ABD’de robotaksi hizmetleri yayılırken, kent içi raylı sistemlerde sürücüsüz işletmeye geçiş sınırlı kalıyor. Washington, D.C. ve Los Angeles’taki iki proje, insan operatör olmadan çalışan büyük metro hatlarının önünü açabilir. Planlar yüksek yatırım gereksinimi, teknik denetim, acil durum yönetimi ve çalışanların istihdamına ilişkin tartışmaların ortasında ilerliyor.
Washington’da Kırmızı Hat için 2033 hedefi
Washington Metropolitan Area Transit Authority yönetimi, nisan ayında Kırmızı Hat’ın modernizasyonu için yaklaşık 1 milyar dolarlık planı destekledi. Plan, trenlerin kabin içinde insan operatör olmadan çalışmasına en erken 2033’te imkân verebilecek altyapıyı kurmayı amaçlıyor.
Modernizasyonun temel unsurları arasında yolcuların raylara erişimini engelleyecek peron koruma kapıları yer alıyor. Demiryolu işletmesi, Kırmızı Hat’taki otomatik sürüş işlevlerini 2024’te yeniden devreye almış, diğer metro hatlarında da otomasyon özelliklerini geçen yıl genişletmişti.
Washington metrosu açıldığı dönemde bazı otomatik işlevlerle çalışıyordu. Ancak 2009’da Fort Totten istasyonu yakınında iki trenin çarpışması, otomasyon tartışmasını uzun süre durdurdu. Kazada dokuz kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı. Soruşturma, trenler arasındaki mesafeyi koruması gereken otomatik sinyal sistemindeki bakım sorununa işaret etti.
Kurumun genel müdürü Randy Clarke, 2009’daki arızanın yeniden devreye alınan hız kontrolüne benzer sürüş işlevinden kaynaklanmadığını söyledi. Clarke, sürücüsüz işletmeye geçilse bile ray bakımı, güvenlik denetimi ve acil durum müdahalesi için personelin gerekli olmaya devam edeceğini belirtti.
Los Angeles’ta dağların altına otomatik hat
Los Angeles’ta planlanan Sepulveda Projesi, Santa Monica Dağları’nın altından geçecek yeni bir ağır raylı metro hattını kapsıyor. Los Angeles yetkilileri, Westside’daki yoğun istihdam alanları ile San Fernando Vadisi arasındaki ulaşımı hızlandırmayı hedefliyor.
Proje için çevresel inceleme sürüyor. Önerilen hatta daha kısa trenlerin daha sık işletilmesi planlanıyor. İstasyondaki peron koruma kapıları da yaklaşan trenlerle yolcular arasındaki fiziksel ayrımı sağlayacak.
Santa Monica Dağları’nın aynı kesiminde Hollywood yakınlarından geçen mevcut metro hattında sürücü bulunuyor. Yeni güzergâhın tamamen otomatik tasarlanması, Los Angeles projesini ABD’deki en kapsamlı sürücüsüz metro girişimlerinden biri hâline getiriyor.
Yetkililer, otomatik işletmenin sefer sıklığını artırabileceğini ve yoğun karayolu trafiğine alternatif oluşturabileceğini düşünüyor. Buna karşın hattın inşaat maliyeti, teknik entegrasyon ihtiyacı ve güvenlik sistemlerinin düzenli denetimi, projenin başlıca riskleri arasında bulunuyor.
2009 kazası güvenlik tartışmasını sürdürüyor
Sürücüsüz tren tartışmasının merkezinde, sistemin arıza anında nasıl tepki vereceği sorusu yer alıyor. Sendikalar, özellikle üçüncü rayla çalışan metro ağlarında tahliye ve yolcu güvenliği için tren içinde görevli personel bulunması gerektiğini savunuyor.
Transport Workers Union Başkanı John Samuelsen, otomasyonun yolcuları kendi başlarına tahliye olmak zorunda bırakabileceği uyarısında bulundu. Sendikalar, New York başta olmak üzere çeşitli kentlerde sürücüsüz işletme girişimlerine karşı çıkıyor.
