FETÖ’nün cezaevleri planı deşifre oldu | SON TV

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) adalet teşkilatı mahrem yapılanmasına yönelik soruşturmada örgütün cezaevleri kontrole geçirmek için yaptığı faaliyetler deşifre oldu. Örgütle bağlantılı cezaevi izleme kurulu üyelerinin istedikleri cezaevlerine girip çıkabildikleri, önem verdikleri dosyaları da yönlendirdikleri ortaya çıktı. 71 mahrem imam hakkındaki iddianamede hapis cezası alanların yazılan dilekçelerin örgüt üyeleri tarafından kontrol edildiği, itirafçı olanların ikna edilmeye çalışıldığı belirlendi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından adliye ve ceza infaz kurumu personeli mahrem yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında mahrem imamların da bulunduğu 71 kişi hakkında ‘Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme’ suçundan 20’şer yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, cezaevlerine ilişkin çarpıcı bilgiler yer aldı. SABAH’ın ulaştığı dava dosyasında, FETÖ’nün bilirkişi ve Cezaevi İzleme Kurullarında görevli kişiler aracılığıyla istedikleri cezaevlerine girerek, istenilen kişilerle görüşmeler yapmayı amaçladıkları ve örgütün önem verdiği dosyalara örgüt içerisinden birinin bilirkişi olarak atanması yapılarak o dosyanın dava süreci yönlendirilmeye çalışıldığı belirtildi.

‘CEZAEVİNDE İTİRAFÇI DİLEKÇESİ İÇİN NÖBET TUTULUYOR’

İddianamede beyanı bulunan şüpheli S.C, cezaevinde olduğu sürede R.Y isimli örgüt üyesinin kendisini telkin etmeye çalıştığını söyledi. S.C. ifadesinde “örgüt üyesi R.Y, ‘canını sıkma sabırlı ol sakın hiçbir şey anlatma ellerinde hiçbir şey yok hocaefendi bu sıkıntıların hepsinin geçeceğini söylemiş sakın konuşma’ şeklinde telkinde bulunuyordu. Ben yanımdan kovdum. Saklayacak bir şeyim yok o zaman siz niye saklıyorsunuz siz burada tutuklusunuz hocanız orada keyif yapıyor’ dedim. Cezaevinden herhangi bir kişi bir dilekçe yazdığı zaman cezaevinde bulunan R.Y., A.D., S.B., dilekçeleri okuyorlardı. Kimin ne yazdığını kontrol ediyorlardı. Birisi itirafçı oldu mu diye bakıyorlardı. Hatta kendi aralarında nöbet tutuyorlardı. Gece 2 kişi kalıyordu başka birisi dilekçe yazar bir şey yazar diye bekliyorlardı” dedi.

‘BİLİRKİŞİLERLE İSTEDİKLERİ DOSYALARI YÖNLENDİRİYORLARDI’

Cezaevi personellerinin İlkay ve İlker olarak adlandırıldığı belirtilen iddianamede Tyrannosaurus Rex isimli gizli tanık ifadesinde, bilirkişilik ve cezaevi izleme kurulu üyeliğinin çok önemli olduğunu, buradaki personeller ile örgüt için önemli olan dosyalara müdahale ettiklerini anlattı. Gizli tanık, “Adalet Bakanlığı yapılanması içerisinde önemli pozisyonlardan bir tanesi de bilirkişilik ve cezaevi izleme kurulu üyeliğidir. Bilirkişiler ile ilgili komisyonlar liste açıklamadan önce örgüte mensup kişilerden bilirkişilik vasfını taşıyan ve örgütün güvendiği kişiler bilirkişi alacak komisyonlara başvuru yapmaları sağlanarak bilirkişi havuzunda etkin olmayı planlamışlardır. Bu kapsamda örgütün önem verdiği dosyalara örgüt içerisinden birinin bilirkişi olarak atanması yapılarak o dosyanın dava süreci yönlendirilmeye çalışılırdı. Ayrıca bilirkişilerin aldıkları bilirkişi ücretlerinin bir kısmının da örgüte aktarılması yoluyla örgüte ayrı bir maddi gelir kaynağı sağlanmış olurdu. Cezaevi izleme kurulları içerisinde yer alacak kişilerde örgüt tarafından tespit edilerek ilgili Adli Yargı Adalet Komisyonlarında görevlendirilmeleri sağlanırdı. Böylelikle örgüt Cezaevi İzleme Kurullarında görevli kişiler vasıtasıyla istedikleri gibi cezaevlerine girerek istedikleri kişiyle görüşme ve bu görüşmeleri özel olarak yapma yetkileri olduğundan bilgi taşıma imkanı sağlanmış olurdu. Adalet yapılanması içerisinde bilirkişi ve cezaevi izleme kurullarının kodlanmış hali “BİK-CİK” olarak bilinirdi” dedi.

‘CEZAEVLERİ ÖRGÜTÜN KONTROLÜNDE OLACAKTI’

Hakkında ‘Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme’ suçundan 20 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan personel hazırlama ve yüksek yargı ATM sorumlusu, Çankaya adliye talebe mesulü N.U ise , “Hami isimli şahıs ceza infaz kurumu müdür yardımcısı olarak göreve başlayan personellerin yaklaşık 3 yıl sonra cezaevi müdürü olacaklarını böylelikle ceza ve tevkif evlerinde olup biten her şeyden örgütün haberdar olabileceğini, böylelikle cezaevlerinin örgütün kontrolünde olacağını söylüyordu ve bu yönde çalışmalar yapıyordu” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: SABAH

Kaynak: SON TV