Siber zorbalık ve çevrim içi riskler masaya yatırıldı

Baştürk, etkinlikte yaptığı konuşmada, ebeveynlerin çocuklarının uğradığı siber zorbalıkları fark etmelerini ve çocuklarını bu durumlara karşı korumaları gerektiğini ifade etti.

Siber zorbalığın, çevrim içi ortamda mobil aygıtların kullanılması ile yapılan zorbalık olduğunu belirten Baştürk, bu zorbalığın çeşitli düşmanlıklar, korkutma, tehdit, şantaj, sindirme, taciz gibi başlıkları içerebileceğini ve tehlikeli boyutlara ulaşabileceğine işaret etti.

Baştürk, ailelerin çok dikkatli olması gerektiğini ve çocuğu tanımanın ve güven vermenin önem taşıdığını vurgulayarak, “Aileler çocuklarına iyi arkadaşlığın, her şeyi paylaşmak değil, mahremiyete saygı duymak olduğunu anlatmalılar.” diye konuştu.

“Türkiye’deki çocukların yüzde 20’si siber zorbalık mağduru”

Davranışların oluşmasında, sadece şiddet içerikli bir şey izlemek ve görmenin yeterli olmayacağını, çocuğun bunu kendi hayatında bir şekilde deneyimlediyse modelleme ihtimalinin arttığına dikkati çeken Baştürk, şunları kaydetti:

class=”cf”>
“Türkiye’deki çocukların yüzde 20’si siber zorbalık mağduru. Siber zorbalığın ilk adımlarından biri olan küfür içerikli mesajlaşma ise yüzde 50’nin üzerinde bir orana sahip. Araştırmada, erkek çocukları daha çok kızgınlıktan zorbalık yaptığını paylaşırken, kız çocukları üzüldükleri için yaptıklarını ifade ediyor. Bu sorunların çözümünde aile ve çocuğa erken yaşta dijital okuryazarlık yetisinin kazandırılması önem taşıyor.

Ailelere düşenin çocuklarının karakterini ezmeden, yok saymadan, uygulanabilir kararlar almak. Anlayarak, dinleyerek, ihtiyaçları belirleyerek kararların birlikte alınması gerekiyor. Oyun oynama demek yerine alternatifler sunmalıyız, birlikte rutinler oluşturmalıyız. Asıl amaç, çocuğun zaman planlama becerisi geliştirmesi ve kullandığı zamanlarda da interneti güvenli şekilde kullanabilmesi. Özellikle içinde bulunduğumuz şartlar, bu problemleri arttırdı. Bu nedenle evlere hapsolan çocuklara karşı kısıtlamaların da daha uygulanabilir olması gerekiyor. Tamamen kısıtlanan, fanusta yaşatılan çocuklar, bu tip zorbalıklara daha fazla maruz kalabilir ve diğer çocuklara oranla da daha savunmasız olur.”

Kaynak: Hürriyet