Wall Street rekorların ardından günü ekside kapattı
ABD hisse senedi piyasaları, 7 Ekim Çarşamba günü önceki seansta görülen rekorların ardından düşüşle kapandı. Dow Jones Sanayi Endeksi yaklaşık yüzde 0,6-0,7 değer kaybederken, S&P 500 ile Nasdaq Bileşik Endeksi yaklaşık yüzde 0,2 ila yüzde 0,4 aralığında geriledi.
Kapanışa göre Dow Jones 51 bin 200 puan civarına inerken, S&P 500 7 bin 800 puanın hemen altında kaldı. Nasdaq ise 27 bin 500 puan çevresinde günü tamamladı. S&P 500 ve Nasdaq, bir önceki işlem gününde yapay zekâ bağlantılı büyük teknoloji şirketlerinin desteğiyle rekor kapanış seviyelerine ulaşmıştı.
Satışlar endeks geneline yayıldı. Küçük ölçekli şirket hisselerini izleyen Russell 2000, büyük şirket endekslerinden daha zayıf bir görünüm sergiledi. Sanayi, konut ve yarı iletken hisseleri baskı altında kalırken, sağlık sektörü sınırlı yükseliş gösterdi.
Uzun vadeli tahvil faizleri gün içi zirve gördü
Piyasalardaki ana baskı, uzun vadeli ABD Hazine tahvillerinin faizlerinden geldi. Gösterge 10 yıllık tahvil faizi gün içinde yüzde 5,36 civarına çıkarak 2002’den beri görülen en yüksek seviyelere yaklaştı. Faiz daha sonra yüzde 5,27-5,29 bandına geriledi ancak önceki günün üzerinde kaldı.
30 yıllık tahvil faizi de gün içinde yüzde 5,73 ile son yılların zirvesini gördü. Uzun vadeli faizlerdeki yükseliş, şirketlerin ve hanehalkının borçlanma maliyetlerine ilişkin kaygıları artırdı. Sabit faizli 30 yıllık konut kredisi oranı da önceki hafta yaklaşık üç yılın en yüksek seviyesine çıkmıştı.
ABD Hazinesinin 39 milyar dolarlık 10 yıllık tahvil ihalesine güçlü talep gelmesi, günün ilerleyen saatlerinde tahvil piyasasındaki satışları sınırladı. İhalede talep-karşılama oranı önceki ihaleye göre yükseldi. Yatırımcıların yeni tahvilleri beklenenden daha düşük getiriyle almaya istekli olması, yüksek kamu borçlanmasının piyasada karşılık bulup bulamayacağına dair endişeleri kısmen yatıştırdı.
Buna karşın tek bir başarılı ihale, tahvil piyasasındaki oynaklığın sona erdiği anlamına gelmiyor. Yatırımcılar, yüksek bütçe finansmanı ihtiyacı ve enflasyon riskinin uzun vadeli faizler üzerindeki etkisini izlemeyi sürdürüyor.
Fed tutanakları yıl sonu faiz artışı olasılığını korudu
Fed’in eylül toplantısına ait tutanakları, yetkililerin çoğunun yıl sonuna kadar bir faiz artışının daha uygun olabileceği görüşünde olduğunu gösterdi. Fed, 15-16 Eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak hedef aralığı yüzde 3,75-4,00’a yükseltmişti.
Tutanaklarda bazı üyeler, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkisini sınırlamak için daha sıkı para politikasını gerekli gördü. Bazı üyeler ise talep kaynaklı fiyat baskılarını kontrol altına alma gereğine vurgu yaptı. Bir grup yetkili, mevcut faiz düzeyinin kısıtlayıcı olmadığını ya da yalnızca sınırlı ölçüde kısıtlayıcı olduğunu değerlendirdi.
Vadeli piyasalardaki fiyatlamaya göre ekim toplantısında ikinci ardışık faiz artışı olasılığı yüzde 17 ila yüzde 19 aralığına geriledi. Bir hafta önce aynı olasılık yaklaşık yüzde 38 düzeyindeydi. Piyasa katılımcıları, daha yumuşak enflasyon ve istihdam verileri ile Fed yetkililerinin son açıklamaları nedeniyle ekim ayında faizin sabit kalmasını daha olası görüyor.
