Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, 26 Ekim’de yayımladığı raporda İsrail’in Gazze’de Ekim 2025’te başlayan ateşkese rağmen soykırım fiilleri işlemeyi sürdürdüğü sonucuna vardı. Komisyon, işgal altındaki Batı Şeria’da ise İsrail makamları ve güvenlik güçlerinin savaş suçları ile insanlığa karşı suçlar işlediğini bildirdi. İsrail, rapordaki suçlamaları reddetti ve komisyonun dağıtılmasını istedi.
Komisyonun Gazze ateşkesiyle ilgili bulguları
Komisyonun incelemesi, 7 Ekim 2023’ten Eylül 2026 sonuna kadar uzanan dönemi kapsıyor. Rapora göre İsrail güçleri ateşkes döneminde Gazze’nin yoğun nüfuslu kesimlerinde ağır mühimmat, insansız hava araçları, topçu ateşi ve keskin nişancı ateşi kullanmayı sürdürdü.
Komisyon, İsrail makamları ve güçlerinin Filistinlileri kısmen veya tamamen yok etme kastıyla soykırım fiilleri işlediği değerlendirmesini yaptı. Rapor, ateşkes düzenlemesindeki Sarı Hat’ın giderek Gazze içinde fiilî bir sınıra dönüştüğünü, İsrail’in denetimindeki alanın genişlediğini bildirdi.
Komisyon Başkanı Srinivasan Muralidhar, Sarı Hat’a yaklaşan veya hattı geçen sivillerin, çocuklar dâhil, öldürülmeye ve yaralanmaya devam ettiğini söyledi. Komisyonun tespitleri bir ceza mahkemesi kararı ya da mahkûmiyet hükmü niteliği taşımıyor; rapor, bağımsız bir soruşturma organının bulgularını içeriyor.
Gazze’de can kaybı ve kontrol alanı verileri
Komisyon, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes ile Eylül 2026 sonu arasındaki İsrail hava saldırıları, topçu atışları ve silahlı saldırılarda Gazze’de 1.431 Filistinlinin öldüğünü, ölenler arasında 300 çocuğun bulunduğunu bildirdi. Gazze Sağlık Bakanlığı ise ateşkes dönemindeki ölü sayısını 1.551, yaralı sayısını 5.573 olarak açıkladı.
İki veri arasındaki fark, raporda yer alan tespit dönemi ve kayıt yöntemleriyle ilişkili görünüyor. Komisyon Başkanı Muralidhar, 7 Ekim 2023’ten beri işgal altındaki Filistin topraklarında 75 binden fazla Filistinlinin öldürüldüğünü; ölenler arasında en az 21 bin 500 çocuk ve 11 bin kadının bulunduğunu da Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna aktardı.
Komisyon, ateşkes imzalandığında İsrail’in Gazze’nin yaklaşık yüzde 53’ünde denetim sağladığını, inceleme döneminde denetim alanının en az yüzde 60’a ulaştığını belirtti. Rapora göre denetim alanındaki genişleme, Gazze’deki sivil yaşam koşullarını daha da ağırlaştırdı.
Batı Şeria’da ölüm ve yerinden edilme iddiaları
Rapor, işgal altındaki Batı Şeria’da hava saldırılarında ölen Filistinlilerin sayısında keskin artış yaşandığını ortaya koydu. Komisyon verilerine göre 2008 ile 6 Ekim 2023 arasında hava saldırılarında altı Filistinli öldü. 7 Ekim 2023 ile 30 Eylül 2026 arasındaki dönemde ise hava saldırılarında 254 Filistinli hayatını kaybetti.
Komisyon, İsrail’in askerî operasyonları ile yerleşimci şiddetinin sivillere yönelik yaygın ve sistematik saldırının parçaları olduğu değerlendirmesini yaptı. Ocak 2025’te başlayan askerî operasyonlar sonucunda Ağustos 2026 itibarıyla 34 bin 176 Filistinlinin yerinden edildiği kaydedildi. Komisyon, yerinden edilme miktarını 1967’den beri Batı Şeria’daki en yüksek seviye olarak niteledi.
