Hollanda’da yaklaşık 2 yaşındaki ağır hasta bir çocuğa, 1-12 yaş grubundaki çocuklara yönelik yaşam sonlandırma düzenlemesi kapsamında ötanazi uygulandığı açıklandı. Çocuğun 2025 yılının sonunda hayatını kaybettiği, vakaya ilişkin tıbbi ayrıntıların ise Eylül 2026’da yayımlanan inceleme raporuyla kamuoyuna sunulduğu bildirildi.
İnceleme komitesi, uygulamayı yapan doktorun yasal ve tıbbi özen şartlarına uyduğu sonucuna vardı. Savcılık Hizmetinin de komite değerlendirmesinin ardından doktor hakkında dava açmama yönünde karar verdiği aktarıldı. Vaka, yenidoğan dönemi dışındaki çocuklar arasında Hollanda’da bilinen en küçük yaşta yaşam sonlandırma uygulaması olarak kayda geçti.
Çocuğun sağlık sorunları doğumdan sonra başladı
Cinsiyeti açıklanmayan çocuk, gebeliğin 26. haftasında prematüre doğdu. Erken doğumun ardından geçirilen enfeksiyonlardan biri sepsise neden oldu. Çocuğa henüz yaşamının ilk aylarında yaygın beyin hasarı tanısı konuldu.
Tıbbi kayıtlarda ağır serebral palsi, görme bozukluğu ve ilaç tedavisine büyük ölçüde yanıt vermeyen epileptik nöbetler yer aldı. Yaklaşık sekizinci ayda, ağır nöbetlerle ilişkilendirilen West sendromu tanısı da konuldu. Çocuğun uyku düzeni ve solunumu da sağlık sorunlarından etkilendi.
Akciğerler ve solunum yollarındaki mukusun temizlenmesini zorlaştıran durum, nefes almayı ve yutmayı güçleştirdi. Aynı sorun, solunum yolu enfeksiyonu riskini artırdı. Rapora göre çocuğun motor becerileri, davranışları ve genel gelişimi ağır biçimde etkilendi; uygulanan tedavilere rağmen iyileşme görülmedi.
Çocuk yaklaşık 2 yaşına ulaştığında gelişim düzeyinin yaklaşık 6 haftalık bir bebek seviyesinde olduğu bilgisi rapora yansıdı. Tıbbi ekip, sağlık tablosunun geri döndürülemez olduğu ve gelişim beklentisi bulunmadığı değerlendirmesini yaptı.
Aile ve doktor yaşam sonlandırma talebini değerlendirdi
Çocuğun ailesi ile tedaviyi yürüten doktor, mevcut tedavilerin sağlık durumunu düzeltmediği ve acıyı yeterince azaltamadığı kanaatine vardı. Aile, doktorun çocuğun yaşamını sonlandırmasını talep etti.
Hollanda’daki düzenleme, 1 ile 12 yaş arasındaki çocuklar için uygulamanın ancak sıkı şartlar altında yapılmasına izin veriyor. Çocuğun tedavisi bulunmayan ağır bir hastalığa sahip olması, dayanılmaz ve iyileşme umudu olmayan acı yaşaması ve acının makul başka yollarla giderilememesi gerekiyor.
Karar aşamasında ebeveynlerin sürece katılması zorunlu tutuluyor. Çocuğun görüş bildirebilecek durumda olması hâlinde, çocuğun görüşünün de dikkate alınması öngörülüyor. Söz konusu vakada çocuğun ağır gelişimsel durumu nedeniyle karar, ebeveynler ve sağlık uzmanlarının tıbbi değerlendirmeleri temelinde ele alındı.
Bağımsız hekimler ilk aşamada farklı görüş bildirdi
Ötanazi öncesinde görüşü alınan bağımsız hekimler arasında başlangıçta tam uzlaşı sağlanmadı. Bazı hekimler, epileptik nöbetlerin sürekli olmaması nedeniyle hukuki ölçütlerde aranan kesintisiz ve dayanılmaz acının kesin olarak saptanamayacağını değerlendirdi.
İlk değerlendirmelerde farklı ilaçların ve palyatif bakım yöntemlerinin denenebileceği görüşü de yer aldı. Tedaviyi yürüten doktor, değerlendirmeler sonrasında ikinci bir bağımsız hekimden daha görüş aldı.
