Hazine’nin gücü medikal firmalarına mı yetiyor?

Kamu hastanelerine binlerce çeşit tıbbi cihaz ve malzeme satan şirketler zorda. Devlet birikmiş borcunu ödemediği için, zaten mali darboğazdalardı.

Üzerine Covid-19 da gelince kredilerle güçlükle ayakta duran pek çok şirketin bilançoları iyice bozuldu.

Büyük inşaat müteahhitlerine, “ticari sır” diye halktan saklanan Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) sözleşmeleriyle milyarlık dövizli garantileri tıkır tıkır ödeyen, onlardan devletin hakkı olan alacaklarını tahsil etmeyen AKP iktidarı, sıra medikal firmalarına geldiğinde ödememe, zorlu şartlar dikte etme hakkını kendinde görüyor.

(Bkz. Sayıştay’ın son Karayolları denetim raporu. Gebze Orhangazi İzmir Otoyolu’nun KÖİ modeliyle yapıp işleten Nurol-Özaltın-Astaldi-Makyol-Yüksel-Göçay ortaklığından tahsil edilmesi gereken 568 milyon TL’lik kamulaştırılan taşınmazlara dair kullanım bedeli alınmamış.)
MEDİKALCİ FERAGAT ETSİN

İktidar, medikal cihaz/malzeme sağlayan şirketlere “Alacağından şu kadar feragat et, dava açma, kalan borcu şu kadar vadede ödeyeyim” diyor. Marmara Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçileri Derneği kamunun ihtiyacı için fedakarca çalıştıkları vurgusuyla şöyle diyor:

“Söz konusu karar derneğimizin (…) mesai, emek, özkaynak ve alın teri ile üretilen ve ödeyiciye teslim edilen her türlü mal ve hizmetin taraflarca üzerinde evvelce mutabık kalınan ücretlere sadık kalınarak üreticiye/hizmet sağlayıcıya ödenmesinin insan haklarının temeli ve ticaretin gereği olduğu” konusundaki görüşü ile kesinlikle örtüşmemektedir.”

YÜZDE 6 İLE YÜZDE 25 ARASI

Hazine, ilaç ve medikal şirketlerinden, “feragatname” ve indirimi bir arada istiyor. Elime ulaşan örnek, Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi’nden. Medikal şirketleri dava açmış, icra takibi yapmışlarsa hepsini geri alması ve dava açmama taahhüdünde bulunmaları isteniyor. İlaç borçları için alacaklı şirketten istenen indirim, yüzde 6. Kalan tutarın yüzde 40’ı ekim ayında, kalan yüzde 60 da ocak ayında ödenecek. Tıbbi malzeme borçları için de alacaklı şirketten yüzde 25 indirim isteniyor. Kalan tutarın yarısı ekim ayında kalan yarısı Ocak 2021’de ödenecek.

Böyle olur yepyeni YEP’in dengelenmesi.
Hukuksuzluk derinleşirken
Bu devlet, 2017 yılında haksız yere tutukladığı için Ayhan Bilgen’e 20 bin TL tazminat ödemeye mahkum oldu. Kararı bu devletin Anayasa Mahkemesi verdi. Bilgen, halkın oylarıyla seçildiği Kars Belediyesi Başkanlığı sırasında aynı suçlamayla yeniden gözaltına alındı ve aynı suçtan tutuklandı. Yerine şehrin atanmış valisi atandı. Belediye hizmetlerinin anlatıldığı bütün mesajlar silindi.

O halde biz de ülkede hukuk varmış gibi davranabiliriz!

Van’ın Çatak ilçesinde helikopterle gözaltına alındığı sırada sapasağlam olan ve hastane epikriz raporunda “helikopterden düşme” ifadesi yer alan iki Kürt köylüden Servet Turgut, yoğun bakımdan çıkamayarak öldü. Osman Şiban’sa hasta yatağında olanları hatırlamaya çalışıyor. Haberlere yayın yasağı getirildi. Baroların genel kurulları, hıfzıssıhha kurulu kararları dayanak alınarak ertelendi.

Hiç şüphesiz ki; yine bu ülkede hukuk varmış gibi davranabilir, susabiliriz.

Seçimle gitmeye mecbur kalmamak, tek adam rejimine karşı olası bütün yan yana gelişleri kesmek için dozu günden güne artan baskıyla, korku salarak, suçlu hissettirerek, yasaları çiğneyerek her türlü muhalefeti etkisizleştirme girişimleri; gücünü biraz da işte bu hukuk varmış gibi susma hallerinden alıyor.
Akkuyu’ya nur yağıyor!
“Allahlık Ali Bey” diye, orta yaş kuşağının hatırlayacağı bir çizgi bant karakteri vardı.

Allahlık Ali Bey o kadar popülerdi ki; bir ara “kendine dahi hayrı olmayan” anlamında deyimleşti bile.

Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin sosyal medya hesaplarındaki yeni tanıtım atağı, yaşı yetenlerin aklına işte bu çizgi bandı getiriyor.
Hazine’nin gücü medikal firmalarına mı yetiyor?Lütfen girip Facebook’a bir bakın. Yakında hazır olacak nükleer sözlüğün kutsal kitap görüntüsünde filmi çekilmiş. Üzerine nurlar yağıyor.

Sonra efendim “radyoaktivite” neymiş?

“Kararsız haldeki bazı kafası karışık atom çekirdeklerinin radyasyon salarak daha dengeli tutarlı hatta şahsiyetli hale gelmesi”ymiş.

Peki ya radyasyon?

O da “dalga, parçacık veya foton gibi artistik isimler biçiminde yayılan havalı enerjinin” ta kendisi…

İşte böyle şakalar komiklikler… Kim bilir ne bütçeler oluşturuldu.

Kaynak: Sözcü