ABD ordusunun İran’a yönelik yeni saldırı seçenekleri hazırladığı bildirilirken, nihai kararın Başkan Donald Trump’a ait olduğu belirtiliyor. Trump, 25 Ekim’deki açıklamalarında hem askerî harekât ihtimalini açık tuttu hem de Tahran’la anlaşma olasılığından söz etti. İran yönetimi ise yeni bir saldırıya daha geniş kapsamlı karşılık vereceği uyarısını yineledi.
İran, Bandar Abbas üzerinde LUCAS tipi olduğunu bildirdiği bir ABD insansız hava aracını hava savunma sistemleriyle düşürdüğünü açıkladı. ABD tarafı, 25 Ekim itibarıyla İHA’nın düşürüldüğü yönündeki açıklamayı doğrulamadı. İddia, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni askerî harekât seçeneğini açık tuttuğu ve Tahran’ın misilleme uyarılarını artırdığı dönemde geldi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail ile savaşın yeniden başlamasının Tahran’ın siyasi çizgisini değiştirmeyeceğini söyledi. Arakçi, İran’ın daha önceki çatışmalardan sonuç çıkardığını savunarak yeni bir saldırının farklı bir sonuç üretmeyeceğini belirtti. Açıklamalar, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, enerji sevkiyatı ve bölgesel iletişim altyapısı üzerindeki kaygıları artırdı.
İran, Bandar Abbas’ta ABD İHA’sını vurduğunu duyurdu
İran devlet kanalları, hava savunma unsurlarının ülkenin güneyindeki Bandar Abbas üzerinde bir ABD İHA’sını düşürdüğünü bildirdi. İran, hava aracını LUCAS olarak tanımladı. Bandar Abbas, Hürmüz Boğazı’nın kuzey kıyısında yer alıyor ve İran donanması ile ticari deniz trafiği bakımından stratejik önem taşıyor.
İran’ın açıklamasında İHA’nın uçuş güzergâhı, görev amacı, enkazın durumu veya düşürme anına ilişkin ayrıntılı teknik veri paylaşılmadı. Washington’dan doğrulama gelmemesi nedeniyle olayın kapsamı bağımsız olarak teyit edilemedi. Buna rağmen İHA iddiası, iki ülke arasındaki karşılıklı tehditlerin somut bir askerî olaya dönüşebileceği endişesini güçlendirdi.
İranlı yetkililer, ülke topraklarına yönelik bir ABD veya İsrail saldırısına karşılık vereceklerini sık sık vurguluyor. Tahran yönetimi, karşılığın yalnızca askerî üslerle sınırlı kalmayabileceği; deniz ulaşımı, enerji tesisleri ve sivil altyapının da gerilimden etkilenebileceği mesajını veriyor.
ABD’nin saldırı seçenekleri Trump’ın kararını bekliyor
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının, Beyaz Saray onay verirse İran’a yönelik takip saldırıları için çeşitli seçenekler hazırladığı bildiriliyor. Planların enerji tesisleri, altyapı ve nükleer tesisleri kapsayabileceği öne sürülürken, hazırlıkların saldırı emri anlamına gelmediği vurgulanıyor.
Trump, daha önceki ABD-İsrail harekâtına atıfla yeni bir operasyon düzenleyebileceklerini söyledi. ABD Başkanı, saldırının zamanlamasını açıklamadı; ancak askerî seçeneğin kısa süre içinde gündeme gelebileceği mesajını verdi. Aynı açıklamalarda Tahran’la anlaşmaya varılması ihtimalini de dışlamadı.
ABD yönetimi, İran’ın Orta Doğu’da ve başka bölgelerde ABD personelini hedef alma girişimlerini artırdığı yönündeki istihbarat uyarılarını değerlendiriyor. Bölgedeki bazı büyükelçiliklerde personel sayısının geçici olarak azaltılması da askerî hazırlıklar ve güvenlik kaygılarının bir parçası olarak görülüyor.
ABD’nin kasım sonuna kadar bölgeye üçüncü uçak gemisi görev grubunu, yaklaşık 10 bin ek askeri ve deniz piyadelerini sevk etmeyi planladığı bildiriliyor. Askerî yığınağın caydırıcılık amacı mı taşıdığı, yoksa olası harekâtın hazırlığı mı olduğu henüz netleşmedi.
