Faiz artışı enerji maliyetleri ve enflasyonla gerekçelendi
İngiltere Merkez Bankası, politika faizini 5 Kasım 2026’daki toplantısında yüzde 3,75’ten yüzde 4’e çıkardı. Ağustos 2023’ten beri yapılan ilk faiz artışı olan 25 baz puanlık hamle, enerji fiyatlarının enflasyona yeniden hız kazandırma riskine karşı atıldı.
Merkez bankası, Orta Doğu’da dokuz aydır devam eden çatışmaların küresel petrol ve doğal gaz fiyatlarını yüksek tuttuğunu bildirdi. Enerji maliyetlerindeki artışın şirketlerin üretim giderlerine ve hanehalklarının faturalarına yansıması, fiyat istikrarı açısından temel risklerden biri olarak görüldü.
İngiltere’de yıllık tüketici enflasyonu eylülde yüzde 3,5 seviyesine ulaştı. Merkez bankası, mevcut enerji fiyatları varsayımı altında yıllık enflasyonun 2027’nin ikinci çeyreğinde yüzde 4,9’a yükselmesini bekliyor. Önceki tahminlerde enflasyon zirvesi yüzde 3,2 olarak hesaplanmıştı.
Para Politikası Kurulu, enflasyonist baskıların faiz artışını gerektirecek düzeye ulaştığı sonucuna vardı. Son aylarda ekonomik faaliyete ilişkin verilerin beklentilerin üzerinde gelmesi de daha sıkı para politikası kararını destekledi.
Kuruldaki dokuz üye artış yönünde oy kullandı
Dokuz üyeli Para Politikası Kurulunda faizlerin artırılması gerektiği konusunda görüş ayrılığı yaşanmadı. Andrew Bailey’nin de aralarında bulunduğu sekiz üye, 25 baz puanlık artışla politika faizinin yüzde 4’e çıkarılmasını destekledi.
Catherine Mann ise daha güçlü bir sıkılaşma gerektiğini savundu ve 50 baz puanlık artışla faizin yüzde 4,25’e yükseltilmesi yönünde oy kullandı. Kurulda faizin sabit bırakılması ya da indirilmesi için oy çıkmadı.
Karar, faiz oranının son altı toplantıda değiştirilmemesinin ardından geldi. İngiltere Merkez Bankası, önceki dönemde yüzde 5,25’e ulaşan politika faizini indirmiş, enerji maliyetlerindeki yeni yükselişin ardından yeniden faiz artırımına yönelmişti.
Andrew Bailey, 5 Kasım’daki artışın uzun ve önceden belirlenmiş bir faiz artırımı dizisinin başlangıcı sayılmaması gerektiğini söyledi. Bailey, Orta Doğu’daki çatışmaların çözülmemesi hâlinde yüzde 4 seviyesindeki faiz artışının son hamle olmasının da beklenmemesi gerektiğini vurguladı.
Enflasyon tahmini 2027 ortası için yüzde 4,9 oldu
Merkez bankasının temel senaryosunda, enerji maliyetlerinin haneler ve işletmeler üzerindeki doğrudan etkisi 2027 boyunca belirginleşecek. Ocakta enerji fiyat tavanının yenilenmesiyle hanehalkı faturalarında yaklaşık yüzde 25 artış bekleniyor. Nisanda ek bir artış ihtimali de enflasyon görünümündeki riskleri yükseltiyor.
Merkez bankası, yüksek enerji fiyatlarının ücretlere, mal fiyatlarına ve hizmet fiyatlarına kalıcı biçimde yansıdığına dair kanıtların henüz sınırlı olduğunu bildirdi. Buna karşın şirketlerin enerji maliyetlerine karşı kullandığı koruma işlemleri ile uzun vadeli sabit fiyatlı sözleşmeler sona erdikçe maliyet baskısının daha geniş kesimlere yayılabileceği değerlendiriliyor.
Olumsuz senaryoda petrol fiyatlarının daha da yükselmesi ve çatışmanın yeniden tırmanması hâlinde yıllık enflasyonun 2027’nin üçüncü çeyreğinde yüzde 6,2’ye ulaşabileceği hesaplandı. Daha sınırlı ikinci tur etkilerin yaşandığı senaryoda dahi enflasyonun gelecek yılın başlarında yüzde 4,8 düzeyine çıkması öngörülüyor.
