FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan bir ilçe emniyet müdür yardımcısının Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı bireysel başvuruda karar çıktı. Yaklaşık 70 sayfalık gerekçeli kararda AYM, Garson verileri, veri analiz raporları, örgütsel kodlamalar ve tanık anlatımlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Başvurucu, kamuoyunda Garson verileri olarak bilinen dijital kayıtların güvenilir olmadığını, hakkında kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyeti bulunmadığını ve kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü. Ancak Anayasa Mahkemesi bu iddiaları yerinde bulmadı.
A.A. İLÇE E.M. YARDIMCISI OLARAK GÖREV YAPIYORDU
Kararda yer alan bilgilere göre başvurucu, olayların yaşandığı dönemde A.A. İlçe E.M. Yardımcısı olarak görev yapıyordu.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından yürütülen incelemeler kapsamında 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan başvurucu, önce OHAL Komisyonu’na başvurdu. Komisyonun ret kararının ardından idare mahkemesi, istinaf ve Danıştay süreçleri de başvurucu aleyhine sonuçlandı.
Son olarak dosya Anayasa Mahkemesi’nin önüne geldi.
GARSON VERİLERİ VE KODLAMALAR DOSYANIN MERKEZİNDE YER ALDI
Kararın önemli bir bölümünü, kamuoyunda “Garson” olarak bilinen dijital veri kayıtları oluşturdu.
FETÖ’nün emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin olduğu belirtilen dijital materyallerde çok sayıda emniyet personeline yönelik örgütsel değerlendirmeler ve kodlamalar yer alıyordu.
Mahkeme kararında söz konusu verilerin yıllar içerisinde teknik incelemelerden geçirildiği, veri analiz raporlarının hazırlandığı ve farklı veri kaynaklarıyla karşılaştırıldığı belirtildi.
A4 KODLAMASI DİKKAT ÇEKTİ
Başvurucu hakkında hazırlanan veri analiz raporlarında A4 kodlamasının bulunduğu ifade edildi.
Kararda A4 kodunun, örgüt içerisinde “mensubiyeti, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı yüksek seviyede olan kişi” anlamında kullanıldığı yönündeki değerlendirmelere yer verildi.
Ancak Yüksek Mahkeme, yalnızca bu kodlama nedeniyle işlem yapılmadığını özellikle vurguladı.
AYM’DEN GARSON VERİLERİNE İLİŞKİN KRİTİK DEĞERLENDİRME
Kararın en dikkat çeken yönlerinden biri, Garson verilerinin hukuki değeri konusunda yapılan değerlendirme oldu.
Anayasa Mahkemesi, veri analiz raporlarında yer alan kodlamaların tek başına otomatik olarak örgüt üyeliği veya iltisakın kesin kanıtı sayılamayacağını belirtti.
Buna karşılık söz konusu verilerin tamamen değersiz veya hukuka aykırı kabul edilmesinin de mümkün olmadığı ifade edildi.
Mahkeme, bu verilerin tanık anlatımları ve diğer somut delillerle birlikte değerlendirilebileceğini kaydetti.
TANIK BEYANLARI DA DEĞERLENDİRİLDİ
AYM kararında yalnızca dijital kayıtların değil, dosyada yer alan tanık anlatımlarının da dikkate alındığı görüldü.
Başvurucu hakkındaki veri analiz raporları, tanık beyanları ve diğer bilgi notlarının birlikte değerlendirildiği belirtilirken, idarenin yalnızca tek bir veriye dayanarak işlem tesis etmediği vurgulandı.
İLTİSAK VE İRTİBAT TARTIŞMASI
Kararda FETÖ soruşturmalarında sıkça kullanılan iltisak ve irtibat kavramları da ele alındı.
Anayasa Mahkemesi, bu kavramların tamamen belirsiz olmadığını, yargısal içtihatlarla şekillenen ve somut olaylara göre değerlendirilmesi gereken hukuki kavramlar olduğunu ifade etti.
Mahkemeye göre iltisak ve irtibat değerlendirmelerinde tüm deliller birlikte incelenmeli.
DEVLETİN SADAKAT BEKLENTİSİ VURGULANDI
Yüksek Mahkeme, özellikle polis, asker, hâkim ve savcı gibi kritik görevlerde bulunan kamu görevlilerinin devlete karşı özel bir sadakat yükümlülüğü taşıdığına dikkat çekti.
Kararda, kamu gücü kullanan personelin görevlerinin niteliği gereği daha sıkı değerlendirmelere tabi tutulabileceği belirtildi.
15 TEMMUZ VE OHAL SÜRECİ KARARDA GENİŞ YER BULDU
AYM, kararında 15 Temmuz darbe girişiminin devletin anayasal düzenine ve milli güvenliğine yönelik ağır bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Bu nedenle OHAL döneminde alınan tedbirlerin değerlendirilmesinde dönemin koşullarının dikkate alınması gerektiği ifade edildi.
Mahkeme, kamu görevinden çıkarma işleminin cezalandırma amacı taşımayan idari bir tedbir niteliğinde olduğunu belirtti.
BERAAT YA DA TAKİPSİZLİK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Kararda dikkat çeken bir başka değerlendirme ise ceza yargılaması ile idari süreçler arasındaki fark oldu.
AYM’ye göre bir kişi hakkında beraat veya takipsizlik kararı verilmiş olması, idari makamların iltisak ve irtibat değerlendirmesi yapmasına tek başına engel oluşturmuyor.
Mahkeme, ceza hukukundaki ispat standardı ile idari işlemlerdeki değerlendirme ölçütlerinin farklı olduğuna işaret etti.
AYM: İHLAL YOK
Yaklaşık 70 sayfalık değerlendirme sonucunda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar verdi.
Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddia ise açıkça dayanaktan yoksun bulunarak kabul edilemez sayıldı.
Yüksek Mahkeme, kamu görevinden çıkarma işleminin yeterli gerekçelere dayandığı, keyfi olmadığı ve OHAL koşullarında gerekli görülen tedbirler kapsamında değerlendirilebileceği sonucuna ulaştı.
Karar, FETÖ iltisak ve irtibat davalarında Garson verilerinin hukuki değeri, veri analiz raporlarının kullanımı ve kamu görevinden çıkarma işlemlerinin yargısal denetimi açısından emsal niteliğinde değerlendirmeler içeriyor.
ETİKETLER: #AYM #FETÖ #Garson #İltisak #İrtibat #OHAL #Emniyet #Yargı #AnayasaMahkemesi #SonTV
Telif Hakkı 2013 – 2026 SON TV. Tüm hakları saklıdır. Bu içerik izinsiz yayınlanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yazılamaz veya dağıtılamaz.