İstanbul Barosu, adli ve idari yargıda 20 Temmuz 2026 tarihinde başlayan adli tatil nedeniyle avukatları ve vatandaşları süreler konusunda uyardı.
“Adli Tatilde Dava ve İşlerin Durumu” başlığıyla yapılan açıklamada, adli tatilin 31 Ağustos 2026 tarihinde sona ereceği, yeni adli yılın ise 1 Eylül 2026’da başlayacağı belirtildi.
Baro tarafından yayımlanan bilgilendirmede; hukuk, ceza ve idari yargıda adli tatil boyunca görülecek dava ve işler ile kanuni sürelerin hangi esaslara göre hesaplanacağı ayrıntılı şekilde aktarıldı.

ADLİ TATİL 31 AĞUSTOS’TA SONA ERECEK
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 102’nci maddesine göre adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlıyor ve 31 Ağustos’ta sona eriyor. Yeni adli yıl ise 1 Eylül’de başlıyor.
İstanbul Barosu açıklamasında, kanunlarda öngörülen bir sürenin bitiş tarihinin adli tatil dönemine rastlaması halinde uygulanacak uzatma süreleri şöyle sıralandı:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında bir hafta, İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında 7 gün, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında ise 3 gün.
Türkiye Barolar Birliği tarafından daha önce yayımlanan adli tatil hatırlatmasında da aynı süreler belirtilirken, adli tatilde görülmesi gereken dava ve işlere ilişkin sürelerin kesintisiz şekilde işlemeye devam edeceği kaydedilmişti.
HER DAVA VE İŞ DURMUYOR
Adli tatil, bütün mahkemelerin ve adli işlemlerin tamamen durduğu bir dönem anlamına gelmiyor. Kanunlarda acil veya istisnai nitelikte olduğu belirtilen bazı dava ve işler adli tatil süresince görülmeye devam ediyor.
Bu nedenle bir davanın adli tatile tabi olup olmadığı, davanın türüne, ilgili usul kanununa ve mahkemenin verdiği karara göre belirleniyor.
İstanbul Barosu, özellikle hak kaybı yaşanmaması için sürelere bağlı işlemlerde yalnızca adli tatil tarihleri esas alınarak hareket edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
HUKUK DAVALARINDA HANGİ İŞLER GÖRÜLECEK?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 103’üncü maddesine göre bazı dava ve işler adli tatilde de görülmeye devam ediyor.
İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri bunların başında geliyor. Deniz raporlarının alınması, dispeççi atanması ve bunlara karşı yapılacak itirazlar da adli tatilde görülebilen işler arasında yer alıyor.
Her türlü nafaka davası ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler de tatil döneminde sürdürülebiliyor.
Nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalar, hizmet akdi veya iş sözleşmesi nedeniyle işçiler tarafından açılan davalar, ticari defterlerin kaybolması nedeniyle kayıp belgesi verilmesi talepleri ve kıymetli evrakın kaybından kaynaklanan iptal işleri de adli tatil istisnaları arasında bulunuyor.
İflas, konkordato, sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin dava ve işler de bu dönemde görülebiliyor.
Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler, tahkim hükümlerine göre mahkemenin görev alanına giren işler ve çekişmesiz yargı işleri de tatil süresince devam edebiliyor.
Ayrıca kanunlarda ivedi olduğu açıkça belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine mahkemece ivedi görülmesine karar verilen davalar da adli tatil döneminde ele alınabiliyor.
HUKUK YARGISINDA SÜRELER BİR HAFTA UZAYABİLİYOR
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 104’üncü maddesine göre, adli tatile tabi olan dava ve işlerde kanunun belirlediği sürenin son günü adli tatile rastlarsa süre, ayrıca bir karar verilmesine gerek olmadan adli tatilin sona erdiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılıyor.
Ancak bu düzenleme, bütün hukuki ve maddi süreler için otomatik bir uzatma anlamına gelmiyor. Düzenleme esas olarak adli tatile tabi dava ve işlerdeki usul sürelerini kapsıyor.
Adli tatilde görülmeye devam eden dava ve işlerde ise kanuni süreler normal şekilde işlemeye devam ediyor.