Raporda, Filistinli çocukların kasıtlı olarak öldürüldüğü veya ağır fiziksel ve ruhsal zarara uğratıldığı; çocukların yaş temelinde zulme maruz kaldığı belirtildi. Komisyon ayrıca gözaltındaki kişilere yönelik işkence, tecavüz, üreme sağlığına yönelik şiddet ve diğer cinsel şiddet iddialarını belgelediğini bildirdi.
İsrail’in yanıtı ve komisyonun tavsiyeleri
İsrail’in Cenevre’deki temsilciliği, raporu ülkenin meşruiyetini zedelemeyi amaçlayan bir yanlış bilgi kampanyasının parçası olarak tanımladı. İsrail, Gazze’de soykırım işlendiği ve güvenlik güçlerinin cinsel şiddet uyguladığı yönündeki suçlamaları uzun süredir reddediyor.
Komisyon, İsrail’den işgal altındaki Filistin topraklarındaki işgali sona erdirmesini, yerleşimleri kaldırmasını, el konulan mülklerle arazileri iade etmesini ve Uluslararası Adalet Divanının Temmuz 2024 tarihli danışma görüşüne uymasını istedi. Komisyon Başkanı Muralidhar, Birleşmiş Milletler üyesi devletlere de işgali sürdürmeye katkı sağlayabilecek siyasi, askerî, ekonomik ve mali destekten kaçınma çağrısı yaptı.
Filistin Yönetimine yönelik eleştiriler de raporda
Komisyon, Filistin Yönetimini de muhalif görüş açıklayan kişileri hedef almakla ve öldürme olaylarında tarafsız soruşturma yürütmemekle eleştirdi. Rapora göre gazeteciler ile insan hakları savunucuları da öldürülen veya yaralanan kişiler arasında yer aldı.
Filistin Yönetimi temsilcisi ise kolluk faaliyetlerinde hukuk, ifade özgürlüğü ve insan hakları standartlarına bağlı kalınacağını, görevi kötüye kullanma iddialarının ele alınacağını söyledi. Komisyon, Filistin Yönetiminden insan hakları savunucularına yönelik baskıyı durdurmasını, ihlal iddialarını etkili biçimde soruşturmasını ve mağdurlar için telafi mekanizmaları oluşturmasını talep etti.
Sıkça Sorulanlar
BM komisyonunun Gazze raporundaki temel sonuç nedir?
Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, İsrail’in Gazze’de Ekim 2025’te başlayan ateşkese rağmen soykırım fiilleri işlemeyi sürdürdüğü sonucuna vardı. İsrail, rapordaki suçlamaları reddetti.
Gazze'de ateşkes döneminde kaç Filistinli öldü?
Komisyon, 10 Ekim 2025 ile Eylül 2026 sonu arasındaki saldırılarda 1.431 Filistinlinin öldüğünü bildirdi. Gazze Sağlık Bakanlığı aynı dönem için ölü sayısını 1.551 olarak açıkladı.
Batı Şeria'da kaç Filistinli yerinden edildi?
Komisyon verilerine göre Ocak 2025’te başlayan askerî operasyonlar nedeniyle Ağustos 2026 itibarıyla Batı Şeria’da 34 bin 176 Filistinli yerinden edildi. Rapor, miktarı 1967’den beri görülen en yüksek yerinden edilme seviyesi olarak niteledi.
BM komisyonu Batı Şeria'da hangi ihlal iddialarını sıraladı?
Komisyon, Batı Şeria’da öldürme, ev yıkımı, işkence, tecavüz ve diğer cinsel şiddet eylemlerinin savaş suçları ile insanlığa karşı suçlar oluşturduğu değerlendirmesini yaptı. Komisyon ayrıca Filistinli çocuklara yönelik öldürme ve ağır zarar verme iddialarını kayda geçirdi.
Komisyonun bulguları mahkeme kararı anlamına geliyor mu?
Hayır. Birleşmiş Milletler soruşturma komisyonunun raporu bağımsız inceleme bulgularını içeriyor; ceza mahkemesinin verdiği bir mahkûmiyet kararı niteliği taşımıyor.
