SON.TV / İSTANBUL
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, adli sorunları bulunan kişilere “işlerinizi çözeceğiz” vaadinde bulunarak haksız kazanç sağlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılara ulaşıldı.
SON.TV’nin ulaştığı Silivri Sulh Ceza Hâkimliğinin 24 Temmuz 2026 tarihli sorgu zaptına göre, gazeteci Kubilay Akyol, avukat Halil İbrahim Alagöz ve sigortacılık işiyle uğraşan Asuman Bakaç tutuklama talebiyle hâkimliğe sevk edildi.
Şüpheliler, “yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama” ile kişinin kendisini kamu görevlisi, banka, sigorta veya kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık suçlamalarına karşı savunma yaptı.
Soruşturma kapsamında daha önce düzenlenen operasyonda, aralarında avukatların da bulunduğu şüphelilerin adli sorun yaşayan kişilere yardımcı olabilecekleri iddiasıyla para aldıkları öne sürülmüştü. Aramalarda hâkim cübbesi, altın ve döviz bulunduğu basına yansımıştı.
“KENDİMİ SOSYAL MEDYADA HÂKİM OLARAK TANITTIM”
Şüpheli Kubilay Akyol, hâkimlik sorgusundaki savunmasında gazeteci olduğunu, müştekiyle bir kafe sahibi aracılığıyla tanıştığını ve kendisine iyi bir avukat bulması konusunda yardımcı olmak istediğini ileri sürdü.
Akyol, müştekiye kendisini hâkim olarak tanıtmadığını savunurken, sosyal medya hesaplarında hâkim kimliği oluşturduğunu kabul etti.
Akyol savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Ben sosyal medyada kendimi hâkim olarak tanıttım. Bu husus doğrudur ve yalan üzerine kurmuş olduğum bir hayatımdır diyebilirim. Hâkimliğe özendim.”
Akyol, sosyal medyadaki profilini “özentilik” nedeniyle oluşturduğunu ve bu profil üzerinden kimseden maddi kazanç sağlamadığını iddia etti.
EVDE BULUNAN CÜBBE İÇİN DİKKAT ÇEKEN SAVUNMA
Akyol, evinde bulunduğu belirtilen cübbenin kendisine diğer şüpheli Asuman Bakaç tarafından verildiğini öne sürdü.
Bakaç’ın cübbenin bir savcı arkadaşına ait olduğunu söylediğini savunan Akyol, cübbeyi herhangi bir kişiyi dolandırmak amacıyla kullanmadığını ileri sürdü.
Akyol ayrıca, kendisine gönderilen paraların bir bölümünün altına çevrildiğini ve altınları Asuman Bakaç’a teslim ettiğini iddia etti.
450 BİN LİRAYLA 93 GRAM ALTIN ALDIĞINI SÖYLEDİ
Sorgu zaptına göre Akyol, Asuman Bakaç’ın kendisine 450 bin lira gönderdiğini, bu parayla 93 gram altın aldığını ve altınları bir alışveriş merkezinde Bakaç’a teslim ettiğini savundu.
Akyol, paranın neden kendi hesabına gönderildiğini sorgulamadığını belirterek, Bakaç’ın kendisini sigorta şirketinde avukat ve genel müdür yardımcısı olarak tanıttığını iddia etti.
Akyol’un anlatımına göre Bakaç, yüklü miktardaki paranın kendi hesabında bulunmasının sorun yaratacağını söyleyerek parayı kendisine gönderdi.
20 BİN DOLARLIK KURYE TRAFİĞİ SAVUNMAYA GİRDİ
Akyol’un savunmasında 20 bin dolarlık başka bir para trafiği de yer aldı.
Akyol, Asuman Bakaç’ın isteği üzerine bir motosikletli kuryeden 20 bin dolar teslim aldığını ileri sürdü. Daha sonra bu paranın 12 bin 500 dolarını başka bir kuryeye geri verdiğini, kalan 7 bin 500 doların ise Bakaç’ın talebi doğrultusunda ayrıldığını iddia etti.
Bu paranın bir şirketin hukuki işlemleriyle bağlantılı olduğunu düşündüğünü savunan Akyol, olayın dolandırıcılık kapsamında olduğunu bilmediğini öne sürdü.
“MADDİ MENFAAT ELDE ETMEDİM”
Kubilay Akyol, müşteki ile diğer şüphelileri tanıştırdığını kabul ederken, suçlamaya konu para trafiğinden maddi çıkar sağlamadığını savundu.
Akyol, müştekinin zararını gidermek istediğini belirterek serbest bırakılmasını, hâkimliğin aksi kanaatte olması durumunda ise hakkında adli kontrol uygulanmasını talep etti.
ASUMAN BAKAÇ: KENDİSİNİ AĞIR CEZA HÂKİMİ OLARAK TANITTI
Şüpheli Asuman Bakaç ise Kubilay Akyol ile yaklaşık bir buçuk yıl önce sosyal medya üzerinden tanıştığını anlattı.
Bakaç, Akyol’un kendisini Bakırköy Adliyesinde görev yapan bir ağır ceza hâkimi olarak tanıttığını ve kendisine evlenme teklifinde bulunduğunu ileri sürdü.
Akyol’un gerçekten hâkim olup olmadığını herhangi bir resmî kaynaktan kontrol etmediğini söyleyen Bakaç, ona güvendiğini ve dolandırıldığını savundu.
