Davutoğlu açıkladı: Naci Ağbal ile Berat Albayrak arasında neler yaşandı?

TV 5’e konuk olan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan istifa sürecini değerlendirdi.

“İstifayı gördüğüm anda önce tereddüt ettim. Böyle bir şey olmaz diye tereddüt etmedim ama bu kadar kötü bir Türkçe ile, böylesine yanlış bir yöntemle bir istifa açıklanıyorsa buna inanması insanın zor geliyor” diyen Davutoğlu, “Bir müddet teyit ve tekzip gelmeyince ortaya çıktı. Devlet geleneğimiz itibarıyla hem hicap hem hüzün duydum. Çünkü istifa bir müessesedir. Saygın bir müessesedir. İnsanı rezil etmez bazen onur da kazandırır. İstifa bireysel bir duruştur. Bir kültürü, ahlakı vardır. Bu devlet ahlakına aykırıdır. Devlet ahlakının ne kadar bozduklarının işaretidir” ifadelerini kullandı.

“İSTİFA, ŞANTAJ MESELESİ HALİNE DÖNÜŞTÜ”

‘İstifa müessesini de devlet müessesi gibi çökerttiler. İstifa bir şantaj meselesi haline dönüştü’ diye devam eden Davutoğlu, “Böyle makamlarda oturanlar hak etmeden o makamlara geldikleri zaman kendileri terk ettiklerinde ülkenin de çökeceğini zannederler. ‘Ben bir rest çekeyim herkes kıymetimi anlasın’ diye düşünür. Sosyal medyada sürülerle insanlar ‘Hadi dön’ diye alkış toplarlarsa Cumhurbaşkanı üzerinde psikolojik etki yapacağını düşünüyorlar” dedi ve İçişleri Bakanı Soylu’nun istifasında bunun başarılı olduğunu ifade etti.

“MEDYA 3 MAYMUNU OYNADI”

Berat Albayrak’ın istifasında basının sessiz kalması hakkında konuşan Davutoğlu, “Bu durum basın özgürlüğünün olmadığını gösterdi. Birkaç medya kuruluşu hariç medyanın ‘3 maymun’ oynadı” dedi.

Davutoğlu, bunun altında yatan sebebin Albayrak’ın ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı’ olmasından da kaynakalandığını ifade ederek, “Bu ilişkilerin bu kadar laçkalaşmasının sebebi devlet hayatıyla aile hayatının iç içe geçmiş olmasının doğurduğu informellik. Aile hayatı informeldir. Devlet formel olmak zorunda. Aile hayatının bu özelliği devlet hayatına yansıyınca bunu devlete yansıtmaya başlıyorsunuz. Devlet hayatına yansıttığınızda o ilişkilerin hatları karışıyor. Nepotizm devlete hakim olmamalı” diye konuştu.

ERDOĞAN İLE ARASINDAKİ ‘ALBAYRAK’ DİYALOĞU

Başbakanlığı döneminde Berat Albayrak hakkındaki düşüncelerini de açıklayan Davutoğlu, ‘Cumhurbaşkanına listeyi götürdüğünzde Berat Albayrak dayatması yapıldı mı?’ sorusunu yanıtladı.

Davutoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı ile aramızdaki özel diyalogları yansıtmak istemem ama herkes bilir ki ben akrabaların milletvekili seçilmesine karşı çıktım. Bu konuda kaygılarımı Sayın Cumhurbaşkanına ifade ettim. Milletvekili seçildiği andan itibaren” dedi.

“BİR PAZARLIK MI YÜRÜDÜ?”

Albayrak’ın istifası hakkında, ‘Yöntemin kendisi bu istifanın planlı olmadığını gösteriyor’ diyen Davutoğlu, “Esas onuru zedelenen Cumhurbaşkanı makamıdır. İstifayı anında kabul etseydi o makamın onuru korunurdu, 24 saat niye gecikti Sayın Cumhurbaşkanı? Bir pazarlık mı yürüdü, müzakere mi yürüdü? Bu soruların cevapları da gizli. Bilmediğim için soruyor değilim. Cumhurbaşkanı makamının gereği şuydu: İstifa mı sundun, anında kabul etmek gerekir. İstifayı duyduğu anda kabul etmeyen bir makam müzakereye açık anlamına gelir. Cumhurbaşkanlığı makamı müzakere makamı değildir” şeklinde konuştu.

ERDOĞAN’IN ‘ALBAYRAK TAVRI’NI ANLATTI

Ahmet Davutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

  • Ben burada öfke, sitem gördüm. Bir bakan bütün her şeyini borçlu olduğu bir cumhurbaşkanına dönük olarak istifa ederken teşekkür bile etmiyor mektubunda. Sayın Cumhurbaşkanı artık aile ferdinin arkasında duramaz hale geldi.

  • Sayın Cumhurbaşkanı daha önce benzer sebeplerle giden heyetlere Berat bey söz konusu olduğunda çok sert tavır gösterdiğini de biliyorum. Yorum değil, biliyorum. Berat beyi tartışma konusu yapmadı hiçbir zaman. Deprem sarsıntısı geçirirken artık bu gerçeği görememezlik edemezdi.

“İKİ KANAT VAR, ERDOĞAN İKİNCİ KANADA TAVIR ALDI”

Döneminde Maliye Bakanı olarak görev yapan Naci Ağbal hakkında konuşan Davutoğlu şu ifadeleri kullandı:

  • Sayın Ağbal bürokrasi içinde yetişmiş biridir. Formal ve dürüst bir devlet adamıdır. İki yöntem farkı var. Devlet adamlığını bilen biri var. Bir de Sayın Hazine ve Maliye Bakanı etrafında trollerle sosyal medyayı yöneten bir başka güruh vardı.
  • Formel bir devlet kültüründen geçmemiş olanlarla geçmiş olanlar arasında doğal bir yöntem çatışması olduğunu ben geriden geriye hissediyorum. Bunun bir hukuku var. Bu iki kanadın anlaşması mümkün değildir.

  • Sayın Cumhurbaşkanı hep son yıllarda informel, agresif ve şahsiyet suikastı yapan bir güruh lehine tavrını koymuştu. Aramızdaki görüş ayrılıklarından biri de o zamandan itibaren buydu.

  • Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sürdükçe devlet yönetimi geleneği içinde yetişmiş en kaliteli bürokratlar bile birer birer harcanacak.

Kaynak: Sözcü