Soner Yalçın’ın Sisi yazısını okumadan anlayamazsınız… TSK’nın en kritik biriminde FETÖ’cü çıktı ortalık karıştı

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) en önemli birimlerinden olan Genelkurmay İstihbarat’ın başında olan Tümgeneral Ali Serin’in emir astsubayı M.K’nın FETÖ mensubu olduğu ortaya çıktı.

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın TSK’daki kripto FETÖ’cülerin deşifresine yönelik yürüttüğü soruşturmada, hâlen Genelkurmay İstihbarat Başkanı olan Tümgeneral Ali Serin’in emir astsubayı olan astsubay kıdemli başçavuş M.K’nın yer aldığı görüldü. Savcılık, FETÖ’cü olduğunu tespit ettiği M.K. hakkında, “Silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan yakalama kararı çıkardı.

FETÖ yapılanmasına ilişkin yaptığı haberler sık sık gündem yaratan Hürriyet gazetesi muhabiri Toygun Atilla soruşturmayla ilgili sosyal medya hesabından “Bugün Genelkurmay İstihbarat Başkanı’nın emir astsubayının FETÖ’cü çıktığını haberlerini görünce aklıma 8 Mayıs 2018’de attığım şu twit geldi; ‘FETÖ’cüler buhar olup uçtular mı, yoksa hava olup her yeri mi sardılar’” ifadelerini kullandı.

Ayrıca Star gazetesi yazarı Ardan Zentürk de “Bir yıl önce hava kuvvetlerinde göreve başlamış teğmen P.Ö. FETÖ çıktı Ege Ordu Komutanı’nın emir subayı FETÖ çıktı Şimdi, Genelkurmay İstihbarat’ın emir astsubayı FETÖ FETÖMETRE diye tepinirken derdimiz buydu Manzara ortada Cihat Yaycı’nın kulaklarını çınlatıyor, çekiliyorum” yorumunda bulundu.

TSK’nın en önemli birimlerinde hala FETÖ’cü isimlerin yer alması ise gazeteci-yazar Soner Yalçın’ın Sözcü gazetesinde 10 Haziran’da kaleme aldığı yazı akıllara getirdi.

15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin ardından yaklaşık dört yıl geçmesine karşın, yüzlerce operasyon yapılırken, TSK’nın en kritik biriminde hala FETÖ’cülerin olması dikkat çekti. Öte yandan TSK’ya yeni giren subaylar arasında da hala FETÖ’cülerin çıkması, kafaları karıştırmaya devam ediyor.

Soner Yalçın yazısında, FETÖ’nün Askeri Casusluk gibi davalarla Türk Ordusu’nu nasıl ele geçirdiğini anlatırken, hayatını kaybeden Mısır’ın devrik lideri Muhammed Mursi’nin görevi döneminde Sisi’ye çok güvendiğini, onu hızlıca ordunun en tepesine yükselttiğini ve sonunda Sisi tarafından devrildiğini yazmıştı.

Soner Yalçın’ın o yazısı şöyle:

Siyasal görüşünüz, kültürünüz, önyargılarınız gibi pek çok faktör bakış açınızı belirler…

Hangi bakış açısının gerçeği en iyi şekilde yansıttığını bulabilmek için, yani olayları doğru okumak için mutlak dar bakış açınızı terk etmelisiniz. Yoksa “kukla” olursunuz; elde oynatılan…

“Useful idiot/kullanışlı aptal” olmamak için (dayatılan bilgiyi-haberi sorgulayan) analitik düşünceye sahip olmalısınız. Yoksa, farkında olmadığınız bir amaca yardım eden ve bu yönde propaganda yapan “faydalı şapşal” yapılırsınız.

Örneğin…

Sabah gazetesi dün birinci sayfasında kocaman haber yaptı:

“ODA TV’YE CASUSLUK OPERASYONU. Oda TV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız askeri casusluk suçlamasıyla gözaltına alındı.”

Medya, aynadır.

Aynanız kirli ise, her olayı lekeli gösterirsiniz!

Sabah gazetesini örnek göstermemin sebebi var. Aynı gazeteden köşe yazarı Haşmet Babaoğlu dün şu başlığı attı yazısına:

-“Dışımızdaki ve içimizdeki Mısır’a dikkat.”

Yazısında uyarıda bulundu:

-“Dikkat etmeliyiz, kesin! Ama bizim içerideki Sisi meftunlarının yanında gerçek Sisi üfürükten tayyare kalır.”

Güzel. Ancak Babaoğlu darbeci Sisi’yi salt muhalefet içinde arıyor. AKP içinde “Sisi” yok mu?