İkinci hekim, çocuğun dayanılmaz acı yaşadığının açık olduğu ve yaşam sonlandırma uygulamasının koşullarının karşılandığı sonucuna vardı. İnceleme komitesi de dosyayı değerlendirerek doktorun gerekli özeni gösterdiğine hükmetti.
Hollanda’da 1-12 yaş grubu için düzenleme 2024’te başladı
Hollanda, ötanaziyi belirli koşullarda 2002 yılında yasallaştıran ilk ülkelerden biri oldu. Genel uygulamada kişinin gönüllü ve bilinçli talepte bulunması, doktorun iyileşme umudu bulunmayan dayanılmaz acıyı saptaması ve bağımsız hekim görüşü alınması gerekiyor.
1-12 yaş grubundaki çocuklar için ayrı düzenleme 1 Şubat 2024’te yürürlüğe girdi. Düzenlemeden önce yenidoğanlar ve belirli şartlarla 12 yaş üstündeki çocuklar için farklı kurallar bulunurken, 1-12 yaş aralığı için açık bir uygulama çerçevesi yoktu.
Hollanda’da ötanazi ve yardımlı intihar vakalarının ilgili tıbbi inceleme kurullarına bildirilmesi zorunlu. Son açıklanan verilere göre ülkede geçen yıl ötanazi veya yardımlı intihar kapsamında 10 bin 341 ölüm bildirildi. Sayı, bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artış gösterdi.
Vaka hukuki denetim mekanizmasından geçti
Hollanda Sağlık Bakanlığı daha önce, 12 yaşından küçük bir çocuk için yeni düzenleme kapsamında ilk uygulamanın yapıldığını duyurmuş; çocuğun yaşı ve hastalıkları hakkında ayrıntı paylaşmamıştı. Daha sonra yayımlanan komite raporu, çocuğun yaklaşık 2 yaşında olduğunu ve kapsamlı sağlık sorunları yaşadığını ortaya koydu.
Yaş bilgisi konusunda kaynaklarda farklı ifadeler de yer aldı. Bazı haberlerde çocuk 1 yaşında olarak tanımlanırken, komite raporuna dayandırılan diğer bilgiler çocuğun yaşam sonlandırma uygulandığında yaklaşık 2 yaşında olduğunu gösterdi.
Yaşam sonlandırma uygulamasından sonra dosyanın inceleme komitesi ve savcılık tarafından değerlendirilmesi, Hollanda’daki denetim sisteminin parçası kabul ediliyor. İnceleme komitesinin doktorun tıbbi özen kurallarına uyduğunu bildirmesi üzerine savcılığın kovuşturma açmama yönünde hareket ettiği aktarıldı.
Sıkça Sorulanlar
Hollanda’da çocuğa ne zaman ötanazi uygulandı?
Çocuk, 2025 yılının sonunda yaşam sonlandırma uygulamasının ardından hayatını kaybetti. Vakaya ilişkin ayrıntılar Eylül 2026’da yayımlanan inceleme raporunda açıklandı.
Çocuğun sağlık durumu nasıldı?
Çocuk 26 haftalıkken prematüre doğdu; yaygın beyin hasarı, ağır serebral palsi, görme bozukluğu ve tedaviye dirençli epilepsi yaşadı. Tıbbi ekip, sağlık tablosunda iyileşme beklentisi bulunmadığını değerlendirdi.
Hollanda’da 1-12 yaş grubunda ötanazi hangi koşullarda uygulanabiliyor?
Düzenleme, tedavisi bulunmayan ağır hastalık nedeniyle dayanılmaz ve iyileşme umudu olmayan acı yaşayan çocuklar için geçerli. Acının makul başka yollarla giderilememesi, ebeveynlerin sürece katılması ve tıbbi değerlendirme yapılması gerekiyor.
Doktor hakkında hukuki işlem yapıldı mı?
İnceleme komitesi doktorun gerekli tıbbi ve hukuki özen şartlarına uyduğuna hükmetti. Komite değerlendirmesinin ardından savcılığın doktor hakkında dava açmama yönünde karar verdiği bildirildi.
