Çarşamba, 30 Eylül 2026Köşesiz. Yorumsuz. Sadece haber.

AYM, yoksulluk nafakasındaki süresiz ibaresini iptal etti

AYM, yoksulluk nafakasındaki süresiz ibaresini iptal etti

ahaber.com.tr

WhatsAppXE-Posta

AYM kararı Resmî Gazete’de yayımlandı

Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin ilk fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşe bağlanacak yoksulluk nafakasının süresiz talep edilebilmesini düzenleyen ibareye ilişkin karar, 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

İnceleme, Antalya 12. Aile Mahkemesinin baktığı boşanma davasında yaptığı itiraz başvurusu üzerine yürütüldü. Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli kararda iptal yönünde oy çokluğuyla hüküm kurdu. Yüksek Mahkeme, Türk Medeni Kanunu’ndaki ibarenin Anayasa’nın 2, 5 ve 17. maddelerine aykırı olduğuna karar verdi.

İptal, yoksulluk nafakasının tümüyle kaldırılması anlamına gelmiyor. Anayasa Mahkemesinin hükmü, yalnızca nafakanın “süresiz olarak” istenebilmesine imkân veren ifadeyi kapsıyor. Yoksulluk nafakasının hangi şartlarda, hangi süreyle ve hangi ölçütlerle bağlanacağı bakımından yasama organının yapacağı düzenleme belirleyici olacak.

İptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlükte

Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanır yayımlanmaz uygulanmasına karar vermedi. Mahkeme, ilgili ifadenin hemen hukuk düzeninden çıkarılmasının hukuki boşluk doğurabileceğini ve kamu yararını olumsuz etkileyebileceğini değerlendirdi.

Dokuz aylık geçiş süresinin sonunda iptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Geçiş döneminde Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki mevcut düzenleme uygulanmayı sürdürecek. Resmî Gazete’de yayımlanan iptal hükmü, halen ödenen yoksulluk nafakalarının kendiliğinden sona erdiği anlamına da gelmiyor.

Dokuz aylık süre, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yoksulluk nafakasının süresi ve uygulanma şartları konusunda yeni bir kanuni çerçeve oluşturmasına imkân sağlıyor. Yasama çalışmasının 30 Haziran 2027’den önce tamamlanıp tamamlanmayacağı ve yeni hükümlerin kapsamı henüz netleşmedi.

Mahkeme ölçüt ve hâkim takdiri istedi

Anayasa Mahkemesi gerekçesinde, mevcut düzenlemenin hâkime yoksulluk nafakasının süresi konusunda takdir yetkisi tanımadığını belirtti. Mahkemeye göre mevcut madde, somut olayın özellikleri veya haklı sebepler gözetilerek nafakanın belirli bir dönemle sınırlandırılmasına imkân vermiyor.

Yüksek Mahkeme, boşanma sonrasında eşlerden birinin geçimini sağlayamayacak duruma düşmesini önlemeye yönelik yoksulluk nafakasını meşru bir araç olarak gördü. Ancak herhangi bir ölçüt belirlenmeden nafakanın kategorik olarak süresiz öngörülmesinin, nafaka yükümlüsü için ağır bir külfete dönüşebileceği değerlendirmesini yaptı.

Gerekçede, bazı olaylarda nafakanın belirli süreyle sınırlanabilmesine, özel şartların varlığında ise daha uzun süreli ya da yaşam boyu devam edebilmesine imkân tanıyacak kuralların kanunda açık ve öngörülebilir biçimde yer alması gerektiği vurgulandı. Yeni kanuni düzenlemenin, hâkimlerin değerlendireceği ölçütleri ayrıntılı biçimde belirlemesi bekleniyor.

Yoksulluk nafakasında mevcut kurallar sürüyor

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması şartıyla yoksulluk nafakası talep edebiliyor. Nafaka miktarı belirlenirken ödeme yükümlüsünün mali gücü de dikkate alınıyor. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması ise tek başına zorunlu şart sayılmıyor.

Mevcut sistemde yoksulluk nafakası, nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona eriyor. Nafaka alan kişinin evlenmeden başka biriyle evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da kanunda sayılan diğer koşulların oluşması hâlinde mahkeme kararıyla nafaka kaldırılabiliyor.

Yoksulluk nafakasındaki süresiz talep imkânı 1988’de yapılan kanun değişikliğiyle yerleşti ve 2001’de yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu’nda korundu. Anayasa Mahkemesi, aynı düzenlemeye ilişkin önceki bir incelemede 2012’de iptal talebini reddetmişti. Son karar, yoksulluk nafakasının varlığını değil, süreye ilişkin kanuni yöntemi değiştirecek bir aşama oluşturuyor.

Meclisin düzenleyeceği çerçeve bekleniyor

Türkiye Büyük Millet Meclisinin hazırlayacağı olası düzenlemenin, yoksulluk nafakasında süre belirlenirken dikkate alınacak esasları açıklığa kavuşturması bekleniyor. Evliliğin süresi, eşlerin yaşı, eğitim düzeyi, sağlık durumu, çalışma kapasitesi ve ekonomik koşulları gibi başlıklar yeni düzenlemede değerlendirilebilecek unsurlar arasında gösteriliyor.

Anayasa Mahkemesi kararı, her yoksulluk nafakasına tek tip süre getirmiyor. Kanun koyucunun, somut olaylara göre farklı sonuçlara izin veren; nafaka alanın yoksulluğa düşmesini önleyen ve nafaka yükümlüsünün durumunu da gözeten dengeli bir sistem kurması gerekiyor. Yeni yasal düzenleme yapılıncaya kadar aile mahkemeleri mevcut kanun hükmünü uygulamaya devam edecek.

Sıkça Sorulanlar

Anayasa Mahkemesi yoksulluk nafakasını tamamen kaldırdı mı?

Hayır. Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” talep edilmesini sağlayan ibareyi iptal etti. Yoksulluk nafakası kurumu yürürlükte kalıyor.

Süresiz nafakaya ilişkin iptal kararı ne zaman yürürlüğe girecek?

Resmî Gazete’de 30 Eylül 2026’da yayımlanan iptal hükmü, dokuz aylık geçiş süresinin ardından 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek.

Mevcut yoksulluk nafakaları iptal kararıyla otomatik olarak sona erecek mi?

Hayır. Anayasa Mahkemesi kararının yayımlanması, halen ödenen yoksulluk nafakalarını kendiliğinden sona erdirmiyor. Geçiş süresinde mevcut kanun hükmü uygulanmaya devam edecek.

Anayasa Mahkemesi süresiz nafaka düzenlemesini neden iptal etti?

Anayasa Mahkemesi, mevcut kuralın hâkime nafaka süresi konusunda takdir yetkisi vermediğini ve herhangi bir ölçüt olmadan süresiz yükümlülük doğurabildiğini belirtti. Mahkeme, farklı durumlar için kanunda açık ve öngörülebilir ölçütler bulunması gerektiğini vurguladı.

Çerez tercihleri