Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya’nın ev sahipliğindeki COP31 öncesinde Türkiye’nin zirvede savunacağı 10 önceliği açıkladı. Kurum, Türkiye’nin iklim diplomasisi programını “diyalog, uzlaşı ve aksiyon” ilkeleri üzerine kurduğunu, hedeflerin yatırım ve uluslararası iş birlikleriyle hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Kurum, 26 Ekim’de Ankara’da düzenlenen iklim diplomasisi panelinde COP31’in yalnızca müzakere başlıklarından oluşmayacağını bildirdi. Antalya’daki toplantılarda sıfır atık, denizlerin korunması, gıda güvenliği, iklime dayanıklı şehirler, iklim finansmanı, temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme ve gençlerin katılımı gibi alanlar ele alınacak.
COP31’de uygulama ve finansman gündemi öne çıkacak
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da yapılacak. Kurum, Türkiye’nin zirvede ana mesajının iklim hedefleri için uygulamaya geçilmesi olacağını belirtti.
Kurum’a göre ülkelerin iklim krizindeki sorumlulukları, mali kapasiteleri ve ihtiyaçları farklılık gösteriyor. Türkiye, kuraklıkla mücadele eden ülkeler ile deniz seviyesinin yükselmesinden etkilenen ada devletlerinin taleplerini aynı müzakere zemini içinde buluşturmayı amaçlıyor.
COP31 hazırlıkları kapsamında yıl boyunca 51 ziyaret gerçekleştirildi, 16 uluslararası zirveye katılım sağlandı. Türkiye, söz konusu temaslardan elde edilen talepleri Antalya’daki görüşmelere taşımayı planlıyor. İklim Uygulama Köprüsü adlı girişimle ülkelerin iklim hedeflerinin teknik destek, proje hazırlığı ve finansmana erişim mekanizmalarıyla eşleştirilmesi hedefleniyor.
Sıfır atık ve döngüsel ekonomi ilk sırada
Kurum, COP31’in öncelikleri arasında sıfır atığın ilk sırada yer aldığını açıkladı. Türkiye, 2035’e kadar küresel belediye atık üretimindeki beklenen artışı en az yarı yarıya azaltmayı ve döngüsel malzeme kullanım oranını en az yüzde 15’e yükseltmeyi amaçlayan uluslararası ortaklıkları destekleyecek.
Bakanlığın verilerine göre Türkiye’de geri kazanım oranı 2017’de yüzde 13 seviyesindeyken 2025’te yüzde 37’ye çıktı. Aynı dönemde 90 milyon ton atık geri kazanıldı ve ekonomiye yaklaşık 365 milyar liralık katkı sağlandı.
Depozitolu Ambalajlar Sistemi kapsamında da 520 milyon ambalajın yeniden ekonomiye kazandırıldığı bildirildi. Kurum, sıfır atık uygulamalarını yalnızca atık yönetimi değil, iklim diplomasisinin ortak çalışma alanlarından biri olarak tanımladı.
Elektrifikasyon ve enerji verimliliği hedefleri
COP31 gündeminin önemli başlıklarından biri temiz enerji dönüşümü olacak. Türkiye, küresel nihai enerji tüketiminde elektrifikasyonun payını 2035’e kadar yüzde 35’e ulaştırmaya dönük iş birliklerini geliştirmeyi planlıyor. Binalarda enerji kullanım yoğunluğunun da aynı tarihe kadar en az yüzde 25 azaltılması hedefleniyor.
Enerji alanındaki bir analiz, Türkiye’de elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 22 olduğunu ortaya koydu. Analize göre mevcut teknolojilerle söz konusu oran uzun vadede yüzde 85’e kadar yükselebilir. Binalarda enerji tüketiminin tamamı, ulaşımın yüzde 96’sı ve sanayinin yüzde 58’i elektrikli teknolojilere geçiş potansiyeli taşıyor.
Türkiye’nin 2035’te yüzde 35 elektrifikasyon oranına ulaşabilmesi için dönüşüm hızını belirgin biçimde artırması gerekiyor. Son 11 yılda elektrifikasyon 1,3 puan yükseldi. Mevcut eğilim sürerse oranın 2035’te yüzde 24 düzeyinde kalabileceği hesaplanıyor.
Isı pompaları, elektrikli araçlar, güneş ve rüzgâr yatırımları enerji dönüşümünün temel araçları arasında gösteriliyor. Elektrifikasyonun yaygınlaşması, fosil yakıt ithalatına bağımlılığın azalmasına ve enerji güvenliğinin güçlenmesine katkı sağlayabilir.
Antalya’da liderler, medya ve gönüllüler ağırlanacak
COP31 için Antalya’da 85 liderin, yaklaşık 1,5 milyon katılımcı ve misafirin ağırlanması öngörülüyor. Zirvede 3 bin medya mensubunun görev yapması, 45 bin gönüllünün organizasyona destek vermesi bekleniyor. Toplantılar ve etkinlikler 1,1 milyon metrekarelik alanda düzenlenecek.
Kurum, iklim zirvesinin kültürel ve sanatsal etkinliklerle de destekleneceğini söyledi. Zirve programında paneller, sergiler ve konserlerin yer alması planlanıyor.
Antalya, Akdeniz havzasındaki konumu nedeniyle iklim krizinin etkilerine açık kentlerden biri olarak değerlendiriliyor. Kurum, yakın dönemde kentte yaşanan hortumda dört kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, iklime dayanıklı kentler ve kentsel dönüşüm çalışmalarının önemini vurguladı.
Türkiye, COP31’de iklim finansmanı, temiz enerji ve dayanıklı altyapı için ortak adımlar arayacak. Antalya zirvesinin sonucunu, ülkelerin hedefleri kadar söz konusu hedefler için oluşturulacak finansman ve uygulama mekanizmaları belirleyecek.
Sıkça Sorulanlar
COP31 ne zaman ve nerede yapılacak?
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek.
Türkiye COP31’de hangi başlıkları öne çıkaracak?
Türkiye; sıfır atık, denizlerin korunması, gıda güvenliği, iklime dayanıklı şehirler, iklim finansmanı, temiz enerji, yeşil sanayileşme ve gençlerin katılımını öne çıkaracak.
COP31 için Antalya’da kaç katılımcı bekleniyor?
COP31 kapsamında Antalya’da 85 liderin, yaklaşık 1,5 milyon katılımcı ve misafirin ağırlanması öngörülüyor. Organizasyonda 3 bin medya mensubu ile 45 bin gönüllünün yer alması bekleniyor.
Türkiye’nin elektrifikasyon hedefi nedir?
Türkiye, uluslararası iş birlikleri yoluyla küresel nihai enerji tüketiminde elektrifikasyonun payının 2035’e kadar yüzde 35’e ulaşmasını desteklemeyi hedefliyor. Türkiye’de elektriğin nihai enerji tüketimindeki mevcut payı yüzde 22 seviyesinde bulunuyor.
Sıfır atık COP31 gündeminde neden yer alıyor?
Sıfır atık, atık üretimini azaltma, geri kazanımı artırma ve döngüsel ekonomiyi güçlendirme hedefleri nedeniyle COP31’in temel gündemlerinden biri olacak. Türkiye, 2035’e kadar küresel belediye atık üretimindeki beklenen artışın en az yarı yarıya azaltılmasını savunuyor.
