Polonya Anayasa Mahkemesi’nde 30 Ekim akşamı yayımlanan tartışmalı duyuru, ülkedeki yıllardır süren yargı ve siyasi gerilimi yeni bir aşamaya taşıdı. Duyuruda Mahkeme Başkanı Bogdan Święczkowski ile Başkan Yardımcısı Bartłomiej Sochański’nin yetkilerinin bir ay süreyle askıya alındığı bildirildi. En kıdemli yargıç olduğu belirtilen Anna Korwin-Piotrowska, mahkeme yönetimini geçici olarak üstlendiğini açıkladı.
Duyurunun hukuki geçerliliği ve internet sitesine kimin erişim sağladığı tartışma yarattı. Anayasa Mahkemesi adına sosyal medyada yapılan açıklamada, kurumun internet sitesinin hukuka aykırı biçimde ele geçirildiği öne sürüldü. Açıklamada Święczkowski ile Sochański’nin görevlerini sürdürdüğü, Korwin-Piotrowska’nın ise mahkeme yargıcı olmadığı savunuldu.
Yetki askıya alma duyurusu neden tartışılıyor
Korwin-Piotrowska, görevden uzaklaştırma kararını mahkemenin çalışmalarının engellenmesine bağladı. Korwin-Piotrowska’ya göre parlamentonun alt kanadı Sejm’in seçtiği yargıçların genel kurula katılmasının önlenmesi, mahkemenin karar almasını güçleştirdi.
Korwin-Piotrowska, Sejm’in seçtiği dört yargıcın genel kurula katılmasına izin verilmediğini de bildirdi. Yargıçlar genel kurulunun 3 Kasım’da toplanması çağrısı yapıldı. Toplantıda başta mahkemenin bütçesi olmak üzere idari konuların görüşülmesi bekleniyor.
Święczkowski ve Sochański cephesi, yetki askıya alma işleminin hukuki dayanağı bulunmadığını söyledi. Mahkeme başkanlığı, yönetimi değiştirmeye dönük girişimleri yetki gaspı olarak niteledi. Hükümet ise yargı bağımsızlığını ve hukukun üstünlüğünü yeniden kurmak için kararlı adımlar atılması gerektiğini savundu.
Başsavcı Waldemar Żurek de aynı gün Święczkowski ve Sochański hakkında dokunulmazlıkların kaldırılması istemiyle beş başvuru yaptığını açıkladı. Başvuruların, iki yargı mensubunun parlamentonun seçtiği bazı yargıçların görev yapmasını engellediği iddiasıyla bağlantılı olduğu bildirildi.
Varşova’da polis güvenlik önlemlerini artırdı
Duyurunun ardından Anayasa Mahkemesi binası çevresinde protestolar başladı. Varşova polisi, gösteriler sırasında kamu düzenini korumak ve mahkeme çalışanlarının güvenliğini sağlamak için geniş önlem aldı. Polis kordonu, protestocuların binaya girişini engelledi.
Emniyet birimleri, güvenlik önlemlerinin Başsavcı Żurek’in talebi ve mahkeme çalışanlarına yönelik risk uyarıları üzerine artırıldığını bildirdi. Polis, mahkeme binasının içine girmediğini açıkladı. Bazı eylemcilerin güvenlik bariyerlerini aşmaya çalıştığı ve polise cisim attığı olaylarda üç kişi gözaltına alındı.
Muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi, polis varlığını ve yetki askıya alma kararını Anayasa Mahkemesi’ne müdahale olarak değerlendirdi. PiS lideri Jarosław Kaczyński, hükümeti anayasal kuruma karşı hareket etmekle suçladı. Başbakan Donald Tusk ise önceki iktidar döneminden kalan hukuksuzluk iddialarının giderilmesinin zor ama zorunlu olduğunu söyledi.
31 Ekim sabahı mahkeme önündeki kalabalığın büyük bölümü alandan ayrıldı, ancak polis binanın çevresindeki güvenlik kordonunu sürdürdü. Yetkililer, güvenlik güçlerinin görevinin kamu düzenini ve mahkeme çalışanlarının güvenliğini korumak olduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanı Nawrocki Senegal’den geri döndü
PiS tarafından desteklenen Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Senegal’e yaptığı resmi ziyaretini yarıda keserek Polonya’ya döndü. Nawrocki, ülkenin içinde bulunduğu koşullarda cumhurbaşkanının Polonya’da olması gerektiğini söyledi.
Nawrocki, Varşova’ya dönüşünün ardından Yüksek Mahkeme Birinci Başkanı Zbigniew Kapiński ve yargı mensuplarıyla görüştü. Cumhurbaşkanı daha sonra Anayasa Mahkemesi binasına gitti. Bina girişinde Nawrocki ile Korwin-Piotrowska arasında kısa süreli fiziksel gerginlik yaşandığına dair görüntüler yayımlandı; Nawrocki daha sonra binaya girdi.
