Mahkeme federal kurumlara hangi yasağı getirdi?
Federal yargıç Trina Thompson, ABD Adalet Bakanlığı ile İç Güvenlik Bakanlığının eyalet ve yerel seçim görevlilerine yönelik bazı girişimlerini geçici olarak durdurdu. Karar, federal makamların görevlilerden oy pusulalarını ayırmasını istemesini, seçmenlerin kayıt listesinden çıkarılmasını talep etmesini veya oy pusulalarının işlenmesini engellemesini yasaklıyor.
Geçici tedbir, federal kurumların seçim çalışanlarını cezai kovuşturma tehdidiyle oy sayım usullerini değiştirmeye zorlamasını da kapsıyor. Mahkeme, tehdit, yıldırma ya da zorlama yoluyla seçim idaresine müdahaleye izin vermedi.
Yargıç Thompson, kararında yönetimin vatandaş olmayanların yasa dışı oy kullanmasını önleme amacını öne sürdüğünü belirtti. Yargıç Thompson, söz konusu adımların seçim idaresine müdahale edebileceği ve yasal seçmenlerin oy kullanma hakkını zedeleyebileceği sonucuna vardı.
Karar, 3 Kasım ara seçimi öncesi verildi
Geçici yasaklama kararı, 3 Kasım 2026’daki ABD ara seçiminden günler önce çıktı. Mahkeme, eyalet ve yerel idarelerin oy pusulası dağıtması, işlemesi ve sayması gibi yasal görevleri yerine getirirken federal ceza hukukunu ihlal etmiş sayılmayacağını belirtti.
Kararda, federal makamların oy kullanma hakkına sahip olmadığını öne sürdüğü kayıtlı bir seçmene ait tekil bir oy pusulası bulunsa bile seçim çalışanlarının otomatik olarak suç işlemiş olmayacağı vurgulandı. Yargıç Thompson, seçim görevlilerinin eyalet ve federal hukuka uygun çalışmasının cezai sorumluluk doğurmayacağını yazdı.
Tedbir kararının 16 Kasım 2026’da sona ermesi planlanıyor. Davanın esasına ilişkin yargılama devam ederken taraflar, tedbirin uzatılması veya kaldırılması için mahkemeye başvurabilecek.
Kaliforniya’daki 20 bin seçmen iddiası davaya yansıdı
Dava dosyasına göre federal makamlar, 13 Ekim’de Kaliforniya seçim yetkililerinden yaklaşık 20 bin kayıtlı seçmene ait oy pusulalarını ayırmasını istedi. Federal makamlar, listedeki kişilerin vatandaşlık statüsü nedeniyle oy kullanmaya uygun olmayabileceğini öne sürdü.
Davacılar ise listenin uygun seçmenleri de kapsayabileceğini ve oy pusulalarının ayrılmasının kayıtlı seçmenlerin oylarının sayılmaması sonucunu doğurabileceğini savundu. Federal makamların daha sonra Kaliforniya’daki bazı ilçe görevlilerine benzer talepler ilettiği ve oy pusulalarının işlenmesinde görev alan çalışanlara cezai soruşturma uyarısı yaptığı iddia edildi.
Mahkemenin yeni kararı, yalnızca Kaliforniya’daki uygulamalara değil, herhangi bir eyalette seçim görevlilerine yöneltilebilecek benzer baskı girişimlerine karşı da koruma sağlıyor. Federal kurumlar, seçime ilişkin materyallere erişmek için arama izni, büyük jüri celbi veya başka bir talepte bulunursa mahkemeyi bilgilendirmek zorunda olacak.
Dava seçim çalışanları ve hak örgütlerince açıldı
Davayı seçim çalışanlarını temsil eden sendikalar ile oy hakkı, sivil haklar ve göçmen hakları alanında faaliyet gösteren kuruluşlar açtı. Davacılar, federal makamların seçim çalışanlarını korkutarak kayıtlı seçmenlerin oylarının işlenmesini ve sayılmasını engellemeye çalıştığını ileri sürdü.
Davacılar, federal hukukun seçim görevlilerine yönelik tehdit, yıldırma ve zorlamayı yasakladığını savunuyor. Dava dilekçesinde, seçim çalışanlarının eyalet seçim hukuku uyarınca yürüttükleri görevler nedeniyle cezai yaptırımla karşı karşıya bırakılmaması gerektiği belirtildi.
Trump yönetimi, seçmen listelerindeki olası uygunsuzlukları araştırma ve yasa dışı oy kullanımını önleme yetkisine sahip olduğunu savunuyor. Geçici tedbir kararı, federal makamların seçmen uygunluğuna ilişkin inceleme yürütmesini bütünüyle durdurmuyor; ancak seçim görevlilerinin oy işleme ve sayma uygulamalarını tehdit yoluyla değiştirmesine engel oluyor.
Geçici tedbir seçim idaresi için ne anlama geliyor?
Karar, eyalet ve yerel seçim görevlilerinin yürürlükteki kurallara uygun biçimde oy pusulalarını işlemeye devam edebileceği anlamına geliyor. Federal makamlar, mahkeme kararı yürürlükte kaldığı sürece kayıtlı seçmenlere ait oyların ayrılması veya sayımın durdurulması için seçim çalışanlarına baskı yapamayacak.
Davanın ilerleyen aşamalarında mahkeme, federal kurumların yetki sınırlarını ve seçim çalışanlarına gönderilen yazıların hukuka uygunluğunu daha ayrıntılı inceleyecek. Kararın seçim gününden sonraki oy sayımı ve sonuçların onaylanması bakımından nasıl uygulanacağı, tarafların sonraki başvurularına ve mahkemenin vereceği ek kararlara bağlı olacak.
Sıkça Sorulanlar
Federal yargıç Trina Thompson neyi yasakladı?
Yargıç Trina Thompson, federal kurumların seçim görevlilerinden oy pusulalarını ayırmasını, seçmenleri kayıtlardan çıkarmasını veya oy sayımını durdurmasını istemesini geçici olarak yasakladı. Karar ayrıca seçim çalışanlarına yönelik tehdit ve zorlama girişimlerini kapsıyor.
Mahkeme kararı ne zamana kadar geçerli?
Geçici yasaklama kararının 16 Kasım 2026'da sona ermesi öngörülüyor. Dava sürerken taraflar tedbirin uzatılmasını, değiştirilmesini veya kaldırılmasını isteyebilir.
Karar hangi seçimleri etkiliyor?
Karar, 3 Kasım 2026 ABD ara seçimi öncesinde verildi ve federal kurumların herhangi bir eyaletteki seçim görevlilerine yönelik benzer baskı girişimlerini kapsıyor. Eyalet ve yerel idareler mevcut seçim kurallarına göre oy pusulalarını işlemeyi sürdürebilecek.
Kaliforniya'daki 20 bin seçmen iddiası nedir?
Dava dosyasına göre federal makamlar, yaklaşık 20 bin kayıtlı seçmene ait oy pusulalarının ayrılmasını istedi. Davacılar, listelerin oy kullanma hakkı bulunan kişileri de içerebileceğini ve talebin geçerli oyların sayılmamasına neden olabileceğini savundu.
