İran, ABD’nin son teklifini Pezeşkiyan’a sundu
İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani, Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin ABD’den alınan son teklifi Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’a sunduğunu açıkladı. Muhacerani, teklifin Bakanlar Kurulu’nda değerlendirileceğini, teklifin içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşılmayacağını bildirdi.
Açıklama, Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine açılması, ateşkes koşulları ve tarafların karşılıklı yükümlülükleri için yürütülen dolaylı temasların ardından geldi. Erakçi’nin New York’taki görüşmeleri hakkında Bakanlar Kurulu’na bilgi verdiği, İran’ın boğazın yeniden açılmasına ilişkin şartlarını da arabulucular üzerinden ilettiği belirtildi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın yedi günlük teklifini kamuoyu önünde reddettiğini söylemesine rağmen, ABD ve İranlı yetkililer New York’ta Katarlı arabulucularla ayrı ayrı temaslarını sürdürdü. Görüşmelerde çatışmaların durdurulması, Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine açılması ve tarafların karşılıklı koşullarının hangi sırayla uygulanacağı ele alındı.
Erakçi, Katarlı arabulucularla yeniden görüştüklerini ve İran’ın şartlarının nasıl uygulanabileceğine dair fikir alışverişi yaptıklarını söyledi. Erakçi, arabulucuların önerileri Washington’a yeniden sunacağını bildirdi.
Erakçi, New York’tan Tahran’a döneceğini açıklamıştı. ABD’nin son teklifinin Pezeşkiyan’a sunulmasıyla birlikte İran tarafı, değerlendirme sonucunda atılacak adımları Tahran’da belirleyecek. İran heyeti, ABD ile doğrudan yeni bir müzakere turu yapıldığı iddiasını reddetmişti.
Trump, İran’a yönelik askeri saldırıların yeniden başlatılması ihtimali sorulduğunda seçeneği her zaman değerlendirdiğini söyledi. ABD Başkanı ayrıca, ABD ordusunun Hürmüz Boğazı’ndan petrol geçişini kolaylaştırdığını savunarak hafta sonunda boğazdan 20 milyon varilden fazla petrol geçtiğini öne sürdü. ABD Savunma Bakanlığı yetkililerinden biri de cuma akşamı boğazdan 22 milyon varil petrol ihraç edildiğini bildirdi. İran yönetimi, ABD teklifini Bakanlar Kurulu düzeyinde değerlendirecek.
Tarafların temasları sürse de temel anlaşmazlık karşılıklı adımların hangi sırayla atılacağı noktasında devam ediyor. Tahran, deniz ablukasının ve ekonomik baskının kaldırılmasından önce boğazı tamamen açmayacağını bildiriyor. Arabulucuların üzerinde çalıştığı taslakta ise boğazın açılması ile deniz ablukasının kaldırılmasının ilk aşamada birlikte ele alınması, yaptırımların kaldırılmasının daha sonra görüşülmesi seçeneği bulunuyor.
İran’ın yedi günlük teklifinde hangi maddeler vardı?
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, arabulucular üzerinden ABD’ye Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine açılması için yedi günlük bir yol haritası sunduklarını açıkladı. Erakçi, ABD’nin gerekli koşulları yaklaşık dört veya beş gün içinde yerine getirmesi hâlinde boğazın planın altıncı gününde açılabileceğini, yedinci gününde ise görüşmelerin başlayabileceğini söyledi.
Planın ilk aşamasında ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırması, petrol satışlarına ilişkin yaptırımları hafifletmesi ve dondurulmuş İran varlıklarının bir bölümünü serbest bırakması talep edildi. Bazı haberlerde İran’ın yaklaşık 12 milyar dolarlık dondurulmuş varlığa erişim istediği bildirildi. İran ayrıca Lübnan’ı da kapsayan bölgesel çatışmaların durdurulmasını şartlar arasına koydu.
İran tarafı, karşılık olarak Hürmüz Boğazı’nı uluslararası gemi trafiğine yeniden açmayı ve nükleer dosya ile bölgesel güvenlik konularındaki görüşmelere başlamayı teklif etti. Bazı aktarımlarda boğazın yedinci günün sonunda açılacağı bilgisi de yer aldı. Erakçi, nihai kararın Washington’a ait olduğunu söyledi.
