BİR PROTOKOLÜN ANATOMİSİ…

BİR PROTOKOLÜN ANATOMİSİ...

 

Değerli okurlar, Hava İş sendikasının  5 aydır THY’nin eline “eti de senin, kemiği de ” diyerek bıraktığı çalışanların durumu imzalanan protokolle netleşti(!)… Böylece “eti senin, kemiği benim” aşamasına geçilmiş oldu. Protokole bakınca “Keşke imzalanmasaydınız, bıraksaydınız dağınık kalsaydı.” diyenler çok olmuştur.

PİLOTLAR NE İSTEMİŞTİ?

Tam 5 ay boyunca THY’nin insafına bırakılan THY çalışanları, ücretsiz izin, kısa çalışma ve çalışır gösterilme gibi kokteyl bir düzene uyum sağlamaya çalıştılar. Bıçağın kemiğe dayanması üzerine de ilk sesler kokpit cephesinden yükseldi. Şimdi, tarafların ne istediği, ne önerdiği ve nelerin gerçekleştiğine bir bakalım, kim kazanmış, kim kaybetmiş ya da moda deyimle win-win durumu olmuş mu, inceleyelim.

Bakın 22 Haziran günü neler istemiş pilotlar?

– Şirket uçucu maaşlarında yaptığı orantısız kesintiler yerine diğer masraf kalemlerinde de ciddi tasarruf planlamalıdır.

–  TİS ile kazanılmış tüm haklar saklı kalmak üzere (pazar mesaisi, yıllık 4 ikramiye, aylık boş gün haklarımız, yakıt paraları, ücretli yıllık izin, ER boşları vs vs ve burada yazılmayan diğerleri) Temmuz ayında yapılacak artışı takiben operasyon normal seyrine dönene kadar, geçici olmak ve her 3 ayda bir yeniden değerlendirilmek kaydı ile maaşlarınızda bir miktar indirim yapılmasına razıyız. Ancak maaşlarda azaltma yapıldıktan sonra ON/OFF gün veya kısmi çalışma adında ikinci bir kesinti yapılması ya da pilotlara aylık uçuş planlamayarak uçuş tazminatı ödenmemesi gibi hakkaniyetsiz uygulamalar kabul edilmemelidir.

–  Temmuz zamları yapıldıktan sonra kaptan maaşlarında yüzde 30 ve FO maaşlarında yüzde 20 lik bir indirimi kabul edebiliriz. Bıçağın kemiğe dayandığı rakamlar bunlar olur bunun ötesi geçim sıkıntısı ve borçların idare edilememesi olur. Mevcut maaşımızdan yüzde 30 indirim yapıp dolara çevirdiğimizde 2018 Ocak ayındaki maaşlarımıza göre yaklaşık yüzde 25 lik bir azalma söz konusu oluyor. Bu pilotlar tarafından kabul edilmiş büyük bir fedakarlıktır.

–  Şirketin vereceği teklifin TC kimlik numarası yazılarak internet ortamında değil manuel sandıklarla oylanmasını talep ediyoruz. Kapılar ardında bir anlaşma olması halinde kapınızın önüne gelir bunu protesto ederiz. Böyle bir şeyi aklınızdan dahi geçirmeyin, size güvenmek istiyoruz.

–  Pilotların yaptığı fedakarlığın yeterince takdir edilmediğini, bizimle iletişim kurma gereği dahi duyulmadığını görüyor ve üzülüyoruz, görüşmelerde bu hususun dikkate sunulmasını istiyoruz.

–  Yeni dönemde ne TİS’ e ne de FTL’ ye uymayan uçuş ve boş gün uygulamalarına son verilmesini talep ediyoruz. Bir yandan bitip bitip yeniden başlayan karantina süreçleri bir yandan 30 saatlere uzayan mesai saatleri bizi yemiş ve tüketmiş durumda. Bu fiziksel ve ruh halimizin şirkete iletilmesini istiyoruz.

–  Gevşetilen sağlık kısıtları kapsamında virüsün kokpit personeli arasında çaprazlama yayılmasını engellemek adına aylık programların aynı kokpit personeli ile çıkartılmasını talep ediyoruz.

–  Ekonomik tasarruf yapmak adına eski sağlık raporları üzerinden ya da diğer sebeplerle uçuşların durdurulmasının aidiyet duygularında tamiri zor hasarlar yarattığının vurgulanmasını istiyoruz.

Sonuç olarak siz Hava-İş sendikası temsilcilerinin yukarıdaki 10 maddeden taviz vermeden görüşmeleri yürütmenizi, bizden bir onay almadan tadil protokolünü imzalamamanızı talep ediyoruz.

Kurban bayramı arifesinde, bir geceyarısı önce anlaşıldığı açıklanan sonra ise anlaşılmadığının anlaşıldığı o meşhur  Aycı-Tatlıbal görüşmesinden sonra 2000 üyeli Telegram grubunda Ağustos’un ilk haftasında bakın  ne kararlar alınmış?

