Pazartesi, 2 Kasım 2026Köşesiz. Yorumsuz. Sadece haber.

Hamaney, ülkeye yönelik tehditlere sınırsız karşılık emri verdi

Hamaney, ülkeye yönelik tehditlere sınırsız karşılık emri verdi

aljazeera.com

WhatsAppXE-Posta

Tahran’da askerî hazırlık ve diplomasi mesajı

İran’ın dini lideri Mojtaba Hamaney, 31 Ekim’de üst düzey askerî komutanlarla yaptığı görüşmede silahlı kuvvetlere ülkeye yönelen her türlü tehdide derhal ve etkili karşılık verme talimatı verdi. Hamaney’in açıklamasında, İran’ın muhtemel karşılığının coğrafi bir sınırla kısıtlanmayacağı vurgulandı.

Hamaney ayrıca silahlı kuvvetlerden ABD ve İsrail’e ait fiziksel ve fiziksel olmayan unsurları kapsayacak hedef listesini güncellemesini istedi. Silah ve mühimmat üretiminin, askerî istihbaratın ve yerli savunma kapasitesinin artırılması talimatı da açıklamada yer aldı. İran Genelkurmay Başkanı Ali Abdullahî, güçlerin yeni bir saldırıya karşı yüksek hazırlık düzeyinde olduğunu bildirdi.

Açıklama, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yeni askerî seçenekleri değerlendirdiğine dair haberlerin ardından geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu sözcüsü Muhammed Ekremniya da Washington’un yeni bir askerî girişime yönelmesi hâlinde çatışmanın daha geniş bir bölgeye yayılabileceğini söyledi. Ekremniya, olası yeni bir savaşın önceki çatışmadan daha uzun sürebileceğini, İran kuvvetlerinin bölgedeki ABD hareketliliğini izlediğini ve muharebe hazırlığını artırdığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefon görüşmesi yaptı. Görüşmenin, Trump’ın Beyaz Saray’da üst düzey askerî yetkililerle İran’a karşı büyük çaplı operasyonların yeniden başlatılması seçeneklerini ele almasının ardından gerçekleştiği bildirildi. Trump ayrıca ABD’nin İran’daki bir ya da iki hedefle daha ilgilenmesi gerektiğini, bunlar arasında Pickaxe Dağı olarak anılan yer altı tesisinin de bulunduğunu söyledi. İran yönetimi söz konusu tesiste nükleer çalışma yürütüldüğü iddiasını reddediyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 31 Ekim’de Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni askerî eylem konusunda karar vermediğini açıkladı. Rubio, Washington’un askerî hedeflere ulaşma kapasitesine sahip olduğunu savunurken Trump’ın savaşı diplomatik yollarla bitirmeyi tercih ettiğini söyledi. Rubio, İran’la doğrudan ve arabulucular üzerinden temasların hiç kesilmediğini, ancak görüşmelerin ilerlemesi ve olası bir anlaşma için takvim veremeyeceğini belirtti.

Rubio, İran’ı ticari gemileri hedef almakla ve Körfez ülkelerinin enerji altyapısını tehdit etmekle suçladı. ABD deniz unsurlarının İran’dan gönderildiği belirtilen insansız hava araçları ile gemisavar füzeleri sık aralıklarla engellediğini söyleyen Rubio, kuvvetlerin bölgesel deniz trafiği ile hava sahasının korunmasına destek verdiğini bildirdi. Rubio, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik faaliyetlerine uluslararası katkının sınırlı kaldığını da açıkladı.

ABD mektubu ve Katar arabuluculuğunun seyri

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’ın Tahran’a gönderdiği mektubun incelendiğini ve Washington’un diyalog açma girişiminin olumlu bir adım olduğunu söyledi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı Muhsin Rızai de mektuba henüz yanıt vermediğini, ancak ABD’nin üslubunda değişiklik gördüğünü açıkladı.

Mektubun içeriği konusunda taraflardan farklı açıklamalar geldi. Trump, mektubun yeniden barış görüşmesi başlatma talimatı olmadığını, tıbbi malzemelerin İran’a ulaştırılmasıyla ilgili olduğunu söyledi. Bazı haberlerde ise mektubun, Vance’ın öncülüğünde doğrudan müzakere çerçevesi önerdiği ve İran’ın nükleer programının görüşmelerin başında ele alınmasının planlandığı öne sürüldü. İran tarafı mektubun ulaştığını doğruladı ancak arabulucular üzerinden resmî yanıt verilip verilmediği açıklanmadı.

İranlı ve Katarlı yetkililer, 30 Ekim’de Tahran’da başlayan temasların ardından 31 Ekim’de Doha’da görüşmeler yaptı. Arakçi, arabulucularla Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılması için öngörülen uygulama süresini iki güne indiren bir öneriye ulaşıldığını açıkladı. İran’ın önceki planı, ABD’nin liman ablukasını kaldırması, dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakması, petrol satışlarına yönelik muafiyet tanıması ve deniz geçişleri konusunda anlaşma sağlaması karşılığında boğazın açılmasını içeriyordu.

İran, müzakerelere dönüş için yeni saldırılara karşı güvence ve bölgesel çatışmalarda ateşkes de istiyor. Tarafların doğrudan mı yoksa dolaylı mı görüşeceği, Washington’un İran’ın ön koşullarına yaklaşımına bağlı görünüyor.

