıklamalarını Azerbaycan'ın anayasal düzenini ve din-vicdan özgürlüğünün hukuki çerçevesini dikkate almayan müdahaleler olarak niteledi. Parti, Azerbaycan'ın laik eğitim politikasının siyasi manipülasyona konu edilmemesi gerektiğini bildirdi.