–  Haklı bir gerekçe ortaya sunulmadan bir çok pilotun tüm ayı kapsayacak şekilde tüm uçuş görevleri iptal edilmekte ve ay boyu IUD planlaması yapılmaktadır, uçucularda bu uygulamanın bir tür mobbing olduğu hissi oluşmaktadır. TİS gereği uçucu personel arasında uçuş planlaması açısından bir ayrım yapılamayacağı açıkça belirtilmiştir, pilotların motivasyonunu düşüren bu tür uygulamalara son verilmesi,

–  Öncelikle 26.TİS ile elde edilmiş ücretlere yüzde 7,25 Temmuz maaş zammının ilave edilmesi,

–  15 Mart 2019 tarihli gelir vergisi genel tebliği 2. Madde ile uçuculara getirilen ek vergi yükünün şirket tarafından karşılanması (yüzde 5).

–  Pilotların geçmiş 5 ayda KÇÖ uygulamalarından kaynaklı uğradıkları yüzde 80-90 lara varan ücret kayıplarının yapılacak kesintilerde dikkate alınması, 5 aylık kayıbın yıllık bazda yaratacağı etkinin değerlendirilmesi, PİLOT MAAŞLARINDAN DİĞER PERSONELE UYGULANAN ORANLARDAN FARKLI OLARAK İLAVE EK ÜCRET KESİNTİSİ YAPILMAMASI.

–  Şirket tarafından kıdem ve ihbar tazminatlarının tam maaş üzerinden yatırılmaya devam edilmesi,

–  Tadil protokolü devam ettiği sürede işten çıkartma, kısmi çalışma, zorunlu ücretsiz izin, ON/OFF çalışma günü vs gibi uygulamaların yasaklanması, bu uygulamalardan iş ve gelir kaybına uğratacak şekilde herhangi birinin yürürlüğe konması halinde tadil protokolünün geçersiz sayılması,

–  İkramiyelerin kesinti yapılmadan eksiksiz ve tam olarak yılda 4 kere ödenmeye devam edilmesi,

–   Pazar ücretlerinin ödenmesi ve geçmişte ödenmemiş pazar ücretlerinin personele iadesi,

–  Ücretlere Ocak ve temmuz aylarında 26. TİS gereği enflasyon ve TİS ilave zamlarının öncelikle tam maaş üzerinden yapılması, takiben tadil protokolü gereği ücret azaltması yapılarak ödenecek maaşın hesaplanması,

–   En geç 01.07.2021 tarihinde ya da daha öncesinde KAP’ a bildirilen bilanço değerlerine göre şirketin kara geçmesi halinde (hangisi daha önce gerçekleşirse) tüm ücret kesintilerinin (maaş, ikramiye, harcırah vs) personel banka hesaplarına 3 ay içerisinde yatırılması ve 26. TİS gereği hak edişlere uygun NORMAL ücretlere dönülmesi,

–  Son dönemlerde enflasyon oranların kat ve kat üzerinde artış gösteren EURO kuru ve azalacak pilot maaşları dikkate alınarak şirkete eğitim borcu olan pilotların toplam borçlarının TL’ ye çevrilmesi, toplam borcun yüzde 25’ inin aşırı kur hareketi nedeniyle silinmesi ve takiben kalan miktarın enflasyona endekslenmesi, tadil protokolü kapsamında düşük aylık verilen aylarda aylık kesinti oranının aynı oranda düşük tutulması,

–  SHT-FTL muafiyetli uçuşların amaç dışı, pilot sağlığını ve uçuş emniyetini tehdit edecek mahiyette planlanmasına son verilmesi,

–  Tadil protokol taslağının üyelerin ONAYI ALINMADAN HİÇ BİR GEREKÇE İLE İMZALANMAMASI, onaya sunulmadan önce 2 gün süreyle uzmanlarca ve paydaşlarca üzerinde çalışılması, muğlak maddelerin netleştirilmesi, takiben üyelerin ONAYINA SUNULMASI, 29-30 TEMMUZ tarihlerinde üyelere ve üye olmayıp dayanışma aidatı ödeyen THY çalışanlarına yaşatılan stresin bir daha YAŞATILMAMASI,

SENDİKA NE VAAD ETTİ?

Geriye dönük baktığımızda Hava İş’in derli toplu, net bir teklifine rastlayamadım. Sadece 28 Temmuz günü yaptığı bir açıklamada neleri talep edeceği belirtilmiş. Duyuruda; “İşveren yetkilileri ile yapılan görüşmelerde  önceliğimizin istihdamın devamlılığı olduğunu ilettik ve bu konuda mutabakat sağladık. Bizler sizlerin temsilcisi olarak, yapılan görüşmelerde başta ücret olmak üzere aşağıdaki hususlarda sizlerin onayı ile mutabık kalabileceğimizi belirtmiş bulunmaktayız;” ifadeleri kullanılarak aşağıdaki talepler sıralanmış:

