Etiyopya, Eritre birliklerinin 60 kilometre ilerlediğini bildirdi
Etiyopya hükümeti, Eritre birliklerinin ülkenin kuzeyindeki Tigray bölgesinde sınırın 60 kilometre içine kadar ilerlediğini öne sürdü. Dışişleri Bakanı Gedion Timothewos, BM Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği mektupta Eritre’nin askerî varlığını “saldırganlık” olarak niteledi ve Etiyopya’nın meşru müdafaa hakkını kullanacağını bildirdi.
Mektupta Eritre birliklerinin mekanize unsurlarla Etiyopya topraklarına girdiği, kuzeydeki bazı bölgelerde konuşlandığı savunuldu. Etiyopya yönetimi ayrıca Eritre’yi, 23 Eylül’den beri federal güçlerle çatışan Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’nin de yer aldığı silahlı ittifaka destek vermekle suçluyor.
Etiyopya ile Eritre’nin yeniden başlayan çatışmaların ardından geçen hafta diplomatik ilişkilerini kestiği bildirildi. Eritre yönetimi sınır geçişi iddialarını ve silahlı gruplara destek verdiği suçlamasını reddediyor. Eritreli yetkililer, Etiyopya’nın Kızıldeniz’de liman elde etmek için Eritre’ye karşı askerî harekâta zemin hazırladığını ileri sürüyor.
Adigrat çevresindeki konvoylar ve insansız hava aracı saldırıları
Tigray’ın Eritre sınırına yakın Adigrat kentinde yaşayanlar, 7 Ekim’den itibaren Eritre plakalı kamyonlar ve asker taşıyan konvoylar gördüklerini anlattı. Tanıkların aktardığı bilgilere göre konvoylar, Adigrat’tan güneye, Edaga Hamus ve Mekelle yönüne hareket etti.
Bazı görgü tanıkları 20 ila 40 kamyonluk konvoylar gördüğünü, başka anlatımlarda ise sayının 60 kamyona kadar çıktığını söyledi. Sosyal medyada dolaşan görüntülerde asker taşıdığı öne sürülen araçlar yer aldı; görüntülerin tamamı bağımsız biçimde doğrulanamadı.
Çatışma verilerini izleyen bir kuruluş, Eritre birliklerinin çarşamba akşamı ve perşembe sabahı Etiyopya hükümetine ait insansız hava araçlarının saldırısına uğradığını bildirdi. Edaga Hamus çevresinde yaşayanlar da yakın bölgelerde insansız hava aracı saldırıları duyduklarını aktardı. Eritre hükümeti, askerlerinin Etiyopya’ya girdiği yönündeki haberler hakkında doğrudan doğrulama veya yalanlama yapmadı.
Tigray’daki çatışmalar bölgesel savaşa dönüşme riski taşıyor
Tigray’daki yeni çatışmalar, federal hükümet ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi arasındaki aylar süren gerilimin ardından yaklaşık iki hafta önce başladı. Taraflar, 2020-2022 dönemindeki savaşı bitiren anlaşmanın ihlalinden birbirini sorumlu tutuyor.
Tigray Halk Kurtuluş Cephesi, eylül ayında kurulan ve altı silahlı grubun daha bulunduğu ittifakta yer alıyor. Federal güçler ve müttefik Tigray Barış Güçleri, Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’nin geri çekilmesinin ardından 4 Ekim’de bölgenin merkezi Mekelle’de kontrol sağladı.
Eritre, 2020-2022 savaşında Etiyopya federal hükümetinin yanında Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’ne karşı savaşmıştı. Önceki savaş, yüz binlerce sivilin ölümüne, geniş çaplı yerinden edilmelere ve ağır insan hakları ihlali suçlamalarına neden olmuştu. Eritre askerlerinin yeniden Tigray’da görüldüğüne ilişkin haberler, önceki savaşın etkilerini yaşayan bölge halkında endişe yarattı.