Taraflar, şubat sonunda başlayan ve dokuzuncu ayına giren savaşta kalıcı ateşkese ulaşamadı. Arabulucuların Doha veya İstanbul’da yeni bir toplantı düzenlemesi ihtimali bulunuyor. Ancak karşılıklı güven eksikliği, nükleer dosyada tavizlerin sıralaması ve Hürmüz Boğazı’nın denetimi görüşmelerin önündeki temel engeller arasında yer alıyor.

Hürmüz Boğazı’nda tanker güvenliği ve geçişler

Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği, savaşın enerji piyasalarına en doğrudan etkilerinden biri oldu. İran makamları, izinsiz rotaları kullanan tankerlerin mayın tehdidiyle karşılaştığını, son günlerde en az dört tankerin patlamalardan etkilendiğini bildirdi. Bazı haberlerde hasar gören tanker sayısının altıya ulaştığı öne sürüldü.

İran devlet televizyonu, iki milyon varilden fazla petrol taşıyan çok büyük bir ham petrol tankerinde yangın çıktığını duyurdu. Ayrı bir deniz güvenliği raporunda ise Umman’ın kuzeydoğusunda bir tankere küçük tekneden patlayıcı düzenek yerleştirildiği, patlamanın makine dairesinde yangına ve geçici güç kaybına neden olduğu belirtildi. Katar yönetimi de Körfez’de sıvılaştırılmış doğal gaz taşıyan bir tankerinin kimliği açıklanmayan cisimlerin saldırısına uğradığını, olayın deniz ulaşımı ve küresel enerji arzı için risk oluşturduğunu açıkladı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, boğazdaki uluslararası ana geçiş rotalarının mayınlardan temizlendiğini ve yük gemileriyle enerji tankerlerinin ABD hava ve deniz unsurlarının desteğiyle seyrettiğini açıkladı. İran tarafı ise deniz alanındaki tehditlerin sürdüğünü savunuyor. Deniz izleme verileri, 28 Ekim’de sona eren haftada Hürmüz’den geçen gemi sayısının savaş öncesi seviyenin yaklaşık yüzde 70 altında kaldığını gösterdi. Buna karşılık ABD tarafı, koruma faaliyetlerine rağmen petrol sevkiyat hacminin savaş öncesi seviyelere yakın olduğunu savunuyor.

Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’nden küresel pazarlara petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz taşınmasında kritik bir geçiş noktası olduğu için boğazdaki her güvenlik olayı enerji fiyatları ve sigorta maliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor.

NPT’den çekilme çağrıları ne anlama geliyor?

İran parlamentosundaki bazı milletvekilleri, savaş ve yaptırımların ardından İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’ndan, NPT’den çekilmesini ve nükleer doktrinini gözden geçirmesini istiyor. Parlamento Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi İbrahim Rızayi, antlaşmadan çekilme konusunda 10 teklifin kayda geçtiğini açıkladı.

İran yönetimi milletvekillerinin çağrıları hakkında henüz kesin bir karar duyurmadı. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yönetimi, nükleer silah aramama politikasının sürdüğünü daha önce açıklamıştı. Muhsin Rızai de nükleer doktrinin değiştirilmesi yönünde karar alınmadığını söyledi. NPT’den ayrılmak, İran’ın otomatik olarak nükleer silah geliştireceği anlamına gelmiyor; antlaşma, ülkelere olağanüstü gelişmelerin ulusal çıkarları tehlikeye soktuğu gerekçesiyle üç ay önceden bildirim yaparak çekilme hakkı tanıyor.

İran, NPT’yi 1968’de imzaladı ve 1970’te nükleer silaha sahip olmayan devlet statüsüyle onayladı. İran’ın başlıca nükleer tesislerine yönelik saldırıların ardından Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının bazı tesislere erişimi kesildi. NPT tartışmasının büyümesi, diplomatik çözüm arayışındaki nükleer denetim başlığını daha da karmaşıklaştırıyor.

ABD’de 3 Kasım’daki ara seçimler öncesinde askerî ve diplomatik mesajlar aynı anda yoğunlaşıyor. İran ile ABD’nin arabuluculuk görüşmelerinde somut ilerleme sağlayıp sağlayamayacağı, savaşın yeniden genişlemesi ya da geçici ateşkes ihtimali üzerinde belirleyici olacak.

Sıkça Sorulanlar

Mojtaba Hamaney silahlı kuvvetlere hangi talimatı verdi?

Mojtaba Hamaney, İran’a yönelik her tür tehdide derhâl, etkili ve coğrafi sınır olmaksızın karşılık verilmesi talimatını verdi. Hamaney ayrıca ABD ve İsrail’e ait fiziksel ve fiziksel olmayan unsurları içeren hedef listesinin güncellenmesini istedi.

ABD İran’a yeni saldırı düzenleme kararı aldı mı?

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni askerî eylem konusunda henüz karar vermediğini açıkladı. Washington, askerî seçeneğin açık olduğunu ancak diplomatik çözüme öncelik verdiğini bildiriyor.

Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için öneri nedir?

İran, şartlarının karşılanması hâlinde Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılması için öngörülen uygulama süresini iki güne indirmeyi önerdi. İran, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, liman ablukasının kaldırılması ve petrol satışlarına yönelik muafiyet istiyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik krizi neden önemli?

Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’nden dünya pazarlarına petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatında kritik bir deniz geçididir. Tanker saldırıları, mayın iddiaları ve geçiş kısıtlamaları enerji fiyatlarıyla sigorta maliyetlerini etkileyebilir.

Çerez tercihleri