İstanbul’da deprem araştırmasından çarpıcı sonuçlar çıktı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesinde kurulan İstanbul Planlama Ajansı’na bağlı dört birimden biri olan İstanbul İstatistik Ofisi, depremle ilgili kentteki algı ve tutumu araştırdı. Araştırmada İstanbul’un en önemli sorunlarından biri olan depreme yönelik İstanbul halkının algısını ve depreme yönelik hazırlıklarını ölçmek amaçlandı.

KİRACILARIN YÜZDE 57’Sİ ESKİ BİNALARDA OTURUYOR

Araştırma Bilgisayar Destekli Telefon Anketi (CATI) yöntemi kullanılarak 5-7 Kasım 2020 tarihleri arasında rassal seçilen 769 İstanbul sakini ile telefon üzerinden görüşülerek hazırlandı.

İstanbul’da sosyo-ekonomik statü düzeyine göre 8 kategoride yapılan araştırmaya katılanların yüzde 60,2’sini 18-40 yaş arası oluşturdu. Katılımcıların yüzde 46,4’ü oturduğu evin kendisine ait olduğunu belirtirken, yüzde 47,4’ü kiracı olduğunu, yüzde 6,2’si ise ev sahibi olmayıp kira ödemediğini belirtti.

Kiracıların yüzde 57,2’sinin 1999 Gölcük Depremi öncesinde yapılmış binalarda oturduğu kaydedilirken ev sahiplerinde ise bu oranın yüzde 47,1’de kaldığı görüldü. Katılımcıların yüzde 48’i 1999 Gölcük depreminden sonra yapılmış binalarda otururken, yüzde 52’si 1999 Gölcük depreminden önce yapılmış binalarda oturduğunu belirtti.

YÜZDE 21’İ DEPREMDE NE YAPMASI GEREKTİĞİNİ BİLMİYOR

Araştırmaya katılanların yüzde 53,5’i deprem esnasında ne yapılması gerektiğini bildiğini ifade ederken, yüzde 25,2’si deprem esnasında neler yapılması gerektiğine dair kısıtlı bilgiye sahip olduğunu, yüzde 21,3’ü deprem esnasında ne yapılması gerektiğini bilmediğini belirtti.

18-40 yaş arası grubun yüzde 55,6’sı deprem esnasında ne yapılması gerektiğini bildiğini ifade ederken bu oranın 40 yaş ve üzeri katılımcılarda 50,9 olduğu gözlendi.

Alt-orta ve alt sosyo-ekonomik gruba ait katılımcıların yüzde 51,4’ü, üst-orta ve üst sosyo-ekonomik seviyeye sahip katılımcıların yüzde 60,7’si deprem esnasında ne yapılması gerektiğini bildiğini ifade etti.

YAŞAM ÜÇGENİ ÇOĞUNLUKLA BİLİNİYOR

Katılımcıların yüzde 40,1’i yaşam üçgeni kavramını bilmediğini belirtti. 18-40 yaş grubu içerisinde yaşam üçgeni kavramını bilenlerin oranı yüzde 65,5 iken 40 yaş ve üzeri grupta bu oranın 53,3 olduğu tespit edildi.

Yaşam üçgenini bilen katılımcılar “Ev içerisinde tüm ev sakinleri için yaşam üçgeni alanları belirlediniz mi?” sorusunu da yanıtladı. Katılımcıların yüzde 59,1’i bir alan belirlediğini ifade etti. Alt-orta ve alt sosyo-ekonomik gruba ait katılımcıların yüzde 56,3’ü, üst-orta ve üst sosyo-ekonomik seviyeye sahip katılımcıların yüzde 71,9’u yaşam üçgenini bildiğini ifade etti.
İstanbul’da deprem araştırmasından çarpıcı sonuçlar çıktıDEPREM ÇANTASI HAZIRLAYAN SAYISI AZ

Katılımcıların yüzde 27,9’u deprem çantasına sahip olduğunu belirtirken, yüzde 72,1’i deprem çantası sahibi olmadığını ifade etti. Alt-orta ve alt sosyo-ekonomik gruba ait katılımcıların yüzde 25,6’sı, üst-orta ve üst sosyoekonomik seviyeye sahip katılımcıların yüzde 35,8’i deprem çantasının olduğunu belirtti.

YÜZDE 52’LİK KESİM DEPREM TOPLANMA ALANINI BİLMİYOR

Katılımcılara yaşadığı bölgedeki acil toplanma alanını bilip bilmediği de soruldu. Katılımcıların yüzde 52,6’sı yakınındaki deprem toplanma alanını bilmediğini ifade etti. 18-40 yaş grubun yüzde 47,9’u deprem toplanma alanını bilirken, 40 yaş ve üzeri grupta bu oranın yüzde 46,9 olduğu belirlendi.

BÜYÜK DEPREMDE ‘EVİM YIKILIR’ DİYEN KİŞİLERİN SAYISI DİKKAT ÇEKTİ

Yedi veya daha şiddetli bir deprem meydana geldiği takdirde katılımcıların yüzde 22,4’ü yaşadığı binanın yıkılacağını yüzde 16,7’si ağır hasar, yüzde 26,5’i orta hasar, yüzde 20,9’u az hasar alacağını düşündüğünü ifade etti.

Yaşadığı binada hasar olmayacağını düşünenlerin yüzde 13,5’i oluşturduğu görüldü. 1999 Gölcük depremi öncesi binalarda oturan katılımcıların yüzde 22,4’ü binasının ağır hasar alacağını, yüzde 32,3’ü yıkılacağını düşündüğünü belirtti.

“ÇÜRÜK RAPORU VERİLSE DAHİ EVDE KALIRIM”

Katılımcılara “Binanıza çürük raporu verilmiş olsaydı ne yapardınız veya nasıl bir süreç yaşanacağını düşünüyorsunuz?” sorusu soruldu. Katılımcıların yüzde 62,5’i daha güvenli bir konuta taşınacağını ifade etti.

Katılımcıların yüzde 19,5’i ‘Binada yaşamaya devam etmek zorunda kalırdım’, yüzde 8,9’u ‘Binayı yeniletmek için komşular ile uzlaşmaya çalışırdım, yüzde 3,1’i ise ‘Binada kendi rızamla yaşamaya devam ederdim’ dedi. Aynı binada kalacağını belirten katılımcıların yüzde 80’i bunun sebebi olarak maddi yetersizliği gösterdi.

Ev sahiplerinin yüzde 53,2’si, kiracıların ise yüzde 71,2’si daha güvenli bir konuta taşınacağını belirtti. Maddi yetersizlik sebebiyle yaşadığı yerde kalmaya devam edeceğini belirten katılımcıların yüzde 68,6’sı 1999 Gölcük depremi öncesi binalarda oturduğunu ifade etti.

Kaynak: Sözcü