Petrol fiyatları enflasyon endişelerini canlı tuttu
Petrol fiyatlarındaki yüksek seyir, hisse piyasalarındaki temkinli havayı destekleyen bir diğer unsur oldu. Brent petrol gün içinde varil başına 100 doların üzerine çıkarken, ABD tipi Batı Teksas petrolü 89 dolar civarında işlem gördü. Günün ilerleyen saatlerinde petrol fiyatlarındaki geri çekilme, borsalardaki kayıpların bir bölümünü sınırladı.
İran ile bağlantılı arz ve deniz taşımacılığı riskleri, Orta Doğu’dan petrol akışına ilişkin belirsizliği artırıyor. Enerji maliyetlerindeki yükselişin tüketici fiyatlarına yansıması, Fed’in enflasyonu yüzde 2 hedefine indirme çabasını zorlaştırabilir.
New York Fed’in eylül araştırmasında tüketicilerin gelecek 12 aya ilişkin medyan enflasyon beklentisi yüzde 3,9’a yükseldi. Söz konusu oran, Mayıs 2023’ten beri en yüksek değer olarak kayda geçti. Üç yıllık enflasyon beklentisi yüzde 3,3’e çıkarken, beş yıllık beklenti yüzde 3’te kaldı.
Yapay zekâ rallisinde piyasa genişliği tartışılıyor
Çarşamba günkü gerileme, yıl içindeki yükselişin büyük teknoloji şirketlerinde yoğunlaştığına ilişkin tartışmaları da öne çıkardı. Yapay zekâ yatırımlarından fayda sağlaması beklenen şirketler, S&P 500 ve Nasdaq’taki son rekorlarda belirleyici rol oynadı.
Endekslerin yüksek seviyelerde kalmasına rağmen birçok hisse, yüksek finansman maliyetlerinden olumsuz etkileniyor. Bankalar, tüketim şirketleri, konut sektörü ve küçük ölçekli şirketlerde faiz hassasiyeti daha belirgin görülüyor. Yatırımcılar gelecek hafta hız kazanacak üçüncü çeyrek bilanço döneminde, yapay zekâ harcamalarının şirket kârlarına ne ölçüde yansıdığını ve tüketici talebinin enflasyon baskısı altında nasıl seyrettiğini değerlendirecek.
Analistlerin toplu beklentisi, S&P 500 şirketlerinin temmuz-eylül döneminde yıllık bazda güçlü kâr artışı açıklaması yönünde. Ancak tahvil faizleri, petrol fiyatları ve Fed’in faiz patikası, bilanço sonuçlarının piyasa üzerindeki etkisini belirleyecek başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Sıkça Sorulanlar
ABD borsaları 7 Ekim 2026'da neden geriledi?
ABD borsaları, uzun vadeli Hazine tahvili faizlerindeki yükseliş ve yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu kalıcılaştırabileceği endişesiyle geriledi. Yüksek faiz beklentisi özellikle borçlanma maliyeti hassasiyeti yüksek sektörleri baskıladı.
ABD 10 yıllık tahvil faizi hangi seviyeyi gördü?
ABD 10 yıllık tahvil faizi 7 Ekim 2026'da gün içinde yaklaşık yüzde 5,36'ya çıkarak 2002'den beri en yüksek seviyelere yaklaştı. Güçlü tahvil ihalesinin ardından faiz yüzde 5,27-5,29 bandına çekildi.
Fed tutanakları faiz artışı hakkında ne gösterdi?
Fed'in eylül toplantısı tutanakları, üyelerin çoğunun yıl sonuna kadar bir faiz artışının daha uygun olabileceğini düşündüğünü gösterdi. Vadeli piyasalarda ekim ayında 25 baz puanlık artış olasılığı yüzde 17 ila yüzde 19 aralığında fiyatlandı.
Petrol fiyatları ABD piyasalarını nasıl etkiledi?
Brent petrolün varil başına 100 doların üzerine çıkması, enerji maliyetlerinin tüketici enflasyonunu artırabileceği kaygısını güçlendirdi. Petrol fiyatlarının gün içindeki geri çekilmesi, hisse senedi endekslerindeki kayıpların sınırlanmasına katkı verdi.