Nawrocki, Kapiński ile birlikte girdiği mahkeme binasında sabah saatlerine kadar görüşmeler yaptı. Cumhurbaşkanı binadan ayrıldıktan sonra mahkeme önünde toplanan destekçilerine teşekkür etti.
Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi’nin zorla ele geçirilmeye çalışıldığını savundu ve polis güçlerinin yerleşkeden ayrılmasını istedi. Nawrocki ayrıca parlamentodaki siyasi partilerin katılımıyla acil istişare toplantısı çağrısı yaptı. Korwin-Piotrowska’nın yönetim yetkisini tanımayan Nawrocki, anayasal düzenin ihlal edildiğini ileri sürdü.
Kriz diplomatik tepkilere ve istifalara da yansıdı
ABD’nin Varşova Büyükelçisi Tom Rose, tarafların olaylara ilişkin birbirinden farklı açıklamalar yaptığını belirterek itidal çağrısı yaptı. Rose, mahkeme önünde toplanan kalabalığın mevcut gerilimi daha da büyütebileceği uyarısında bulundu.
Polonya’nın Çin Büyükelçisi Jakub Kumoch da gelişmelerin ardından görevinden istifa ettiğini açıkladı. Polonya’nın Romanya Büyükelçisi Paweł Soloch’un da istifa ettiğine ilişkin bilgiler kamuoyuna yansıdı. İstifalar, anayasal krizin dış temsilciliklere de yansıdığını gösterdi.
Yargıç atamaları krizin temelini oluşturuyor
Polonya Anayasa Mahkemesi, yasaların Anayasa’ya uygunluğunu denetliyor ve devlet kurumları arasındaki yetki uyuşmazlıklarında karar veriyor. Mahkemenin kararlarının bağlayıcı olması, yargıç atamalarını ülke siyasetinin en tartışmalı başlıklarından biri hâline getiriyor.
PiS’in 2015-2023 dönemindeki yargı düzenlemeleri, Avrupa kurumları ve muhalefet tarafından yargı bağımsızlığını zedelediği gerekçesiyle eleştirildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Avrupa Birliği Adalet Divanı, bazı atamalara ilişkin kararlarında usul sorunlarına işaret etti.
Donald Tusk liderliğindeki hükümet, 2023’te göreve geldikten sonra PiS döneminde yapılan düzenlemeleri geri çevirmeyi hedefledi. Ancak Cumhurbaşkanlığı vetoları ve yargıçların statüsüne ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle hükümetin adımları sınırlı kaldı. Mart ve ekim aylarında Sejm’in seçtiği bazı yargıçların göreve başlamaması, mahkeme içindeki gerilimi artırdı.
Korwin-Piotrowska’nın 3 Kasım için genel kurul çağrısı yapması, yönetim tartışmasında yeni bir döneme işaret ediyor. Yetki askıya alma duyurusunun hukuki sonucu, dokunulmazlık başvuruları ve Cumhurbaşkanının çağırdığı siyasi istişarelerin ardından Polonya’daki yargı krizinin yönü daha netleşecek.
Sıkça Sorulanlar
Polonya Anayasa Mahkemesi'ndeki kriz ne zaman başladı?
Kriz, 30 Ekim 2026 akşamı Mahkeme Başkanı Bogdan Święczkowski ile Başkan Yardımcısı Bartłomiej Sochański'nin yetkilerinin bir aylığına askıya alındığının duyurulmasıyla görünür hâle geldi.
Karol Nawrocki neden Senegal ziyaretini yarıda kesti?
Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Anayasa Mahkemesi yönetimiyle ilgili gelişmelerin ardından anayasal düzenin tehdit altında olduğunu savunarak Senegal ziyaretini yarıda kesip Polonya'ya döndü.
Polis Anayasa Mahkemesi binasına girdi mi?
Polis, Anayasa Mahkemesi çevresinde güvenlik kordonu oluşturduğunu ancak bina içine girmediğini açıkladı. Güvenlik önlemleri protestolar ve mahkeme çalışanlarına yönelik risk uyarıları üzerine artırıldı.
Anayasa Mahkemesi yönetimindeki anlaşmazlığın nedeni nedir?
Anlaşmazlık, Sejm'in seçtiği bazı yargıçların görev ve genel kurul çalışmalarına katılımı ile önceki yargı atamalarının hukuki statüsü üzerinde yoğunlaşıyor. Taraflar, yetki askıya alma duyurusunun hukuki geçerliliği konusunda birbirine zıt görüşler taşıyor.