Otomasyonu destekleyenler ise sabit ray üzerinde hareket eden trenlerin, karayolundaki sürücüsüz araçlardan daha öngörülebilir bir ortamda çalıştığını vurguluyor. Raylı sistemlerde güzergâh, sinyalizasyon ve istasyon erişimi merkezi olarak kontrol ediliyor. Destekçilere göre doğru tasarlanan otomasyon, insan hatası riskini azaltabilir.
Kent planlaması uzmanları ise toplumsal güvenin yüksek güvenlik standardına bağlı olduğunu belirtiyor. Kamu ulaşımında tek bir ağır kaza, otomatik sistemlere yönelik desteği uzun süre zayıflatabilir. Washington’daki 2009 kazası, ABD’de raylı sistem otomasyonunun neden yavaş ilerlediğinin en önemli örneklerinden biri sayılıyor.
Honolulu deneyimi ve çalışanların rolü
Honolulu’da üç yıl önce açılan ve geçen yıl genişletilen Skyline hafif metrosu, ABD’nin en büyük sürücüsüz toplu taşıma sistemi olarak işletiliyor. Tamamlandığında hattın uzunluğunun yaklaşık 31 kilometreye ulaşması bekleniyor.
Skyline proje yönetimi, otomasyonla bağlantılı bir kaza veya yaralanma yaşanmadığını bildiriyor. Proje yöneticisi Vance Tsuda, kapısı açık bir trenin hareket etmesine izin verme gibi karar hatalarının insan operatör bulunan karma modellerde daha olası olabileceğini savunuyor.
ABD’de Detroit ve Miami’deki sınırlı otomatik hatlar, Las Vegas’taki otel monorayı ve havaalanı terminalleri arasındaki küçük sistemler daha önce devreye alınmıştı. Buna karşılık Memphis’teki otomatik monoray yıllar önce kapandı; Jacksonville Skyway’in de bütçe kesintileri nedeniyle işletmesini süresiz durdurması bekleniyor.
Washington ve Los Angeles’taki projelerin sonucu, ABD kentlerinde sürücüsüz metro yatırımlarının yönünü belirleyebilir. Başarılı uygulamalar başka kentlerin benzer yatırımlara yönelmesini sağlayabilir; maliyet veya güvenlik sorunları ise otomasyon takvimini erteleyebilir.
Sıkça Sorulanlar
Washington metrosunda sürücüsüz trenler ne zaman çalışabilir?
Washington, D.C. Kırmızı Hat’ta kabin içinde insan operatör olmadan işletme en erken 2033’te başlayabilir. Hedef, yaklaşık 1 milyar dolarlık modernizasyon planının tamamlanmasına bağlı.
Los Angeles’taki otomatik metro hattı nereden geçecek?
Los Angeles’taki Sepulveda Projesi, Santa Monica Dağları’nın altından geçecek yeni bir ağır raylı metro hattı olarak planlanıyor. Güzergâhın Westside ile San Fernando Vadisi arasındaki ulaşımı hızlandırması amaçlanıyor.
Washington’daki 2009 metro kazası otomasyonla mı ilgiliydi?
Fort Totten yakınındaki 2009 çarpışmasında dokuz kişi öldü. Soruşturma, trenler arasındaki mesafeyi koruyan otomatik sinyalizasyon sistemindeki bakım sorununu sorumlu tuttu; işletme yönetimi, arızanın daha sonra yeniden kullanılan hız kontrolü işlevinden farklı olduğunu bildirdi.
Honolulu’daki sürücüsüz Skyline hattında kaza yaşandı mı?
Honolulu’daki Skyline proje yönetimi, otomasyonla bağlantılı bir kaza veya yaralanma yaşanmadığını açıkladı. Hat, ABD’nin en geniş sürücüsüz toplu taşıma sistemi olarak işletiliyor.
