Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında ev hapsi kararı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürüttüğü fon soruşturmasında Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında verilen adli kontrol tedbiri değiştirildi. İlk aşamada yurt dışına çıkış yasağı ile belirli günlerde imza verme yükümlülüğü altında serbest bırakılan iki gazeteci hakkında, başsavcılığın itirazı üzerine ev hapsi uygulanmasına karar verildi.
İfadelerinin ardından nöbetçi 3. Sulh Ceza Hâkimliği Ağırel ve Saymaz’ı adli kontrolle serbest bırakmıştı. İtirazı inceleyen 4. Sulh Ceza Hâkimliği, iki gazeteci yönünden adli kontrol tedbirini ev hapsi olarak değiştirdi.
Savcılık, işlemleri soruşturma hakkında basın-yayın organları ile sosyal medya platformlarında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yapıldığı iddiasıyla ilişkilendiriyor. İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç, 8 Ekim 2026 akşamı şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmıştı.
Mustafa Balcı, sosyal medya hesabından gözaltına alındığını duyurdu. Şaban Sevinç’in de gözaltına alındığı bildirildi. İki gazeteciye yöneltilen somut isnatlar ile hangi paylaşım veya yayınların inceleme konusu olduğu konusunda ayrıntılı resmî açıklama paylaşılmadı.
Tutuklama ve ev hapsi kararları, şüpheliler hakkında hükmün kesinleştiği anlamına gelmiyor. Şüpheliler, soruşturma ve olası yargılama aşamalarında iddialara karşı savunma yapma ve kararlara itiraz etme hakkına sahip bulunuyor.
Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürüttüğü fon soruşturmasında gözaltına alınan gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı. Sevinç ve Balcı, emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi; savcılık ifadelerinden sonra tutuklama talebiyle gönderildikleri sulh ceza hâkimliği iki gazeteci hakkında tutuklama kararı verdi.
Gazeteciler Murat Ağırel ile İsmail Saymaz da şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye geldi. Hâkimlik, Ağırel ve Saymaz’ın yurt dışına çıkış yasağı ile belirli günlerde imza verme yükümlülüğü içeren adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılmasına karar verdi.
Şaban Sevinç suçlamayı kabul etmedi
Şaban Sevinç, emniyetteki ifadesinde fon soruşturmasıyla ilgili haber ve yorumlarını kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yaptığını savundu. Yaklaşık 39 yıldır gazetecilik yaptığını söyleyen Sevinç, yayınlarında kimseyi suçlamamaya özen gösterdiğini öne sürdü.
Sevinç, bazı bakanlar ve siyasetçiler hakkındaki iddialara yayınlarında yer verdiğini, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yalanlamalarını da paylaştığını söyledi. Ömer Çelik hakkındaki değerlendirmelerini de iddia olarak sunduğunu belirten Sevinç, herhangi bir kişi veya kurumu suçlama kastı bulunmadığını savundu.
Şaban Sevinç, ifadesinde, “Tamamen kamu yararı amacıyla gazetecilik faaliyeti çerçevesinde haber yaptım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum” dedi. Paylaşımlarının korku, panik veya endişe yaratmadığını; topluma bilgi verdiğini ileri sürdü.
İddianın odağında basın ve sosyal medya açıklamaları
Başsavcılık, Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla işlem yürüttü. Soruşturma, sermaye piyasası işlemlerine ilişkin dosya hakkında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte olduğu öne sürülen açıklama ve paylaşımları kapsıyor.
Mustafa Balcı’nın, Ömer Çelik ile soruşturmada adı geçen Osman Arıkan Nacar’ın Bodrum’da aynı konserde bulunduğunu öne süren bir fotoğrafı sosyal medya hesabında paylaştığı bildirildi. Özgür Özel, Ankara Garı saldırısının yıl dönümü anmasının ardından yaptığı açıklamada gazeteciler hakkında uygulanan işlemleri eleştirdi ve fotoğrafın gerçek olduğunu savundu. Soruşturma makamları, incelemeye konu paylaşımların tamamına ilişkin ayrıntılı resmî açıklama yapmadı.
Başsavcılık duyurularında, İsmail Saymaz, Murat Ağırel, Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı’nın hangi somut açıklamalarının incelemeye konu olduğu ayrıntılı biçimde açıklanmadı. İnceleme konusu yayınların içerikleri ile soruşturma dosyasındaki delillere ilişkin ek bilgi kamuoyuyla paylaşılmadı.