Washington’ın Hürmüz Boğazı ve nükleer şartları
Haberlere göre ABD yönetimi, yaptırımların hafifletilmesinden ve deniz ablukasının kaldırılmasından önce Hürmüz Boğazı’nın derhal gemi geçişine açılmasını istiyor. Arabulucuların yürüttüğü mevcut temasların yalnızca Hürmüz Boğazı’na odaklandığını söyleyen Erakçi, İran’ın nükleer program konusunda taviz verdiği veya nükleer başlıkta yeni bir görüşme yapıldığı iddialarını reddetti.
Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasında ABD’nin temel hedefinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu söyledi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ABD ile imzalanan mutabakat zaptına bağlı olduklarını, ancak anlaşmazlıkların çözümü için karşılıklı sabır ve hoşgörü gerektiğini bildirdi.
Pezeşkiyan, İran’ın nükleer silah geliştirmeyi dini açıdan yasak gördüğünü yineledi ve Birleşmiş Milletler’e bağlı nükleer denetçilerin ülkeye girişine izin verilebileceğini söyledi. Pezeşkiyan, denetim koşullarının müzakerelerde özel mutabakatlarla belirlenebileceğini belirtti. Buna karşılık İranlı üst düzey bir yetkili, uranyum zenginleştirme hakkı ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması konusunda taviz verilmeyeceğini bildirdi. Washington ile Tahran arasındaki temel ayrılık, İran’ın nükleer faaliyetlerinin kapsamı, doğrulanması ve yaptırımların hangi aşamada kaldırılacağı başlıklarında sürüyor.
Boğazdaki güvenlik riski ve askeri seçenek tartışması
Hürmüz Boğazı çevresinde güvenlik riski diplomatik temaslara rağmen sürüyor. İran medyasında, Kişm Adası yakınlarında patlama sesleri duyulduğu ve bazı gemilere gemisavar füze ya da insansız hava aracıyla saldırı düzenlenmiş olabileceği yönünde haberler yayımlandı. İranlı yetkililer aynı gün bu saldırıları resmen doğrulamadı.
İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nda ABD yapımı insansız bir denizaltı aracı ele geçirdiğini açıkladı. Devrim Muhafızları, aracın casusluk amacıyla kullanıldığını savunarak verilerin incelenmek üzere uzmanlara teslim edildiğini bildirdi. ABD tarafından ele geçirme iddiasına ilişkin kamuya açık bir doğrulama yapılmadı.
İran Devrim Muhafızları, İran makamlarıyla koordinasyon kurmayan gemilere boğazın kapalı olduğunu savunuyor. İran, denizcilik şirketlerinden geçici ve onaylı bir rotayı kullanmalarını, ilgili ücretleri ödemelerini istiyor. Arabulucuların görüştüğü düzenlemelerden birinde Umman’la koordine edilen geçici bir deniz rotası ve geçişlerden ücret alınmaması seçeneği de yer alıyor.
Adı açıklanmayan ABD’li yetkililerin aktardığı bilgilere göre Trump, İran’a karşı büyük çaplı savaş operasyonlarını kısa vadede yeniden başlatma konusunda temkinli davranıyor. Aynı haberlerde, ABD ordusunun azalan mühimmat stoklarını Asya-Pasifik bölgesinde Çin’le yaşanabilecek olası gerilimler ile diğer küresel krizler için korumak istediği öne sürüldü.
Bu değerlendirme, askeri seçeneğin tamamen kaldırıldığı anlamına gelmiyor. İddialara göre Trump, Kongre ara seçimlerinden sonra İran’a yönelik saldırıların yeniden başlaması ihtimalini çalışma ekibiyle konuştu. Olası bir operasyonun kapsamı, hedefleri ve zamanlaması hakkında kamuya açıklanmış bir karar bulunmuyor.