İDARİ YARGIDA SÜRELER NASIL İŞLEYECEK?
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri, 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında çalışmaya ara veriyor. Yeni çalışma dönemi 1 Eylül’de başlıyor.
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 8’inci maddesine göre süreler; tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlıyor. Tatil günleri de sürelere dahil ediliyor.
Sürenin son günü resmî tatil gününe rastlarsa süre, tatili izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzuyor.
Kanunda belirtilen bir sürenin bitişinin çalışmaya ara verme dönemine rastlaması halinde ise süre, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren 7 gün uzamış sayılıyor.
İDARİ YARGIDA NÖBETÇİ MAHKEMELER ÇALIŞACAK
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 62’nci maddesi uyarınca nöbetçi mahkemeler, çalışmaya ara verme süresi içinde belirli işleri görmeye devam ediyor.
Bu kapsamda yürütmenin durdurulmasına ilişkin talepler, delillerin tespiti işlemleri ve kanunen belirli bir süre içinde karara bağlanması gereken işler nöbetçi mahkemeler tarafından ele alınıyor.
Yargı çevresindeki özellikler nedeniyle çalışmaya ara vermeden yararlanamayan idare ve vergi mahkemeleri ise görevlerini sürdürüyor.
CEZA YARGISINDA TUTUKLU VE ACİL İŞLER SÜRECEK
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 331’inci maddesine göre ceza işlerini gören makam ve mahkemeler, her yıl 1 Eylül’de başlamak üzere 20 Temmuz’dan 31 Ağustos’a kadar çalışmalarına ara veriyor.
Ancak soruşturma aşamasındaki işlemler, tutuklu sanıkların yargılandığı davalar ve ivedi kabul edilen diğer işler adli tatil boyunca devam ediyor.
Tatil süresince bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay da yalnızca tutuklu hükümlülere ilişkin veya meşhut suçların muhakeme usulüne göre görülen işlerin incelemelerini yapıyor.
Ceza yargısında adli tatile rastlayan süreler işlemiyor ve bu süreler tatilin sona erdiği günden itibaren 3 gün uzamış sayılıyor.
ANAYASA MAHKEMESİNDE SÜRELER DURMUYOR
İstanbul Barosu’nun bilgilendirmesinde, Anayasa Mahkemesinin adli tatil uygulamasına tabi olmadığına da dikkat çekildi.
Anayasa Mahkemesi, adli tatil döneminde yargısal faaliyetlerini sürdürürken bireysel başvurular bakımından öngörülen süreler de işlemeye devam ediyor.
Bu nedenle bireysel başvurularda adli tatil hükümlerine güvenilerek süre hesabı yapılmaması gerekiyor. Başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği veya ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren ilgili mevzuatta öngörülen süre içinde yapılması önem taşıyor.
BARODAN HAK KAYBI UYARISI
İstanbul Barosu açıklamasında, hukuk, ceza ve idari yargıda adli tatile ilişkin hükümlerin birbirinden farklı olduğuna dikkat çekerek şu uyarıda bulundu:
“Hukuk, ceza ve idari yargıda adli tatile ilişkin ilgili maddeler diğer sayfalarda olup hak kaybı yaşanmaması ve meslektaşlarımızın mağdur olmaması adına bilginize sunarız.”
Açıklamada, adli tatilde görülecek dava ve işler için ilgili kanunlarda öngörülen sürelerin aynı şekilde işlemeye devam edeceği özellikle vurgulandı.
Sürelerin yanlış hesaplanması; dava, itiraz, istinaf, temyiz veya bireysel başvuru hakkının kaybedilmesine yol açabileceği için her dosyanın kendi usul kanunu ve hukuki niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekiyor.
ETİKETLER:
#AdliTatil
#İstanbulBarosu
#AdliTatil2026
#HukukMuhakemeleriKanunu
#CezaMuhakemesiKanunu
#İdariYargılamaUsulüKanunu
#HMK
#CMK
#İYUK
#Adliye
#Mahkeme
#Hukuk
#SonTV
Telif Hakkı 2013 – 2026 SON TV. Tüm hakları saklıdır. Bu içerik izinsiz yayınlanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yazılamaz veya dağıtılamaz.