Cuma, 18 Eylül 2026Köşesiz. Yorumsuz. Sadece haber.

BM Heyeti: ABD İran’da Savaş Suçu, Tahran İnsanlığa Karşı Suç İşledi

BM Heyeti: ABD İran'da Savaş Suçu, Tahran İnsanlığa Karşı Suç İşledi

aljazeera.com

WhatsAppXE-Posta

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından yetkilendirilen İran Bağımsız Uluslararası Araştırma Misyonu, 17 Eylül 2026 tarihinde yayımladığı kapsamlı raporda, ABD ordusunun İran’daki sivil hedeflere yönelik saldırılarını ve Tahran yönetiminin protestoculara karşı uyguladığı şiddeti mercek altına aldı. Cenevre’de kamuoyuna açıklanan raporda, ABD hava saldırılarının savaş suçu teşkil edebileceği, İran güvenlik güçlerinin eylemlerinin ise insanlığa karşı suç kategorisinde yer aldığı kaydedildi.

Minab ve Lamerd Saldırılarındaki Savaş Suçu Bulguları

BM heyetinin incelemelerinde, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri harekatının başında gerçekleşen iki ayrı hava saldırısı öne çıktı. İncelemelere göre, İran’ın güneyindeki Minab kentinde bulunan Şecere-i Tayyibe İlkokuluna düzenlenen Tomahawk füze saldırısında en az 120’si çocuk olmak üzere en az 156 sivil hayatını kaybetti.

Raporda, binanın son dokuz yıldır Devrim Muhafızları Ordusu ile herhangi bir bağının bulunmadığı ve renkli duvarlarıyla açıkça sivil bir eğitim kurumu olduğu belirtildi. Olay yerindeki deliller ve görgü tanıklarının ifadeleri, okulun iki kez vurulduğunu ve doğrudan hedef alındığını ortaya koydu. Uzmanlar, binanın ikincil hasar ya da sapan bir füze nedeniyle değil, doğrudan hedeflenerek imha edildiği sonucuna ulaştı.

Aynı gün gerçekleşen ikinci olayda ise Lamerd kentindeki bir spor tesisi ve çevresindeki yerleşim alanları Hassas Vuruş Füzeleri (PrSM) ile hedef alındı. Geniş bir alana tungsten bilyeler yayan bu mühimmatın kullanılması sonucu yerleşim yerlerinde çok sayıda sivil yaşamını yitirdi veya yaralandı. Çatışmada söz konusu füze sistemlerine yalnızca ABD’nin sahip olduğu hatırlatılarak, sivil alanları ayırt etmeksizin yapılan bu saldırıların uluslararası hukuka göre savaş suçu sayıldığı ifade edildi.

Hedefleme Veri Tabanlarındaki İhmal ve Silah Seçimi

BM raporu, ABD kuvvetlerinin üst düzey bir askeri komutanın okulda bulunduğuna dair istihbarata dayandığını ancak hedef veri tabanlarını güncellemeyerek bilginin doğruluğunu yeniden teyit etmediğini aktardı. ABD askeri planlamacılarının okul binasının sivil statüsünü teyit etmemesi basit bir ihmalin ötesinde bir tutum olarak nitelendirildi. Saldırı öncesinde sivil yapıyı vurma riskinin yüksek olduğu bilinmesine rağmen harekete geçildiği vurgulandı.

Lamerd’de kullanılan mühimmat türüne de dikkat çekilen raporda, geniş alan etkisi yaratan sistemlerin sivil yerleşim yerlerinde tercih edilmesinin uluslararası insancıl hukukun "ayırt etme" ilkesini ihlal ettiği vurgulandı. Silah sisteminin askeri hedef ile siviller arasındaki ayrımı koruyamayacak nitelikte olması, hava saldırısının rastgele ve orantısız bir eylem olarak değerlendirilmesine yol açtı.