İran yönetimi içindeki yaklaşımlar da farklılaşıyor. Diplomatlar yaptırımların hafifletilmesi ve ateşkes için formül ararken, İran’ın güvenlik kurumlarının uzun süreli çatışmaya hazırlanılması gerektiği yönünde daha sert mesajlar verdiği bildiriliyor. Ekonomik baskı, deniz ticaretindeki aksama ve bölgesel güvenlik riski, diplomatik çözüm arayışını daha önemli hale getiriyor.
Hürmüz Boğazı neden küresel ekonomi için önemli?
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ndeki enerji üreticilerini açık denizlere bağlayan başlıca deniz geçişlerinden biri olarak kabul ediliyor. Savaştan önce dünya petrolü ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si boğazdan geçiyordu. Boğazdaki geçiş güvenliği, petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatları ile deniz taşımacılığı maliyetlerini doğrudan etkiliyor.
Deniz taşımacılığı verileri, son 10 günde boğazdan günlük ortalama yaklaşık 18 geminin geçtiğini, bazı günlerde geçiş sayısının dokuza kadar düştüğünü gösteriyor. Orta Doğu’nun önde gelen üreticilerinden yapılan ham petrol ihracatının eylülde günlük yaklaşık 12,8 milyon varile yükseldiği, ancak Hürmüz Boğazı’ndaki akışın çatışma öncesi düzeyin altında kaldığı bildirildi. Gemi trafiğinin kesintiye uğraması, enerji fiyatları üzerinde baskı oluşturabilir ve tedarik zincirlerinde gecikmelere neden olabilir.
Petrol fiyatları, Trump’ın açıklamaları ve yeni dolaylı görüşme beklentisiyle dalgalandı. Brent petrolün varil fiyatı pazartesi günü yaklaşık 105 dolar düzeyinde işlem görürken, önceki yükselişlerde 108 doların üzerine çıktığı bildirildi. İran’da doların serbest piyasa kuru 2,4 milyon riyali aşarken, yıllık enflasyonun ağustosta yüzde 61,4’e ulaştığı bildirildi. Yaptırımlar, dış ticaretteki aksama ve yüksek gıda fiyatları, Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırıyor.
İran, boğazdaki güvenli deniz rotaları konusunda Umman’la varılan anlayış hakkında Suudi Arabistan’a bilgi verdi. Bölgesel çatışmaların Kızıldeniz’deki alternatif güzergâhlar ve enerji altyapısı üzerindeki baskıyı artırması, Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güvenliğinin önemini daha da yükseltiyor.
İran’ın planında Hürmüz Boğazı’nın açılmasının merkezde yer alması, diplomatik girişimin yalnızca ikili ilişkilerle değil, bölgesel ticaret ve enerji güvenliğiyle de bağlantılı olduğunu gösteriyor. ABD’nin son teklifinin İran yönetimine ulaşması, yeni bir teklif ihtimalini açık tutuyor. Ancak deniz ablukası, yaptırımlar, nükleer program ve boğazdaki geçiş sırası konularında uzlaşma sağlanmadan kalıcı ateşkes ihtimali sınırlı kalıyor.
Sıkça Sorulanlar
ABD'nin son teklifi İran'da kime sunuldu?
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD'den gelen son teklifi değerlendirilmek üzere Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a sundu. İran hükümeti, teklifin Bakanlar Kurulu'nda ele alınacağını bildirdi.
ABD'nin İran'a ilettiği teklifin içeriği açıklandı mı?
İran hükümeti, ABD'nin son teklifinin içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Teklifin Hürmüz Boğazı ve ateşkes koşulları için süren dolaylı temasların ardından geldiği belirtildi.
Hürmüz Boğazı görüşmelerinde temel anlaşmazlık nedir?
Temel anlaşmazlık, boğazın açılması, deniz ablukasının kaldırılması ve yaptırımların hafifletilmesi gibi karşılıklı adımların hangi sırayla uygulanacağıdır. İran, ekonomik ve deniz baskısı kaldırılmadan boğazı tamamen açmayacağını bildiriyor.
Hürmüz Boğazı küresel ekonomi için neden önem taşıyor?
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ndeki enerji üreticilerini açık denizlere bağlayan ana geçişlerden biridir. Dünya petrolü ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'si çatışma öncesinde boğazdan geçiyordu.
