Mahkeme 17 bin vergi bildirimini iptal etti
New York’ta lüks ikinci konutlara yönelik pied-à-terre ek vergisinin uygulamaya alınması, mahkeme kararıyla yeniden başlatılacak. Richmond County Yüksek Mahkemesi Yargıcı Wayne M. Ozzi, New York Şehri Maliye Departmanının yaklaşık 17 bin mülk sahibine gönderdiği bildirimleri iptal etti.
Karar, ek verginin kendisini yürürlükten kaldırmıyor. Mahkeme yalnızca belediyenin kimlerin vergi ödemesi gerektiğini belirleme yönteminin hukuka uygun olmadığı sonucuna vardı. Maliye Departmanı, yeni bildirim göndermeden önce her taşınmaz için güncel vergi kayıtları ve diğer erişilebilir bilgiler üzerinden ayrı bir ilk inceleme yapmak zorunda kalacak.
Yargıç Ozzi, belediyenin yeterli ölçüde erişilebilir olan vergi verilerini ilk aşamada kullanmadığını belirtti. Mahkemeye göre yönetim, asıl ikametgâhı New York olan kişilerin ek vergiden muaf olduğunu kendilerinin kanıtlamasını isteyerek ispat yükünü binlerce mülk sahibine aktardı.
900 bin taşınmazlık listenin kaldırılması istendi
Mahkeme, belediyenin daha önce yayımladığı 900 binden fazla taşınmazı kapsayan ek vergi listesinin de kaldırılmasına hükmetti. Listede mülklerin adresleri, sahiplerine ilişkin bilgiler ve değerleme verileri yer alıyordu. Yeni liste yalnızca ek vergi kapsamına gerçekten girdiği belirlenen taşınmazları içerecek.
Davayı açan mülk sahipleri, bildirimlerin ve çevrim içi listenin geniş çaplı belirsizlik yarattığını, kişisel bilgilerinin gereksiz biçimde görünür hâle geldiğini savundu. Mahkeme, uygulamanın mülk sahiplerini zaman ve para harcamaya zorladığını, ayrıca ikamet durumunun belirlenmesinde gereksiz külfet oluşturduğunu değerlendirdi.
Belediye temmuz ayında, konutlarının ek vergiye tabi olabileceğini düşündüğü yaklaşık 17 bin kişiye mektup göndermişti. Ağustosta ilk değerlendirmede yanlış tanımlanan mülklerin sahiplerine 1.210 düzeltme mektubu da gönderildi. Mektuplar, taşınmazın asıl ikametgâh olduğunu düşünen sahiplerden muafiyet için başvuru yapmalarını istiyordu. Daha önce belirlenen itiraz ve belge sunma takvimi de yargı süreci nedeniyle durmuştu.
Vergi hangi ikinci konutları ve oranları kapsıyor
Pied-à-terre ek vergisi, New York’ta asıl ikametgâh olarak kullanılmayan yüksek değerli konutları hedefliyor. Düzenleme; değeri 5 milyon doların üzerindeki bir, iki ve üç ailelik evler ile değeri en az 1 milyon dolar olan apartman daireleri ve kooperatif dairelerini kapsıyor.
Ek vergi oranı taşınmaz değerine göre yüzde 0,8’den başlıyor. Değeri 25 milyon dolar veya üzerindeki konutlarda oran yüzde 1,3’e kadar çıkıyor. Belediye yönetimi, düzenlemenin yılda yaklaşık 500 milyon dolar gelir sağlayacağını ve gelirin konut erişilebilirliği politikaları için kullanılacağını öngörüyor.
Düzenlemenin temel gerekçesi, yılın büyük bölümünde kent dışında yaşayan ancak New York’ta pahalı ikinci konut bulunduran kişilerin şehir gelir vergisi ödememesi. Ek vergi yalnızca New York şehri sınırları içindeki ikinci konutlara uygulanacak; eyaletin diğer varlıklı bölgelerindeki konutlar aynı kapsamda yer almıyor.
