Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu tarafından yayımlanan ön rapor, LaGuardia Havalimanı’nda meydana gelen ölümcül pist çarpışmasının birden fazla güvenlik katmanının eş zamanlı devre dışı kalması sonucu gerçekleştiğini ortaya koydu.
Rapora göre kaza, 22 Mart saat 23.37 sularında meydana geldi. Air Canada adına faaliyet gösteren Jazz Aviation’a ait Uçuş 646, iniş sırasında bir havalimanı kurtarma aracıyla çarpıştı. Kazada iki pilot yaşamını yitirirken, onlarca yolcu ve görevli yaralandı.
NTSB bulgularına göre kulede görevli yerel kontrolör, uçak kısa final yaklaşmasındayken bir kurtarma aracına aktif pisti geçme izni verdi. Uçağın piste yaklaşık çeyrek mil mesafede ve yaklaşık 130 feet yükseklikte olduğu sırada verilen bu izin sonrası, kontrolör saniyeler içinde araca dur talimatı verdi. Ancak müdahale gecikti ve çarpışma engellenemedi.
Raporda, radyo iletişimindeki karışıklığın da kazaya katkı sağladığı belirtildi. Kurtarma aracı personelinin “dur” çağrısını duyduğu ancak ilk aşamada talimatın kendilerine yönelik olduğunu anlamadığı, bu nedenle tepkinin geciktiği ifade edildi.
Bunlara da Göz Atabilirsiniz
New York LaGuardia’da Pist Kazası: 41 Kişi Hastaneye Kaldırıldı

LaGuardia Havalimanı’nda Air Canada Uçağı Kurtarma Aracına Çarptı: 2 Pilot Hayatını Kaybetti, 2 Polis Ağır Yaralı

NTSB Raporu: Alaska Airlines Uçağındaki İniş Takımı Arızasına Bakım Hatası Neden Oldu
Kaza sırasında kulede iki kontrolörün görev yaptığı ve personel sayısının standartlara uygun olduğu belirtilirken, aynı anda birden fazla operasyonel durumun yönetildiği aktarıldı. Kalkıştan vazgeçen uçaklar ve ayrı bir yer acil durumu, kontrolörün iş yükünü artırdı.
Raporda ayrıca havalimanı güvenlik sistemlerindeki aksaklıklar da yer aldı. ASDE-X yüzey tespit sisteminin pist üzerindeki araçları eksik tespit ettiği ve olası çarpışmaya karşı kontrolörlere herhangi bir sesli ya da görsel uyarı vermediği kaydedildi. Bunun yanı sıra, pist giriş ışıkları olarak bilinen REL sisteminin de çarpışmadan saniyeler önce devre dışı kaldığı tespit edildi.
Kazanın ardından uçağın ön bölümünde ağır hasar oluştuğu, kokpit ve ön kabinin ciddi yapısal yıkım gördüğü belirtildi. Yolcu kabininin ise büyük ölçüde sağlam kaldığı ve tahliyenin kısa süreli karmaşaya rağmen düzenli şekilde gerçekleştirildiği ifade edildi.
NTSB, kazanın tek bir nedene bağlı olmadığını; insan hatası, iletişim eksikliği ve teknolojik sistem arızalarının birleşimiyle meydana geldiğini vurguladı. Raporda yer alan bulguların ön nitelikte olduğu ve soruşturmanın sürdüğü belirtildi.