SON.TV/ANKARA
Türkiye son günlerde kamuoyunda geniş yankı uyandıran iki farklı olay üzerinden “nefsi müdafaa” tartışmasını konuşuyor.
Bir yanda sattığı otomobilin 1 milyon 600 bin liralık parasını alamadığı gerekçesiyle tartıştığı baba ve oğulu öldüren ve daha sonra tahliye edilen 76 yaşındaki kanser hastası İzzet Kalyon…
Diğer yanda ise İstanbul Kağıthane’de boşanma aşamasındaki damadının eve gelerek saldırdığı iddia edilen olayda kızını korumaya çalışırken müdahalede bulunduğu belirtilen kayınvalide Delal A…
Her iki dosyada da Türk Ceza Kanunu’nun “meşru savunma” ve “haksız tahrik” hükümleri tartışılıyor.
“50 SENE KESERİN UCUNDA ÇALIŞTIM”
Tahliye sonrası ilk kez konuşan İzzet Kalyon, yaşananların tamamen kontrolden çıktığını savundu.
Kalyon açıklamasında:
“Ben bu parayı 50 sene keserin ucunda çalışarak kazandım. Arabamın daha borcu bitmedi. Paramı istedim ama 10 ay boyunca sürekli oyalandım.” dedi.
Olay günü hastaneye giderken karşı tarafla karşılaştığını anlatan Kalyon, tartışmanın büyüdüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Arkamdan hakaret etti. Elini beline atıp üzerime yürümeye başladı. Babasının da kendisinin de ruhsatlı silahı olduğunu biliyordum. Hem malımı hem canımı alacaklar sandım.”
Kalyon’un:
“Keşke olmasaydı. Pişmanım. Can almak iyi bir şey mi?”
sözleri dikkat çekti.
KAĞITHANE DOSYASI DA GÜNDEM OLDU
İstanbul Kağıthane’de yaşanan aile içi şiddet olayında ise hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu belirtilen Rüzgar Eser’in, boşanma aşamasındaki eşinin evine geldiği ve çıkan tartışmanın ardından silahların kullanıldığı öne sürüldü.
Olayda yaralanan Nurşin E. hastaneye kaldırılırken, darbedildiği belirtilen Delal A. ve Betül E. de tedavi altına alındı.
Gözaltına alınan kayınvalide Delal A. hakkında daha sonra ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verildi.
Dosyaya giren ifadelerde Delal A.’nın:
“Müdahale etmesem hepimizi öldürecekti.”
dediği öğrenildi.

SORU: NEFSİ MÜDAFAA NEREDE BAŞLIYOR?
Her iki olay sonrası sosyal medyada en çok tartışılan konu ise Türk Ceza Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenen “meşru savunma” hükümleri oldu.
TCK’ya göre bir kişinin:
▪️ Kendisine,
▪️ Yakınına,
▪️ Hayatına,
▪️ Mal varlığına yönelik
gerçekleşen haksız ve ani saldırıyı durdurmak amacıyla zorunlu şekilde güç kullanması bazı durumlarda suç sayılmayabiliyor.
Hukukçulara göre meşru savunmanın uygulanabilmesi için:
▪️ Ortada gerçek bir saldırı olması,
▪️ Saldırının devam ediyor olması,
▪️ Başka türlü korunma imkânının bulunmaması,
▪️ Verilen karşılığın saldırıyla orantılı olması gerekiyor.
TCK’NIN HANGİ MADDELERİ GÜNDEMDE?
Uzmanlara göre her iki dosyada da:
▪️ TCK 81 “kasten öldürme”,
▪️ TCK 29 “haksız tahrik”,
▪️ TCK 25 “meşru savunma”
maddeleri tartışılıyor.
Ceza hukukçuları özellikle yaşlı, kadın veya fiziksel olarak dezavantajlı kişilerin saldırı anındaki korku ve panik halinin de yargılamada dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.
“KENDİNİ KORUYAN CEZALANDIRILMAMALI” YORUMLARI
Her iki olay sonrası sosyal medyada binlerce kullanıcı:
“İnsan canını korumak için ne yapacak?”
sorusunu gündeme taşıdı.
Bazı hukukçular ise meşru savunmanın vatandaşın yaşam hakkını koruyan en önemli hukuki güvencelerden biri olduğunu ifade ediyor.
Özellikle ani saldırı, tehdit ve ölüm korkusunun bulunduğu olaylarda mahkemelerin son yıllarda meşru savunma hükümlerini daha geniş değerlendirdiği yorumları yapılıyor.
Dosyalara ilişkin yargı süreçlerinin önümüzdeki günlerde yeni raporlar ve tanık ifadeleriyle şekillenmesi bekleniyor.
ETİKETLER: #NefsiMüdafaa #MeşruSavunma #TCK #Mahkeme #Kağıthane #Yargı #SonDakikar