ABD ile İran arasında yedinci ayına giren askeri çatışmalar, küresel enerji piyasalarında ve finans analistlerinin tahmin modellerinde ağır tahribat oluşturdu. Uluslararası yatırım bankası JPMorgan, yatırımcılara gönderdiği özel bilgilendirme notunda, çatışmanın sonuna dair temel bir senaryo oluşturamadıklarını açıkça bildirdi. Bankanın emtia stratejistleri, savaşın başlangıcından bu yana ilk kez fiyatlara ilişkin baz bir öngörü sunamadıklarını belirterek, geleneksel ekonomik modellerin mevcut jeopolitik kriz karşısında etkisiz kaldığını vurguladı.
Ekonomik Kırmızı Çizgilerin Aşılması Tahminleri Zorlaştırıyor
Savaşın ilk dönemlerinde finans piyasaları, ABD yönetiminin göze alamayacağı belirli ekonomik sınırların olduğunu varsayıyordu. Bu varsayılan kriz eşikleri arasında petrolün varil fiyatının 100 doların üzerine çıkmaması, enflasyonun yüzde 4 seviyesini aşmaması, benzinin galon fiyatının 5 doları geçmemesi ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 5 sınırında kalması yer alıyordu. Ancak çatışmaların yedinci ayında bu kritik seviyelerin neredeyse tamamı aşıldı.
Piyasa uzmanları, belirlenen bu ekonomik kırmızı çizgilerin aşılmasına rağmen krizden çıkış stratejisinin netleşmediğini bildirdi. Brent petrolün varil fiyatı 103 ile 106 dolar arasında işlem görürken, ABD’de dizel yakıt fiyatları galon başına 6 doları aşarak tarihi zirvelere tırmandı. ABD 10 yıllık tahvil getirileri de yüzde 5 eşiğini geçti. Ekonomik baskıların tarafları müzakere masasına oturtacağı yönündeki beklentilerin gerçekleşmemesi, finansal tahminlerin tamamen bozulmasına yol açtı.
Hürmüz Boğazı ve Sevkiyat Hatlarındaki Aksamalar Artıyor
Küresel enerji akışının en kritik noktası kabul edilen Hürmüz Boğazı’nda ulaşım güvenliği ciddi şekilde zedelendi. Savaş öncesinde günde ortalama 120’den fazla tankerin geçtiği boğazda, mevcut koşullarda günlük geçişler düşük çift haneli sayılara geriledi. Tanker trafiğindeki kısıtlamalar nedeniyle küresel pazara ulaşamayan günlük petrol miktarının yaklaşık 10 milyon varil olduğu tahmin ediliyor.
Kriz sadece Hürmüz Boğazı ile sınırlı kalmayıp geniş bir coğrafyaya yayıldı. Yemen’deki Husilerin Babülmendep Boğazı çevresinde kontrol alanını genişletmesi ve Kızıldeniz’in güneydoğu kıyılarında baskıyı artırması, alternatif rotaları da tehlikeye attı. Ayrıca Irak’taki milis grupların Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı boru hattını hedef alması, Basra Körfezi’nde sıkışan petrolün taşınmasını sağlayan ana bypass hattının da belirsiz bir süreye kadar kapanmasına neden oldu. Suudi Arabistan’ın boru hattı kapasitesinin bir kısmını yeniden devreye sokma çabaları ise piyasadaki endişeleri tamamen gidermeye yetmedi.
Fiyat Modellerinin Bozulması ve Piyasadaki Talep Düşüşü
Finansal analizlere göre Brent petrol için mevcut koşullardaki adil değer yaklaşık 90 dolar seviyesinde hesaplanıyor. Ancak piyasada işlemlerin 100 doların üzerinde seyretmesi, varil başına yaklaşık 16 dolarlık doğrudan bir jeopolitik risk priminin fiyatlandığını gösteriyor.
Diğer yandan, petrol fiyatlarının çok daha yüksek seviyelere fırlamasını engelleyen temel unsur küresel talepte yaşanan sert düşüş oldu. Yüksek enerji maliyetleri nedeniyle küresel petrol tüketimi, geçen yılın aynı dönemine göre günlük yaklaşık 4,4 milyon varil geriledi. Stok seviyelerinin de tarihi düşük seviyelere gerilemesi, yaklaşan soğuk kış aylarında yaşanabilecek olası bir tedarik şokuna karşı piyasayı korumasız bırakıyor. Piyasaların, Orta Doğu’daki tedarik aksamalarının geçici olduğu yönündeki varsayımı sürdürmekte zorlandığı ve aksaklıkların kalıcı hale gelme riskinin giderek arttığı kaydedildi.
ABD Siyaseti ve Merkez Bankasının Faiz Hamleleri
Siyasi tarafta ise krizin çözümüne dair kısa vadeli bir sinyal bulunmuyor. ABD yönetimi, çatışmaların Kasım ayında gerçekleşecek ara seçimlerden önce sona ermesini beklemediğini duyurdu. Seçimlerin ardından petrol fiyatlarında düşüş yaşanabileceği iddia edilse de, siyasi belirsizlik piyasa üzerindeki baskıyı artırmaya devam ediyor.
Enflasyonist baskıların tırmanması üzerine ABD Merkez Bankası (Fed), son üç yılı aşkın süredir ilk kez faiz artışına gitti. Merkez Bankası yetkilileri enflasyonun uzun süredir çok yüksek seyrettiğini açıklarken, faiz artışlarının yıl boyunca ve gelecek döneme yayılarak devam edebileceğini bildirdi. Yüksek enerji maliyetleri ve kış aylarının yaklaşması, genel ekonomik görünümü zorlaştırmayı sürdürüyor.
Sıkça Sorulanlar
JPMorgan petrol fiyatı tahmininde neden zorlanıyor?
ABD-İran savaşının uzaması, 100 dolar üzeri petrol ve %5 üzeri tahvil faizleri gibi varsayılan ekonomik sınırların aşılması ve çatışmanın sonuna dair net bir senaryo bulunmaması nedeniyle geleneksel tahmin modelleri yetersiz kalmaktadır.
Hürmüz Boğazı'ndaki son durum nedir?
Savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan günlük tanker geçişleri normal seviye olan 120'den düşük çift haneli sayılara gerilemiş, bu durum günlük yaklaşık 10 milyon varil petrolün küresel pazara ulaşmasını engellemiştir.
ABD petrol fiyatlarındaki artışa karşı nasıl bir adım attı?
ABD Merkez Bankası (Fed), yüksek enflasyon ve enerji maliyetleriyle mücadele etmek amacıyla son üç yılı aşkın süredir ilk kez faiz artışına gitmiştir.
Savaşın petrol fiyatları üzerindeki risk primi ne kadardır?
Brent petrolün adil değeri yaklaşık 90 dolar olarak hesaplanırken, piyasadaki 100 doların üzerindeki işlemler varil başına yaklaşık 16 dolarlık jeopolitik risk primine işaret etmektedir.