İki ayrı dava verginin anayasaya uygunluğunu sorguluyor
Uygulama yöntemine ilişkin kararın yanında, ek verginin hukuki dayanağına yönelik ayrı davalar da bulunuyor. Kumarhane yöneticisi Steve Wynn ile eski ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross, 28 Eylül’de New York eyaletine dava açarak düzenlemenin eyalet dışındaki kişilere karşı ayrımcılık yaptığını ve anayasal korumaları ihlal ettiğini savundu.
Florida’da ikamet eden Wilbur Ross’un Manhattan’daki kooperatif dairesi için 83 bin doların üzerinde, Steve Wynn’in New York’taki konutu için ise 183 bin doları aşan ek vergiyle karşılaşabileceği bildirildi. Davacılar, ikinci konut sahiplerinin zaten emlak vergisi ödediğini ve kentteki kültürel ile hayır kurumlarına katkı sunduğunu öne sürdü.
Başka bir mülk sahibi grubu da ek verginin anayasaya uygunluğunu hedef alan ayrı bir dava açtı. Söz konusu dosyalar, 29 Eylül tarihli kararın kapsamından ayrılıyor. Yargıç Ozzi’nin kararı, verginin oranları veya hangi taşınmazları kapsadığı hakkında hüküm kurmadı; yalnızca belediyenin ilk uygulama prosedürünü geçersiz saydı.
Belediye karara karşı yürütmeyi durdurma isteyecek
Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin sözcülüğü, mahkeme kararının hatalı olduğunu savundu ve ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının durdurulması için mahkemeye başvuracaklarını açıkladı. Yönetim, yürütmeyi durdurma kararı alınması hâlinde ek verginin uygulanmasını yasalara uygun, adil ve etkin biçimde sürdüreceğini bildirdi.
Yürütmeyi durdurma talebi kabul edilmezse Maliye Departmanı, bildirim ve liste oluşturma işlemlerini mahkemenin çizdiği çerçevede yeniden yapacak. Yeni değerlendirmelerde en güncel gelir vergisi kayıtları, ikamet bilgileri ve ilgili diğer resmi veriler kullanılacak. Ek verginin geleceği ise hem yeniden uygulama takvimi hem de anayasal itirazlara ilişkin davaların sonuçlarına bağlı olacak.
Sıkça Sorulanlar
New York’taki pied-à-terre ek vergisi nedir?
Pied-à-terre ek vergisi, New York’ta asıl ikametgâh olarak kullanılmayan yüksek değerli ikinci konutlara uygulanması planlanan ilave vergidir. Düzenleme, değeri en az 1 milyon dolar olan apartman ve kooperatif daireleri ile 5 milyon doların üzerindeki bir ila üç ailelik evleri kapsıyor.
Mahkeme New York’un ikinci konut vergisini iptal etti mi?
Richmond County Yüksek Mahkemesi verginin kendisini iptal etmedi. Mahkeme, yaklaşık 17 bin taşınmaz sahibine gönderilen bildirimlerin hazırlanma yöntemini hukuka aykırı bulup bildirimleri geçersiz saydı.
Mahkeme belediyeden hangi işlemleri yapmasını istedi?
Mahkeme, belediyenin çevrim içi vergi listesini kaldırmasını ve her taşınmazın ikamet durumunu güncel vergi kayıtları ile erişilebilir diğer veriler üzerinden ayrı ayrı incelemesini istedi. Belediye, incelemenin gerekçesini içeren yeni bildirimler göndermek zorunda kalacak.
Pied-à-terre vergisi ne kadar gelir sağlaması bekleniyor?
New York belediye yönetimi, pied-à-terre ek vergisinden yılda yaklaşık 500 milyon dolar gelir bekliyor. Yönetim, geliri konut erişilebilirliği politikalarında kullanmayı planlıyor.
Pied-à-terre vergisine karşı başka davalar var mı?
Steve Wynn ve Wilbur Ross’un da aralarında bulunduğu bazı ikinci konut sahipleri, verginin eyalet ve federal anayasalara aykırı olduğunu savunan ayrı davalar açtı. Davalar, 29 Eylül’deki kararın ele aldığı uygulama prosedüründen bağımsız olarak sürüyor.
