İMAMOĞLU DAVASINDA 1 NOLU SALON ISRARININ ARDINDA NE VAR? – SON TV

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Ali Doğan’ın kararları yargı çevrelerinde tepki topladı: “Bu güvenlik değil, adeta bir gösteri!”

SONTV – ÖZEL HABER / ANALİZ

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “Resmî Belgede Sahtecilik” (Sahte Diploma) davasında, 59. Asliye Ceza Mahkemesi Başkanı Hakim Ali Doğan’ın kararları hem yargı hem kamuoyu nezdinde tartışma yaratmaya devam ediyor.

İlk duruşmadaki kaotik atmosferin ardından, Doğan’ın ikinci oturumu da 947 kişilik 1 Nolu salonda yapmak istemesi “neden bu ısrar?” sorusunu gündeme taşıdı.

Yargı kulislerinde, Doğan’ın bu tutumunun adalete olan güveni zedelediği, hatta “İmamoğlu’nu mağdur gösterme zeminini sanki bilerek güçlendirdiği” yönünde yorumlar yapılıyor.

Gergin ilk duruşmadan sonra aynı salon ısrarı

12 Eylül 2025’teki ilk duruşma, Silivri Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi’nde bulunan 947 kişilik 1 Nolu salonda yapılmış,

izleyici sıralarındaki sloganlar nedeniyle mahkeme iki kez ara vermek zorunda kalmıştı.

Buna rağmen Mahkeme Başkanı Ali Doğan, ikinci duruşmayı da aynı salonda yapmak istedi.

Oysa aynı yerleşkede bulunan 2 ve 3 Nolu salonlar yaklaşık 300 kişilik kapasiteye sahip ve güvenlik koşulları açısından daha yeterliydi.

Bu durum, yargı çevrelerinde “orantısız ve sembolik bilinçli bir tercih” olarak değerlendirildi.

Yerine bakan hâkim 4 Nolu salonu uygun bulmuştu

20 Ekim 2025 tarihli ara kararda, Hakim Ali Doğan’ın izinli olması nedeniyle yerine bakan hâkim,

“duruşmanın 98 kişilik 4 Nolu salonda yapılmasının yeterli olacağı” yönünde değerlendirme yaptı.

Ancak Doğan göreve döndüğünde bu kararı geçersiz saydı ve duruşmanın yeniden 947 kişilik 1 Nolu salonda yapılmasını istedi.

Yargı çevrelerinde, hakim Ali Doğan’ın 1 nolu salon ısrarının neyi amaçladığı merak konusu? 

Tek kişiyi bin kişilik salonda yargılamak

Yargı mensupları, tek sanıklı ve tutuksuz bir dosyanın 947 kişilik salonda görülmesinin yargısal ihtiyaçla açıklanamayacağını belirtiyor.

Bir Yargı mensubu, SONTV’ye şu değerlendirmeyi yaptı: “947 kişilik salon toplu davalar içindir. Tek sanıklı ve tutuksuz bir dosyada bu tercihin anlaşılır bir yönü yok. Bu güvenlik gerekçesiyle değil, dikkat çekme arzusuyla açıklanabilir.”

Üst düzey hâkim: ‘Bu yönetim tarzı mağduriyet üretir’

İsmini vermek istemeyen üst düzey bir hâkim ise SONTV’ye yaptığı açıklamada eleştirel bir dilde konuştu: “Biz de duruşma yönetiyoruz. Ancak bu yönetim şekli adalete güveni zedeliyor. Meslektaşım Hakim Ali Doğan, aldığı kararlarla Ekrem İmamoğlu’nu mağdur gösterme çabasına zemin hazırlıyor. Savunma hakkının kısıtlandığı görüntüsünü bilerek güçlendirdiği izlenimi oluşuyor. Tek kişiyi bin kişilik salonda ısrarla yargılamak istemenin anlaşılır hiçbir izahı yok.” Dedi. 

SEGBİS skandalı hâlâ gündemde

İlk duruşmada tutuklu avukat Mehmet Pehlivan, cezaevinden SEGBİS aracılığıyla savunmaya bağlanmış;

“Cezaevindeyim, cübbem yok; nasıl savunma yapayım?” diyerek mahkeme başkanına tepki göstermişti. Bu karar, hukuk çevrelerinde savunma hakkının açık ihlali olarak değerlendirildi.

Hukukçulara göre, Doğan’ın bu uygulaması “savunmayı teknik olarak var, fiilen yok” hale getirdi.

Görünürlük mü, güvenlik mi?

Adalet çevreleri, Ali Doğan’ın hem SEGBİS kararı hem de salon tercihinde görünürlük arayışını ön plana çıkardığı görüşünde.

Bir başka yargı üyesi, “Yargı dikkat çekmeye değil, güven vermeye çalışmalıdır. Bu süreçte olumsuz anlamda yargılamaya dikkat çekildi ama adalete olan güven kaybettirildi.” değerlendirmesini yaptı.

Toplumda ‘adaletsizlik’ algısı güçlendi

Bu kararların ardından kamuoyunda: “Ekrem İmamoğlu’nu savunacak avukata bile savunma hakkı vermediler” yorumları yaygınlaştı. Dava, hukuki bir süreçten çıkıp adalet algısı ve yargı güveni tartışmasına dönüştü. Yargılamanın kamuoyu gözünde “adil değil, politik bir vitrin” haline geldiği değerlendiriliyor.

8 Aralık 2025 – 3. Celse: Yargının ölçülülük sınavı

Üçüncü celse, 8 Aralık 2025’te Silivri Yerleşkesi’nde yapılacak.

Henüz hangi salonun kullanılacağı açıklanmadı, ancak Hakim Ali Doğan’ın yeniden 1 Nolu salona dönme olasılığı konuşuluyor.

Yargı çevrelerinde hâkim olan kanaat net: “Bu dosyada yalnız sanık değil, yargının itibarı ve adaletin ölçülülük anlayışı da maalesef yargılanıyor.”

Kaynak: SON TV