Hürmüz kabloları ve enerji hatları risk altında
İranlı güvenlik yetkilileri, İran altyapısının hedef alınması hâlinde Hürmüz Boğazı altındaki yedi büyük fiber optik kabloya zarar verebileceklerini ve onarım çalışmalarını engelleyebileceklerini öne sürdü. Denizaltı kabloları küresel uluslararası internet trafiğinin büyük bölümünü taşıyor. Hürmüz’den geçen hatların kesilmesi küresel interneti tamamen durdurmasa da Orta Doğu’da bankacılık, çevrim içi ödeme, bulut hizmetleri ve kurumsal iletişimde ciddi aksama yaratabilir.
Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının önemli geçiş noktalarından biri. İran, boğazdaki geçişler üzerinde kontrol iddiasını korurken ABD de İran limanlarına karşı denizden baskı uyguluyor. Deniz trafiğine yönelik her yeni kısıtlama, petrol fiyatları ve bölgesel ticaret üzerinde hızlı etki yaratma potansiyeli taşıyor.
Körfez ülkelerinin veri merkezi ve yapay zekâ altyapısı yatırımları da kesintisiz iletişim hatlarına bağlı. Fiber kablolara yönelik tehdit, askerî gerilimin teknoloji yatırımları ve dijital hizmetler için de risk oluşturduğunu gösteriyor.
Ateşkes sonrası gerilim neden yeniden yükseldi?
İran ile ABD arasındaki yoğun çatışmalar, 8 Nisan’daki ateşkesle büyük ölçüde durmuş, ancak Hürmüz Boğazı çevresindeki sınırlı karşılıklı eylemler devam etmişti. Haziranda kalıcı uzlaşma için bir yol haritası üzerinde anlaşmaya varıldığı bildirildi. Taraflar daha sonra anlaşma hükümlerinin ihlal edildiği suçlamalarını karşılıklı yöneltti ve uzlaşma girişimi sonuçsuz kaldı.
İran, savunma doktrininde daha saldırgan bir tutum benimsemeye başladığını açıkladı. İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD saldırılarında üsleri kullanılan ülkelerin de hedef olabileceği uyarısında bulundu. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise Washington’u müzakereleri aksatmakla suçlarken anlaşma arayışının sürmesi gerektiğini söyledi.
Arakçi, Tahran’ın kalıcı istikrar için bölgede yabancı askerî güç bulunmamasını savunduğunu açıkladı. İran yönetimi, deniz geçişleriyle ilgili düzenin değiştiğini ve yeni güvenlik şartlarının kabul edilmesi gerektiğini ileri sürüyor. Washington ve bölge ülkeleri ise seyrüsefer serbestisini koruma tutumunda.
ABD’deki ara seçimler ile İsrail’deki seçim gündemi, tarafların kararlarını daha hassas hâle getiriyor. Seçim dönemlerinde sert söylemlerin artması ve sınırlı bir olayın siyasi baskıyla büyümesi ihtimali, diplomatik temasların önemini artırıyor. Mevcut tabloda İHA iddiasının doğrulanıp doğrulanmayacağı, Washington’ın askerî kararları ve Hürmüz’deki deniz trafiği önümüzdeki günlerde yakından izlenecek başlıklar arasında bulunuyor.
Sıkça Sorulanlar
ABD'nin İran'a yönelik saldırı planları ne aşamada?
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının İran'a yönelik çeşitli saldırı seçenekleri hazırladığı bildiriliyor. Hazırlıklar saldırı emri anlamına gelmiyor; nihai kararın Başkan Donald Trump'a ait olduğu belirtiliyor.
İran Bandar Abbas'ta ne olduğunu açıkladı?
İran, güneydeki Bandar Abbas üzerinde LUCAS tipi olduğunu belirttiği bir ABD insansız hava aracını hava savunma sistemleriyle düşürdüğünü açıkladı. ABD tarafı, 25 Ekim itibarıyla iddiayı doğrulamadı.
İran olası ABD saldırısına nasıl karşılık verebilir?
İranlı yetkililer, karşılığın askerî üslerle sınırlı kalmayabileceğini bildirdi. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği, enerji tesisleri ve denizaltı iletişim kabloları gerilimin etkileyebileceği alanlar arasında gösteriliyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim neden önem taşıyor?
Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının önemli geçiş noktalarından biridir. Deniz trafiğindeki kısıtlama veya enerji altyapısına yönelik saldırı riski, enerji fiyatları ve bölgesel ticaret üzerinde hızlı etki yaratabilir.