Başsavcılık daha önce, soruşturmanın içeriği hakkında bazı sosyal medya platformları ve dijital mecralarda gerçeği yansıtmayan iddiaların paylaşıldığını duyurmuştu. Açıklamada, gerçeğe aykırı bilgilerin alenen yayılmasının Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesindeki halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu kapsamında değerlendirilebileceği belirtilmişti.
Fon dosyası sermaye piyasası işlemlerini kapsıyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturması, sermaye piyasasında gerçekleştirildiği öne sürülen işlemlerle ilgili mali incelemeleri kapsıyor. Dosyada daha önce çok sayıda kişi hakkında gözaltı, ifade alma, tutuklama, mal varlığı tedbiri ve mali kayıt incelemesi gibi işlemler kamuoyuna yansımıştı.
Soruşturmanın önceki aşamalarında yatırım fonları, şirket payları, para hareketleri ve yatırımcı kayıtlarıyla ilgili incelemeler yapıldığı bildirilmişti. Savcılık, farklı kişi ve kurumlarla ilgili işlemleri dosyanın kapsamına, mali kayıtlar ile elde edilen bulgulara göre ayrı ayrı değerlendiriyor.
Gazeteciler hakkında verilen ifade alma talimatı, fon işlemlerine ilişkin mali incelemeden farklı olarak soruşturma hakkında yapılan yayın ve paylaşımları konu alıyor. İki inceleme alanı aynı soruşturma başlığı altında anılsa da gazetecilere yöneltilen iddia, sermaye piyasası işlemlerine doğrudan katılım değil, açıklamaların niteliğiyle ilgili bulunuyor.
Mahinur Özdemir Göktaş suç duyurusu yaptığını açıkladı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, fon tartışmaları kapsamında kendisi ve ailesi hakkında ortaya atılan iddiaların asılsız olduğunu açıkladı. Göktaş, Ümit Özlale, Cemal Enginyurt ve Ali Mahir Başarır hakkında suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi.
Göktaş, söz konusu iddiaları yayımlayan veya sosyal medyada yayan basın kuruluşları hakkında da hukuki yollara başvuracağını söyledi. Bakanlık açıklaması, gazeteciler hakkında İstanbul’da yürütülen soruşturmanın hukuki kapsamına ilişkin ek ayrıntı içermedi.
Ticaret Bakanlığı da fon soruşturmasıyla bağlantılı açıklamalar ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle İsmail Saymaz ile Murat Ağırel hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ayrıca suç duyurusunda bulunmuştu. İstanbul’daki ifade talimatı ile Ankara’ya yapılan suç duyurusunun aynı hukuki dosya olup olmadığı açıklanmadı.
Tutuklama ve ev hapsi kararlarının hukuki anlamı
Tutuklama, soruşturma aşamasında mahkemenin verdiği koruma tedbiridir; kesinleşmiş mahkûmiyet kararı anlamına gelmez. Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı, tutukluluk kararına karşı itiraz edebilir; savcılık ise dosyadaki bilgi ve belgeleri incelemeyi sürdürecek.
Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkındaki ev hapsi, adli kontrol tedbirleri kapsamında verilen bir karardır. İki gazetecinin soruşturma kapsamındaki ifade ve savunma hakları devam ediyor.
Savcılık, ifadeler ile dosyadaki diğer verileri değerlendirdikten sonra kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir, ek soruşturma yürütebilir veya yeterli şüphe görmesi hâlinde iddianame hazırlayabilir. Soruşturmanın gazetecilere ilişkin bölümü, tutukluluk ve ev hapsi kararlarına yönelik olası itirazlar ile savcılığın sonraki işlemleriyle netleşecek.
Sıkça Sorulanlar
Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında hangi karar verildi?
4. Sulh Ceza Hâkimliği, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için daha önce uygulanan imza yükümlülüğü ve yurt dışına çıkış yasağı tedbirini konutunu terk etmeme, yani ev hapsi, olarak değiştirdi.
Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı neden tutuklandı?
Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı, fon soruşturması hakkında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları iddiasıyla yürütülen soruşturmada “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklandı.
Mustafa Balcı'nın paylaşımıyla ilgili iddia nedir?
Mustafa Balcı'nın, Ömer Çelik ile soruşturmada adı geçen Osman Arıkan Nacar'ın Bodrum'da aynı konserde bulunduğunu öne süren bir fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaştığı bildirildi. Soruşturma makamları, incelemeye konu tüm paylaşımlara ilişkin ayrıntılı açıklama yapmadı.
Ev hapsi ve tutuklama kararları kesin mahkûmiyet anlamına gelir mi?
Hayır. Ev hapsi ve tutuklama, soruşturma aşamasında uygulanan koruma tedbirleridir; kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü anlamına gelmez. Şüphelilerin kararlara itiraz ve savunma hakları sürer.