Ya da şunu sorayım:

Müyesser Yıldız’a “askeri casus” suçlamasının ana hedefi Yüksek Askeri Şura’da tasfiye yapmak mı?

Başlayabilirim:

İÇİNİZE BAKIN

Haşmet Babaoğlu şu gerçekten kaçamaz:

Sisi, dışarıda değil rahmetli Mursi’nin içindeydi!

Mursi iktidara gelir gelmez Sisi’yi Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı yaptı.

Mursi’nin tek kriteri neydi; Sisi’nin alnı secdeye değiyordu.

–Muhafazakâr ailenin çocuğuydu.

-Kahire’de El-Ezher Camii yakınlarındaki Gamaleya mahallesinde büyümüştü.

–Riyad’ta  askeri ataşe olarak görev yapmıştı.

-1992’de İngiltere ve 2006’da ABD’de kurslar almıştı; bu ülkeler ile ilişkileri iyiydi. Mursi sandı ki, “Sisi bu ülkelere beni iyi anlatır!”

Mursi hiç düşünmedi ki:

Nasıl oldu da Sisi, askeri kademeleri hızla atlayıp -istihbarat gibi- en kritik yerlerde görev yaptı?

Nasıl oldu da Sisi, Mısır Silahlı Kuvvetleri Yüksek Kurulu’nun en genç üyesi oldu?

Aslında Sisi, ta başından itibaren Mısır liderliğine -ılımlı gösterilerek- hazırlandırıldı; ve Mursi bunu görmek istemedi. Sandı ki, “Sisi sayesinde Mısır Ordusu’nu elimde tutarım.”

Zavallı Mursi! Özellikle yabancı basında çıkan, “Sisi, Müslüman Kardeşler örgütüne yakın” haberlerini gerçek sandı. (Pensilvanya’daki askeri kolejde Sisi’nin hocalığını yapan emekli albay Steve Gerras öğrencisinin nasıl dindar olduğuna dair röportajlar verdi!)

Mursi, dar bakış açısının kurbanı oldu; kandırıldı ve alnı secdeye değen Sisi’ye güvenmenin bedelini canıyla ödedi…

Bakın:

KAVRAYAMIYORLAR

Israrla yazıyorum:

Türkiye ya da Mısır gibi ülkelerde darbeler, iç değil dış politika yüzünden olur.

Mursi’nin, İran, Katar, Çin ile yakınlaşması ve Filistin-Gazze’ye açılan Refah sınır kapısını açması gibi politik tercihleri sonunu getirdi. ABD buna izin veremezdi. Vermedi.

Darbeden hemen sonra ne oldu:

“Al Shorouk” gibi Mursi destekçisi gazeteler, darbeci Sisi’yi alkışladı.

Prof. Khaled Fahmy gibi Mursi destekçisi sözde aydınlar, Sisi’yi alkışladı.

Mursi destekçisi (perde arkasında Sorosçu Otpor bulunan) 6 Nisan Hareketi Sisi’yi alkışladı.

Yani:

Sabah yazarı Babaoğlu’na önerim; “Sisi’yi salt muhalefet içinde aramayın!” –Sisi olayında olduğu gibi- ABD merkezli küresel algı çalışmalarına kanmayın. Analitik düşünce şart:

CIA kuruluşu Rand Corporation ne zaman “Türkiye’de darbe olabilir” raporu yayınladı. Bu rapor kripto FETÖ elemanları aracılığıyla “Kemalist subaylar darbe yapacak” yalanına dönüştürüldü.

İşte… Müyesser Yıldız’a yapılan “casusluk”  suçlamasını bu bakış açısıyla değerlendirmek gerekiyor.

FETÖ’nün Askeri Casusluk gibi davalarla Türk Ordusu’nu nasıl ele geçirdiğini anımsatmak isterim. FETÖ’nün yurtsever askerleri tasfiye ettiğini Müyesser Yıldız sürekli gözler önüne serdi.

Bugün… Hedef Müyesser Yıldız gözüküyor ama değildir.

Hedef, Müyesser Yıldız’ın davalar sürecinde tanıştığı muvazzaf tüm askerlerdir!

Hedef, Yüksek Askeri Şura’da tasfiye yapmaktır.

Sabah gazetesinin kinci önyargılı bakış açısı gerçekleri görmesini engelliyor. FETÖ’ye de böyle kanmadılar mı? Kime ne anlatıyoruz ki; “mahalle kavgasını” gazetecilik sanıyorlar.

Olan Erdoğan’a olacak”

Odatv.com

Soner Yalçın’ın Sisi yazısını okumadan anlayamazsınız... TSK'nın en kritik biriminde FETÖ'cü çıktı ortalık karıştı

<br/>

1,242 Bu habere tepkiniz:

Kaynak: OdaTV