İran Yönetimine İnsanlığa Karşı Suç Sorumluluğu

Raporda yalnızca dış askeri müdahaleler değil, İran hükümetinin ülke içindeki gösterilere yönelik sert tutumu da ayrıntılı biçimde belgelendi. Aralık 2025 ve Ocak 2026 döneminde 31 vilayetin tamamına yayılan hükümet karşıtı protestolarda güvenlik güçlerinin öldürücü güce başvurduğu tespit edildi. Hayatını kaybedenler arasında en küçüğü iki yaşında olan en az 221 çocuğun da yer aldığı bildirildi.

Resmi makamlar ölü sayısını 3 bin civarında açıklasa da insan hakları gözlemcileri hayatını kaybedenlerin sayısının 7 bini aştığını bildiriyor. Görgü tanıkları, sağlık çalışanları ve kurban yakınlarının beyanlarına dayandırılan raporda, güvenlik personelinin binaların çatılarına konumlanarak kalabalıkların üzerine otomatik silahlarla ateş açtığı belirtildi. Ayrıca sağlık kuruluşlarına baskınlar düzenlendiği, yaralı göstericilerin tedavi almasının engellendiği ve cezaevlerindeki on binlerce kişinin işkence ve tecride maruz kaldığı aktarıldı. Bu eylemlerin cinayet, hürriyetten yoksun bırakma ve işkence suçları kapsamında "insanlığa karşı suç" oluşturduğu bildirildi.

Tarafların Açıklamaları ve Yasal Süreç

ABD askeri makamları daha önce Lamerd kentine herhangi bir hava saldırısı düzenlenmediğini savunmuş, Minab’daki okul olayıyla ilgili ise iç soruşturma yürütüldüğünü açıklamıştı. ABD yönetiminin henüz olayla ilgili nihai resmi raporu açıklamadığı kaydedildi. İran yönetimi ise sistematik hak ihlali iddialarını reddederek protestolardaki can kayıplarından yabancı destekli grupları sorumlu tutmayı sürdürüyor.

Sara Hossain başkanlığındaki bağımsız heyet, taraflara tüm ihlalleri derhal durdurma ve kurbanlara tam tazminat sağlama çağrısında bulunarak kalıcı barış için diplomatik adımların atılmasını istedi. BM Araştırma Misyonu tarafından hazırlanan bu rapor, bağlayıcı bir yargı kararı niteliği taşımamakla birlikte, evrensel yargı yetkisi çerçevesinde Uluslararası Ceza Mahkemesi veya ulusal mahkemelerde açılabilecek olası ceza davalarında delil olarak kullanılma potansiyeli taşıyor.

Sıkça Sorulanlar

BM raporunda ABD ordusuna yönelik hangi suçlamalar yer alıyor?

BM Araştırma Misyonu, ABD ordusunun Şubat 2026'da Minab'daki bir ilkokula ve Lamerd'deki bir spor tesisine düzenlediği hava saldırılarında sivil ayrımı gözetmeyerek savaş suçu işlediğine dair makul gerekçeler bulunduğunu bildirdi.

İran yönetimi raporda ne ile suçlanıyor?

Raporda, İran güvenlik güçlerinin ülke genelindeki gösterileri bastırırken cinayet, işkence ve hürriyetten yoksun bırakma eylemleriyle insanlığa karşı suç işlediği belirtildi.

Minab kentindeki okul saldırısında kaç kişi hayatını kaybetti?

Şecere-i Tayyibe İlkokuluna düzenlenen füze saldırısında en az 120'si çocuk olmak üzere toplamda en az 156 sivil hayatını kaybetti.

BM raporunun hukuki açıdan nasıl bir geçerliliği bulunıyor?

Rapor bağlayıcı bir mahkeme kararı olmamakla birlikte, Uluslararası Ceza Mahkemesi veya ulusal mahkemelerde açılabilecek olası ceza davalarında delil olarak kullanılma niteliği taşıyor.

Çerez tercihleri