Basın ve meslek örgütleri, gazetecilere yönelik tutuklamalar, erişim engelleri ve medya kuruluşlarına yönelik uygulamalara karşı 24 Ekim 2026’da en az 10 ilde eş zamanlı eylem düzenledi. İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere birçok kentte yapılan yürüyüş ve basın açıklamalarında, gazetecilerin serbest bırakılması, erişim engellerinin kaldırılması ve basın özgürlüğünün korunması istendi.
Rapor temmuz-eylül dönemindeki ihlalleri sıraladı
BİA’nın üç aylık medya gözlem çalışması; gazetecilere yönelik tutuklama, gözaltı, soruşturma, dava, erişim engeli ve idari para cezası kararlarını kapsıyor. Raporda, inceleme döneminde en az iki gazetecinin hapis cezası aldığı, iki gazetecinin ise beraat ettiği bilgisi yer aldı.
Rapor, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesindeki “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasının gazetecilere yönelik soruşturma, kovuşturma ve tutuklamalarda kullanıldığı değerlendirmesine yer verdi. İnceleme döneminde en az 17 gazetecinin; yanıltıcı bilgi yayma, Cumhurbaşkanına hakaret, hakaret veya iftira iddialarıyla açılan soruşturmalarda adının geçtiği belirtildi.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun aynı dönemde televizyon kuruluşlarına haber ve program yayınları nedeniyle toplam 1 milyon 104 bin lira idari para cezası verdiği de rapora yansıdı. Dört yaptırımın ikisinin “tarafsızlık”, ikisinin “hukukun üstünlüğü” ilkesi gerekçesiyle uygulandığı aktarıldı.
Yedi gazeteci farklı suçlamalarla tutuklandı
BİA verilerine göre Temmuz-Eylül döneminde Tuğba Tekerek, Ali Tarakcı, Selahattin Günday, Oya Lale Arslan, Fatih Ergin, İrem Delice ve Fatma Sibel Gürcihan tutuklandı. Raporda, tutuklamalara “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “MİT Kanunu’na muhalefet” ve “LGBT propagandası” iddialarının gerekçe gösterildiği bildirildi.
Rapor, yedi tutuklama kararının en az beşinde TCK’nin 217/A maddesinin etkili olduğunu belirtti. Tutuklama, ceza yargılamasında bir tedbirdir ve kişiler hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmez.
Temmuz-Eylül döneminin dışında, ekim ayında gazetecilerle ilgili yeni adli kararlar da gündeme geldi. Murat Ağırel’in İstanbul’daki aklama iddiasına ilişkin soruşturmada 19 Ekim’de tutuklandığı, İsmail Arı’nın ise eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikâyeti üzerine yürütülen soruşturmada 21 Ekim’de tutuklandığı bildirildi. Bu iki karar, BİA raporunun kapsadığı üç aylık döneme dahil değil.
Erişim engelleri haberler ve hesapları kapsadı
Rapora göre en az 52 çevrimiçi haber için erişim engeli kararı verildi. Gazeteciler ile medya kuruluşlarının sosyal medya hesaplarına yönelik kararlar da raporun başlıkları arasında yer aldı.
İnceleme döneminde beş gazetecinin ve dört medya kuruluşunun X hesabına erişim engeli getirildiği bildirildi. Rapor ayrıca fon piyasalarındaki usulsüzlük iddialarını konu alan haber ve yorumların da erişim engelleriyle karşılaştığını aktardı.
Raporda, bir haber sitesinin “LGBT propagandası” iddiasıyla kapatıldığı bilgisi de yer aldı. Aynı üç aylık dönemde İstanbul, Ankara, Kırklareli, Kocaeli, Trabzon ve Antalya’da en az 13 gazetecinin gözaltına alındığı; en az beş habercinin fiziki saldırıyla karşılaştığı belirtildi.
Gazeteciler çok sayıda kentte yürüyüş yaptı
Basın meslek örgütlerinin çağrısıyla 24 Ekim’de İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir, Antalya, Adana, Kocaeli, Van ve Diyarbakır’da eylemler yapıldı; başka kentlerdeki katılımlarla eylemlerin en az 10 ile yayıldığı bildirildi. Ortak açıklamada, gazetecilere yönelik tutuklamaların, haber sitelerine ve sosyal medya hesaplarına getirilen engellerin toplumun haber alma hakkını sınırladığı savunuldu.
İstanbul’da katılımcılar Kadıköy Boğa Heykeli’nden iskele yönüne yürüdü. Ankara’da Kolej Metrosu önünde bir araya gelen gazeteciler ve yurttaşlar Sakarya Meydanı’na yürüdü. İzmir’deki eyleme Özgür Özel katıldı; İstanbul’daki yürüyüşe ise Tülay Hatimoğulları destek verdi.
Ankara’daki açıklamada tutuklu gazeteciler İsmail Arı, Derya Okatan ve Şaban Sevinç’in cezaevinden gönderdiği mesajlar okundu. Mesajlarda gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklandıkları görüşü dile getirildi ve meslektaşlarıyla dayanışma çağrısı yapıldı.
Ortak açıklamada basın özgürlüğü vurgulandı
Basın meslek örgütleri, ortak metinde gazeteciliğin halkın haber alma hakkı için yürütülen kamusal bir faaliyet olduğunu belirtti. Açıklamada, gazetecilerin haberleri, soruları ve araştırmaları nedeniyle gözaltına alınmasına, tutuklanmasına veya ev hapsi tedbirleriyle karşılaşmasına itiraz edildi.
Ortak metinde tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması, haberlere ve sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerinin sonlandırılması, medya kuruluşlarına yönelik kayyum uygulamalarına son verilmesi ve kamu reklamları ile ilanlarının adil dağıtılması talep edildi.
Açıklamada, Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi hatırlatıldı. Basın meslek örgütleri, ifade ve basın özgürlüğünün halkın haber alma hakkının temel güvenceleri arasında bulunduğunu, kişi özgürlüğüne müdahale eden tedbirlerde somut gerekçe, zorunluluk ve ölçülülük ilkelerine uyulması gerektiğini belirtti.
Sıkça Sorulanlar
Basın ve meslek örgütleri hangi tarihte eylem yaptı?
Basın ve meslek örgütleri, 24 Ekim 2026 Cumartesi günü gazetecilere yönelik tutuklamalar ve sansür uygulamalarına karşı eylem düzenledi.
Eylemler hangi kentlerde yapıldı?
Eylemler İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir, Antalya, Adana, Kocaeli, Van ve Diyarbakır dahil en az 10 ilde yapıldı. Bazı kentlerde yürüyüş, bazı kentlerde basın açıklaması düzenlendi.
BİA Medya Gözlem Raporu ne açıkladı?
BİA Medya Gözlem Raporu, Temmuz-Eylül 2026 döneminde Türkiye'de en az yedi gazetecinin tutuklandığını ve en az 52 çevrimiçi habere erişim engeli getirildiğini bildirdi.
Eylemlerde hangi talepler öne çıktı?
Basın meslek örgütleri tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını, erişim engelleri ile kayyum uygulamalarının son bulmasını ve kamu ilanlarıyla reklamların adil dağıtılmasını istedi.