Merkez bankası, enerji fiyatlarından kaynaklanan ilk etkinin ücret ve fiyat belirleme davranışına dönüşmesini engellemek için erken hareket ettiğini belirtti. Temel ücret artışları, şirketlerin fiyatlama kararları ve ekonomideki atıl kapasite, sonraki toplantıların başlıca izleme alanları olacak.
Büyüme beklentileri kısa vadede yukarı çekildi
Yüksek enerji maliyetlerine rağmen İngiltere ekonomisinin kısa vadeli görünümü önceki tahminlerden daha güçlü kaldı. Merkez bankası, 2026 büyüme tahminini yüzde 1,1’den yüzde 1,6’ya; 2027 tahminini de yüzde 1,1’den yüzde 1,3’e yükseltti.
Enerji şokunun daha uzun sürmesi varsayımı, orta vadeli büyüme beklentisini ise aşağı çekti. Banka, 2028 için büyüme tahminini yüzde 1,7’den yüzde 1,2’ye indirdi. Maliye politikasındaki önlemlerin 2027’nin ikinci çeyreğinde enflasyonu yaklaşık 0,25 puan azaltması bekleniyor.
Ekonomik büyümenin dayanıklılığı, talepteki zayıflamanın fiyat artışlarını tek başına hızla hedefe indirmeyebileceği anlamına geliyor. Merkez bankası, para politikasının kısıtlayıcı kalmasına rağmen enflasyonu yüzde 2 hedefine zamanında döndürecek baskının yeterliliğini her toplantıda yeniden değerlendirecek.
Yeni kararlar enerji ve ücret verilerine bağlı olacak
İngiltere Merkez Bankası, faiz oranları için önceden belirlenmiş bir patika bulunmadığını açıkladı. Sonraki kararlar; enerji fiyatlarındaki artışın süresine, ücret ve fiyat belirleme davranışlarına, tüketici talebinin gücüne ve finansal koşullara bağlı olacak.
Enerji fiyatlarının gerilemesi ve talebin belirgin biçimde zayıflaması, enflasyon baskısını azaltarak farklı bir para politikası görünümü doğurabilir. Buna karşılık enerji maliyetlerinin uzun süre yüksek kalması veya maliyet artışlarının ücretlere ve hizmet fiyatlarına yayılması, yeni faiz artırımlarını gündemde tutacak.
Piyasalarda 2027 boyunca ilave faiz artışları beklentisi oluşurken, merkez bankası her toplantıda verileri ayrı ayrı değerlendireceğini bildirdi. Para Politikası Kurulunun hedefi, tüketici enflasyonunu orta vadede kalıcı olarak yüzde 2 seviyesine geri getirmek olarak korunuyor.
Sıkça Sorulanlar
İngiltere Merkez Bankası politika faizini ne kadar artırdı?
İngiltere Merkez Bankası, 5 Kasım 2026'da politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75'ten yüzde 4'e yükseltti.
İngiltere Merkez Bankası faiz kararında oy dağılımı nasıldı?
Dokuz üyeli Para Politikası Kurulunda sekiz üye 25 baz puanlık artışı destekledi. Catherine Mann ise 50 baz puanlık artışla faizin yüzde 4,25'e yükseltilmesi yönünde oy kullandı.
İngiltere'de enflasyon için hangi tahmin yapıldı?
Merkez bankası, yıllık tüketici enflasyonunun 2027'nin ikinci çeyreğinde yüzde 4,9'a ulaşacağını öngördü. Olumsuz senaryoda enflasyonun 2027'nin üçüncü çeyreğinde yüzde 6,2'ye çıkabileceği hesaplandı.
İngiltere Merkez Bankası neden faiz artırdı?
Merkez bankası, Orta Doğu'daki çatışmalarla yükselen petrol ve doğal gaz fiyatlarının enflasyonu artırma riskini gerekçe gösterdi. Ekonomik faaliyete dair verilerin beklentilerin üzerinde gelmesi de sıkılaşma kararını destekledi.
