Yunanistan, Avrupa Birliği’nin biyometrik Giriş/Çıkış Sistemi (EES) uygulaması sonrası yaşanan aksaklıklar ve yolcu mağduriyetleri üzerine sınır kontrollerinde esnekliğe gitme kararı aldı. Özellikle İngiliz yolcuların uçuş kaçırması, yeni düzenlemeleri gündeme taşıdı.
EES Uygulaması Sonrası Kriz: Yunanistan’dan Esneklik Hamlesi
Yunanistan, Avrupa Birliği’nin biyometrik sınır kontrol sistemi olan Giriş/Çıkış Sistemi (EES)’nin 10 Nisan itibarıyla zorunlu hale gelmesinin ardından yaşanan operasyonel aksaklıklar nedeniyle yeni önlemler almaya başladı.
20 Nisan’da yapılan resmi açıklamada, sistemin tam kapasiteyle devrede olduğu belirtilirken, sınır kapılarında oluşan yoğunluğu yönetmek amacıyla esnek uygulamaların devreye alınacağı duyuruldu. Bu kapsamda özellikle yoğun geçiş noktalarında süreçlerin hızlandırılması hedefleniyor.
İngiliz Yolcular İçin Biyometrik Muafiyet Sinyali
Birleşik Krallık hükümeti, seyahat tavsiyelerini güncelleyerek Yunan makamlarının EES kapsamında İngiliz vatandaşlarından biyometrik veri (parmak izi ve fotoğraf) toplamayabileceğine dair sinyaller verdiğini açıkladı.
Ancak yetkililer, sahadaki uygulamaların değişkenlik gösterebileceğini belirterek yolcuların sınır görevlilerinin yönlendirmelerine mutlaka uyması gerektiğini vurguladı.
Sınır Kapılarında Yoğunluk: Uçuş Kaçıran Yolcular
EES sisteminin devreye girmesiyle birlikte Avrupa genelindeki havalimanlarında uzun kuyruklar ve ciddi gecikmeler yaşandı. EasyJet, Milano’dan Manchester’a yapılacak bir uçuşta yaklaşık 100 yolcunun sınır kontrollerindeki yoğunluk nedeniyle uçağı kaçırdığını açıkladı.
Benzer sorunların Paris ve Bergamo gibi önemli ulaşım merkezlerinde de yaşandığı bildirildi.
Havacılık Sektöründen Uyarı: “EES Askıya Alınabilir”
Havacılık sektörünün önde gelen kuruluşları ACI Europe ve Airlines for Europe, sistem nedeniyle yolcuların 2 ila 3 saat arasında beklemek zorunda kaldığını açıkladı.
Kuruluşlar, bekleme sürelerinin kritik seviyelere ulaşması halinde EES uygulamasının geçici olarak askıya alınması gerektiğini savundu. Ayrıca bu esnekliğin yalnızca kısa vadede değil, yoğun geçmesi beklenen yaz sezonu boyunca da sürdürülmesinin kritik olduğu ifade edildi.