Katar arabulucuları, İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşı bitirmeyi amaçlayan yeni taslak anlaşmayı 25 Ekim Pazar günü Tahran’a sundu. Müzakereler hakkında bilgi sahibi bir yetkili, İran’ın metne hafta sonuna kadar yanıt vermesinin beklendiğini bildirdi. İranlı üst düzey bir yetkili ise Katar’ın resmî bir anlaşma önerisi yerine Tahran’ın kabul edilemez gördüğü fikirler getirdiğini söyledi.
Taslak hakkındaki farklı açıklamalar, diplomasi trafiğinin sürdüğünü ancak temel başlıklarda uzlaşma sağlanmadığını gösteriyor. İran yönetimi, nükleer program konusunda esneklik göstermeyeceğini vurgularken ABD ile İran’ın güvenlik, yaptırım ve deniz ulaşımı konularındaki talepleri müzakerelerin merkezinde yer alıyor.
Yedi günlük taslak karşılıklı adımlar öngörüyor
Müzakereler hakkında bilgi sahibi yetkiliye göre taslak, Tahran ve Washington’un kaygılarını ele almak için yedi günlük bir takvim içeriyor. Takvimde her iki tarafın da günlük güven artırıcı adımlar atması öngörülüyor. Uygulamanın gelecek haftanın başında başlaması ve anlaşmaya birkaç ülkenin garantör olması planlanıyor.
Güven artırıcı adımların kapsamı kamuoyuna açıklanmadı. Tarafların askerî faaliyetleri sınırlaması, iletişim kanallarını açık tutması ve bölgesel gerilimi azaltacak karşılıklı uygulamalar üzerinde çalıştığı bildiriliyor. Garantör ülkelerin hangi devletler olacağı da henüz netleşmedi.
Katar ve Pakistan, şubat ayında başlayan savaşı sona erdirmeye yönelik arabuluculuk girişimlerinde öne çıkan ülkeler arasında bulunuyor. Haziran ayında aynı diplomasi hattı üzerinden geçici bir barış anlaşmasına ulaşılmış, ancak anlaşma kısa süre içinde uygulanamaz hâle gelmişti.
İran taslağın içeriğine itirazlarını açıkladı
İranlı bir üst düzey yetkili, Katar’ın sunduğu fikirlerin Tahran tarafından kabul edilemez bulunduğunu ve ortada resmî bir barış teklifi olmadığını söyledi. Aynı yetkili, İran’ın nükleer dosyada taviz vermeyeceğini bildirdi. Bu açıklama, taslağın niteliği konusunda müzakereler hakkında bilgi veren yetkiliyle İran tarafının farklı değerlendirmeler yaptığını ortaya koydu.
İran, savaşın sona ermesi için daha önce ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırmasını ve İran petrol ihracatına uygulanan yaptırımları kaldırmasını şart koşmuştu. Nükleer görüşmelerin ise söz konusu koşullar karşılanmadan gündeme alınmayacağı yönünde tutum benimsendi.
Tahran ayrıca İsrail kaynaklı yeni bir saldırının uluslararası piyasalar üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Basra Körfezi bölgesindeki askerî gerilimin gaz tedarikçileri ve tüketicileri için risk oluşturduğunu söyledi.
Arabuluculuk savaşın sekizinci ayında hızlandı
Savaşın sekizinci ayında yeniden hızlanan diplomasi, çatışmanın Orta Doğu geneline yayılmasını önlemeyi hedefliyor. Çatışmaların küresel deniz taşımacılığını ve petrol sevkiyatını aksattığı, bölgedeki güvenlik risklerini artırdığı bildiriliyor.
Tahran’da pazartesi günü Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’dan üst düzey yetkililerin katıldığı ayrı bir temas da yapıldı. Pakistan’ın girişimiyle düzenlenen görüşmede İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile İranlı yetkililer yer aldı. Görüşmelerde bölgesel gerilimin azaltılması ele alınırken nükleer programın gündeme gelmediği aktarıldı.
Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları da arabuluculuk çabalarına ek baskı yarattı. Suudi Arabistan’ın petrol altyapısına ve başkent Riyad’daki hedeflere ilişkin saldırı iddiaları, enerji arzı ve bölgesel güvenlik kaygılarını artırdı. Mısır parlamentosu da Suudi Arabistan’a hava savunması ağırlıklı askerî destek verilmesine onay verdi.
Yeni saldırı tehdidi müzakere zeminini zorluyor
Tahran’daki pazar günkü temas öncesinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran’a yönelik saldırıları yeniden başlatabileceğine ilişkin kaygılar dile getirildi. Netanyahu’nun İsrail’deki seçim sürecinde yeniden başbakanlık için yarışması, askerî ve diplomatik gelişmeleri iç siyasetin de etkilediği bir döneme taşıdı.
ABD Başkanı Donald Trump da İran’a yeniden saldırı düzenlenebileceği yönündeki tehditlerini yineledi. İranlı güvenlik yetkilileri, ABD ve İsrail’in askerî operasyonlara dönmesi hâlinde Basra Körfezi’ndeki deniz altı kablolarını hedef almaya yönelik planlar hazırladıklarını bildirdi.
Tarafların karşılıklı tehditleri, yedi günlük takvimin uygulanmasını zorlaştırabilecek başlıca unsur olarak görülüyor. İran’ın hafta sonuna kadar vereceği yanıt, Katar ve Pakistan’ın yürüttüğü arabuluculuğun resmî müzakere aşamasına geçip geçmeyeceğini belirleyecek.
Sıkça Sorulanlar
Katar’ın İran’a sunduğu taslak ne içeriyor?
Taslak, İran ve ABD’nin kaygılarını ele almak üzere yedi günlük bir takvim ve tarafların her gün uygulayacağı güven artırıcı adımları içeriyor. Birden fazla ülkenin anlaşmaya garantör olması planlanıyor.
İran Katar’ın taslağına nasıl yaklaştı?
İranlı üst düzey bir yetkili, Katar’ın resmî bir anlaşma yerine kabul edilemez fikirler sunduğunu söyledi. İran yönetimi, nükleer program konusunda esneklik göstermeyeceğini de bildirdi.
İran’ın taslağa yanıt vermesi ne zaman bekleniyor?
Müzakereler hakkında bilgi sahibi yetkili, Tahran’ın taslağa 2026 yılı ekim ayının sonuna, yani hafta sonuna kadar yanıt vermesinin beklendiğini bildirdi.
Katar ve Pakistan neden arabuluculuk yapıyor?
Katar ve Pakistan, şubat ayında başlayan savaşın bölgeye yayılmasını önlemek ve deniz taşımacılığı ile petrol arzındaki aksaklıkları azaltmak için arabuluculuk yürütüyor. Hazirandaki geçici barış anlaşması kısa sürede bozulmuştu.