Kızıldeniz erişimi Etiyopya-Eritre ilişkilerini geriyor
Etiyopya ile Eritre arasındaki ilişkiler son yıllarda Kızıldeniz’e erişim tartışması nedeniyle yeniden bozuldu. Denize kıyısı olmayan Etiyopya, deniz ticareti ve güvenlik ihtiyaçları için Kızıldeniz’e güvenilir erişim istediğini sık sık vurguluyor. Eritre ise Etiyopya’nın Assab Limanı başta olmak üzere Eritre kıyılarında hak iddia etmesini egemenliğine yönelik tehdit olarak görüyor.
Etiyopya hükümeti, bölgesel deniz güvenliği tartışmalarında ülkenin Kızıldeniz’le kalıcı bağlarının dikkate alınması gerektiğini savunuyor. Eritre yönetimi ise Etiyopya’yı denize erişim hedefini askerî baskıyla gerçekleştirmeye çalışmakla suçluyor.
Mısır, Eritre, Sudan ve Somali liderleri 4 Ekim’de yaptıkları toplantıda Kızıldeniz güvenliğinin öncelikle kıyıdaş ülkelerin sorumluluğunda kalması gerektiğini açıkladı. Toplantıda Nil sularının kullanımına ilişkin anlaşmazlıklar da gündeme geldi. Etiyopya’nın Büyük Etiyopya Rönesans Barajı üzerindeki tutumu, Kahire ile Addis Ababa arasındaki diplomatik gerilimin başlıca başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.
BM’ye yapılan başvuru diplomatik baskıyı artırdı
Etiyopya’nın BM Güvenlik Konseyi’ne mektup göndermesi, sınırdaki askerî hareketliliği uluslararası gündeme taşıdı. Mektup, Etiyopya hükümetinin Eritre birliklerinin varlığına ilişkin ilk resmî açıklaması oldu. Eritre’den mektuba ilişkin ayrıntılı bir karşı açıklama gelmedi.
Geniş çaplı bir Etiyopya-Eritre çatışması, Tigray, Amhara ve Afar bölgelerindeki mevcut güvenlik sorunlarını derinleştirebilir. Sınır hattındaki çatışmaların büyümesi halinde sivillerin korunması, ulaşım hatlarının açık tutulması ve insani yardıma erişim temel riskler arasında yer alıyor. Tarafların karşılıklı suçlamaları sürerken, diplomatik temasların çatışmayı sınırlayıp sınırlayamayacağı belirsizliğini koruyor.
Sıkça Sorulanlar
Etiyopya Eritre’yi BM Güvenlik Konseyi’ne neden şikâyet etti?
Etiyopya, Eritre birliklerinin Tigray bölgesinde sınırın 60 kilometre içine girdiğini ve silahlı gruplara destek verdiğini öne sürerek BM Güvenlik Konseyi’ne başvurdu. Eritre yönetimi suçlamaları reddediyor.
Eritre birliklerinin ilerlediği öne sürülen yerler nereler?
Tanık anlatımlarında Eritre’den gelen askerî konvoyların sınırdaki Zalambessa’dan Adigrat’a, ardından Edaga Hamus ve Mekelle yönüne ilerlediği bildirildi. Adigrat ile Mekelle arasındaki Wukro çevresinde de askerî hareketlilik rapor edildi.
Adigrat çevresindeki konvoylar hakkında hangi bilgiler var?
Görgü tanıkları 20 ila 40 kamyonluk askerî konvoylar gördüğünü, bazı anlatımlarda araç sayısının 60’a ulaştığını söyledi. Sosyal medyadaki görüntülerin tamamı bağımsız biçimde doğrulanamadı.
Tigray’daki gerilim neden Etiyopya-Eritre savaşı riski taşıyor?
Tigray’daki federal hükümet ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi arasındaki çatışmalara Eritre’nin doğrudan katıldığı iddiası, sınır ötesi askerî gerilimi yükseltti. Kızıldeniz’e erişim ve Assab Limanı tartışması da iki ülke arasındaki anlaşmazlığı derinleştiriyor.