Bakaç, kendisini hiçbir zaman avukat olarak tanıtmadığını, sigortacılık yaptığını söylediğini belirtti.
1 MİLYON LİRALIK AVUKATLIK ÜCRETİ İDDİASI
Sorgu zaptına göre müştekinin yakınlarının ceza dosyasının takip edilmesi amacıyla avukat Halil İbrahim Alagöz ile 1 milyon lira karşılığında anlaşma yapıldığı ileri sürüldü.
Asuman Bakaç, söz konusu paraların kendi banka hesabına parça parça geldiğini, daha sonra 600 bin lirayı Halil İbrahim Alagöz’e, 400 bin lirayı ise Kubilay Akyol’a gönderdiğini savundu.
Bakaç, para transferlerinde Akyol’un isteği üzerine “borç ödeme” açıklamasının kullanıldığını iddia etti.
Kendisinde herhangi bir para kalmadığını söyleyen Bakaç, suçtan maddi menfaat elde etmediğini ileri sürdü.
“KUBİLAY VE HALİL İBRAHİM’İN ORTAK HAREKET ETTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”
Asuman Bakaç savunmasında, diğer iki şüphelinin birlikte hareket etmiş olabileceğini düşündüğünü söyledi.
Bakaç, “Ben de bu dosyada kullanıldım” diyerek suçlamaları kabul etmedi. Müştekinin zararını karşılamak istediğini de belirten Bakaç, serbest bırakılmasını talep etti.
Bakaç’ın avukatı ise müvekkilinin Kubilay Akyol’u hâkim zannettiğini, yalnızca banka hesabını kullandırdığını ve maddi kazanç elde etmediğini savundu.
AVUKAT ALAGÖZ: YAPTIĞIM İŞ TAMAMEN AVUKATLIK FAALİYETİYDİ
Şüpheli avukat Halil İbrahim Alagöz ise savcılık ve kollukta verdiği ifadeleri tekrar ettiğini belirtti.
Aydın Barosuna kayıtlı avukat olduğunu söyleyen Alagöz, müştekinin yakınlarına ait ceza dosyasını takip etmek üzere vekâlet aldığını ve 1 milyon liralık anlaşmanın avukatlık ücreti kapsamında olduğunu savundu.
Alagöz, üç kez cezaevine giderek tutuklu kişilerle görüştüğünü ve dosya kapsamında mesleki faaliyet yürüttüğünü ileri sürdü.
Kendisine gönderilen paranın vekâlet ücreti olduğunu belirten Alagöz, “Benim yaptığım işlem tamamen avukatlık işidir. Görevim dışında hiçbir iş yapmadım” dedi.
“KUBİLAY’IN HÂKİM OLDUĞUNDAN ŞÜPHELENDİM”
Alagöz, Kubilay Akyol’un hâkim olduğu bilgisini Asuman Bakaç’tan duyduğunu ancak Akyol ile hiç görüşmediğini savundu.
Bakaç’ın kendisine bir takipsizlik kararı gönderdiğini anlatan Alagöz, söz konusu belgenin sahte olduğunun bir avukat tarafından kolaylıkla anlaşılabilecek durumda olduğunu ileri sürdü.
Alagöz, bu gelişme üzerine Bakaç’ı uyardığını ve uyarı mesajlarının el konulan telefonunda bulunduğunu belirtti.
Kubilay Akyol ile herhangi bir yazışması, görüşmesi veya hukuka aykırı ilişkisi olmadığını savunan Alagöz, tahliyesini istedi.
HÂKİMLİK ÜÇ ŞÜPHELİYİ DE TUTUKLADI
Silivri Sulh Ceza Hâkimliği; müşteki anlatımları, iletişim ve mesaj kayıtları, hesap hareketleri, olayla ilgili tutanaklar ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeleri değerlendirdi.
Hâkimlik, şüphelilerin suçları işlediklerine yönelik somut olgulara dayalı kuvvetli şüphe bulunduğu kanaatine vardı.
Kararda, suçlamaların niteliği, muhtemel ceza miktarı, delillerin henüz tamamen toplanmamış olması, kaçma ve delilleri karartma ihtimali gerekçe gösterildi.
Adli kontrol tedbirlerinin soruşturmanın bu aşamasında yetersiz kalacağını değerlendiren hâkimlik, Asuman Bakaç, Kubilay Akyol ve Halil İbrahim Alagöz’ün ayrı ayrı tutuklanmasına karar verdi.
Karara karşı Silivri Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine itiraz yolunun açık olduğu belirtildi.
SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİLER
Üç şüpheli de hâkimlik sorgusunda dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmedi.
Şüpheliler hakkındaki iddialar soruşturma aşamasında bulunuyor. Kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığından, tüm şüpheliler masumiyet karinesi kapsamında değerlendiriliyor.
ETİKETLER: #Silivri • #SahteHâkim • #NitelikliDolandırıcılık • #KubilayAkyol • #AsumanBakaç • #HalilİbrahimAlagöz • #SilivriCumhuriyetBaşsavcılığı • #Tutuklama • #AdliSoruşturma
Telif Hakkı 2013 – 2026 SON TV. Tüm hakları saklıdır. Bu içerik izinsiz yayınlanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yazılamaz veya dağıtılamaz.