SON.TV/ANKARA
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tüketici kredilerinden alınan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi’ne ilişkin uyuşmazlıkta, bankalar ve kredi kullanan tüketiciler açısından dikkat çeken bir karara imza attı.
Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre uyuşmazlık, bir tüketiciden kullandığı krediler nedeniyle tahsil edilen toplam 5 bin 21 lira 24 kuruş BSMV’nin iadesi talebiyle başladı.
Tüketici, tahsil edilen verginin haksız olduğunu ileri sürerek banka hakkında icra takibi başlattı. Bankanın takibe itiraz etmesi üzerine tüketici, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı talebiyle dava açtı.
TÜKETİCİ MAHKEMESİ BANKAYI HAKSIZ BULDU
Davaya bakan Antalya 3. Tüketici Mahkemesi, BSMV mükellefinin krediyi kullanan tüketici değil, bankanın kendisi olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Mahkeme, tüketicinin vergi ödemesinden sorumlu tutulmasına ilişkin hükmün banka tarafından hazırlanan standart sözleşmeye eklendiğini, tüketiciyle ayrıca müzakere edilmediğini ve bu nedenle haksız şart niteliği taşıdığını belirtti.
Bu gerekçelerle bankanın icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve hükmedilen alacağın yüzde 20’si oranında icra inkâr tazminatına karar verildi.
İlk derece mahkemesince verilen karar, uyuşmazlık miktarı nedeniyle kesin nitelikteydi.
ADALET BAKANLIĞI KANUN YARARINA TEMYİZE BAŞVURDU
Kesinleşen karar, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek Yargıtay’a taşındı.
Bakanlığın başvurusunda, tarafların yapacakları sözleşmeyle BSMV’nin tüketiciye yansıtılmasını kararlaştırabilecekleri belirtildi.
Kredi sözleşmelerinde açıkça yer alan ve tüketiciye önceden bildirilen düzenlemelerin haksız şart olarak kabul edilemeyeceği savunularak tüketici mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürüldü.
YARGITAY: VERGİNİN TÜKETİCİYE YANSITILMASI KARARLAŞTIRILABİLİR
Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu kapsamında BSMV’nin yasal mükellefinin banka olduğunu belirtti.
Ancak Yüksek Mahkeme, tarafların kredi sözleşmesinde bu verginin ekonomik yükünün tüketiciye yansıtılmasını kararlaştırmalarına hukuki bir engel bulunmadığını kaydetti.
Kararda, somut olayda davacı tarafından kullanılan tüketici kredisine ilişkin belgelerin incelendiği ifade edildi.
Tüketici Kredisi Sözleşme Öncesi Bilgi Formu ile kredi sözleşmelerinde, tüketicinin gider vergileri ve diğer vergileri bankaya ödeyeceğine ilişkin hükümlerin bulunduğu tespit edildi.
BSMV dahil olmak üzere tüketicinin ödemesi gereken tutarların sözleşme ve bilgilendirme belgelerinde açıkça yazıldığı belirtildi.
SÖZLEŞMEDEKİ DÜZENLEME HAKSIZ ŞART SAYILMADI
Yargıtay, tüketicinin sözleşme kurulmadan önce bilgilendirildiğini ve BSMV ödeme yükümlülüğünün sözleşmede açıkça gösterildiğini dikkate aldı.
Bu nedenle BSMV’nin tüketiciye yansıtılmasına ilişkin sözleşme hükmünün, tarafların hak ve yükümlülüklerinde tüketici aleyhine dengesizlik oluşturan bir haksız şart niteliğinde olmadığı sonucuna ulaşıldı.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilen ve dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan hükümler haksız şart kabul ediliyor. Tüketici uyuşmazlıkları, uyuşmazlığın parasal değerine göre tüketici hakem heyetleri veya tüketici mahkemelerinde çözüme bağlanıyor.
TÜKETİCİNİN DAVASININ REDDİ GEREKTİĞİNE HÜKMEDİLDİ
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Antalya 3. Tüketici Mahkemesinin tüketicinin davasını kabul etmek yerine reddetmesi gerektiğine karar verdi.
Mahkemenin kararını usul ve yasaya aykırı bulan Daire, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz başvurusunu kabul etti.
Antalya 3. Tüketici Mahkemesinin 9 Eylül 2025 tarihli kararı, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozuldu.
Karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından 1 Haziran 2026 tarihinde oy birliğiyle verildi.
KARAR HER BSMV KESİNTİSİNİ OTOMATİK OLARAK HUKUKA UYGUN HALE GETİRMİYOR
Yargıtay kararında, BSMV’nin her durumda ve herhangi bir bilgilendirme yapılmadan tüketiciden alınabileceği yönünde genel bir sonuç ortaya konulmadı.
Kararın temelini, verginin tüketiciye yansıtılacağının sözleşme öncesi bilgi formunda ve kredi sözleşmesinde açık, anlaşılır ve önceden bildirilen bir hüküm olarak yer alması oluşturdu.
Bu nedenle benzer uyuşmazlıklarda kredi sözleşmesinin içeriği, tüketiciye verilen ön bilgilendirme belgeleri ve tahsil edilen tutarın açık biçimde gösterilip gösterilmediği ayrı ayrı değerlendirilecek.
KANUN YARARINA BOZMA DAVANIN SONUCUNU DEĞİŞTİRMEYECEK
Kararın kanun yararına bozma niteliğinde olması nedeniyle, taraflar arasında kesinleşmiş olan davanın sonucu değişmeyecek.
Kanun yararına bozma kararları, benzer uyuşmazlıklarda hukuki uygulama birliğinin sağlanması ve mahkemelere yol gösterilmesi amacı taşıyor.
Yargıtay kararının özellikle tüketici kredisi sözleşmelerinde vergi, masraf ve diğer mali yükümlülüklere ilişkin maddelerin değerlendirilmesinde emsal niteliğinde olması bekleniyor.
ETİKETLER:#Yargıtay #BSMV #TüketiciKredisi #BankaKredisi #TüketiciHakları #ResmiGazete #YargıtayKararı #Banka
Telif Hakkı 2013 – 2026 SON TV. Tüm hakları saklıdır. Bu içerik izinsiz yayınlanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yazılamaz veya dağıtılamaz.