  • 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin şartlarından feragat etmeden sözleşmenin yürürlükte kalması (İkramiyelerin ikiye düşürülmemesi, pazar mesaisi, fazla çalışma ücretleri, yol ve harcırah ücretlerinin ödenmesi suretiyle);
  • Hiçbir sebeple işten çıkarmaların (toplu ya da bireysel) olmaması,
  • Yapılması muhtemel protokolde 5000 TL altında ücret alan hiçbir üyemize maaş indirimi uygulanmaması, ( A0 ve A1 Kadroları dâhil )
  • İşveren tarafından şifahen olarak iletilen 2018 Ocak rakamları yerine çalışılan birimler özelinde %25 – %40 arasında maaş indirimlerinin üyelerimiz tarafından onaylanması şartıyla anlaşma yapılabileceği,

Yapılması muhtemel protokol süresinin en fazla 6 aylık olması ve 6 ayda bir günün koşullarının değerlendirilip ihtiyaç halinde tekrar masaya oturulması.

30 Temmuz günü ise yeni bir açıklama yaparak THY ile mutabık kalınan maddeler sayılmış:

İstihdamın kesintisiz devamı,

Son dönemde, yasal düzenleme çerçevesinde işverene hak tanınan “Zorunlu Ücretsiz İzin”e çıkarma yetkisinin kullanılmaması,

  1. Dönem TİS kazanımlarının aynı şekilde korunması,

İkramiyelerden kesinlikle taviz verilmemesi,

Tarafımıza iletilen 2018 Ocak rakamlarına kesinlikle dönüş olmaması

 SONUÇ: KİM KAZANDI KİM KAYBETTİ?

 HAVASENin protokol sonrası yaptığı açıklama, çalışanların bu protokol sürecinden nasıl çırak çıkacağını gösteriyor. Aylardır yaptıkları uyarıların boşa gitmesi üzücü. Açıklamadan biraz kopya çekerek durumu değerlendirelim.

 Ağustos ayı boyunca kulağının üstüne yatan Sendika ve THY’nin, 31 Ağustos günü anlaşmaya vardığı davul-zurna ile duyuruldu.. THY’den yapılan açıklamaya göre Sayın Cumhurbaşkanının huzurunda yapılan görüşmede mutabakata varılmış. Ancak Hava İş’in kurumsal açıklamalarında böyle bir görüşmeden sözedilmemiş. Öyle ya da böyle, sonuçta anlaşma sağlanmış.

Peki, pilot gruplarının 2. pilotlarda % 30, kaptanlarda % 20 indirim isteği kabul edilmiş mi? Hayır tam tersine hepsine % 50 indirim yapılmış. Yine diğer personel ile aynı oranda indirim yapılması da kabul edilmemiş. Kokpite % 50, kabine % 35, yer personeline % 30 oranlarında farklı indirimler uygulanmış.

Tüm gruplarda eşitlik sadece kıdem ücretlerinde % 30 olarak sağlanmış. Ancak kıdem ücreti bir kaptanın maaşının % 5’ini , 2. pilotların maaşının % 10’unu oluşturuyor. Dolayısı ile pilot maaşlarında düşük indirim yapılan bu kalem çok fazla bir tasarruf oluşturmuyor.

Temmuz 2020 de yapılması gereken % 7.25 zammın işverene kabul ettirildiği iddiası ise gerçek dışı. Bu işten anlayan hukukçulara sordum. Verdikleri cevap şu: “Protokol imzalandığı tarihe kadar olan zamlar uygulanır. 1 Temmuz’da zam yürürlüğe girmiştir. Uygulanmak zorundadır.” Demek ki bu bir kazanım değil.

 Geçmiş 5 ayın kayıplarının karşılanması ile ilgili bir düzenleme de yok. Hatta 2020 başında kaldırılan pazar mesaileri ve otoban paraları ile ilgili bir düzenleme de yer almıyor. Zaten otoban parası Toplu Sözleşmede bile mevcut değil. Zamanında bir tadil protokolüne bağlanmadığı için işverenin bir “jesti” durumunda. Canı istemiş vermiş, canı istemiş geri almış.

Tek kazanım ikramiyeler… İkramiyeler indirimli maaşlara göre hesaplanıp ödenecek.Örneğin 5 yıllık bir FO’nun Temmuz zammı uygulanmış tam maaş üzerinden 20.150 TL alması gerekirken indirimli tarifeden sonra 10.700 TL alacak. Pilotların “ikramiyeler tam maaş üzerinden ödensin” talebi de havada kalmış.

1.5 yıl boyunca yapılacak kesintilerin “işler düzelince” geri ödeneceğine ilişkin bir hüküm var mı? Yok…

İşten çıkartmanın olmayacağına ilişkin bir taahhüt var mı? Yok…

Bundan sonra işverenin dilediği zaman çalışanları zorunlu ücretsiz izne çıkartmayacağına dair bir madde var mı? Yok…

 SENDİKA İÇİN TAM BİR HÜSRAN !

Bir de sendikanın “kırmızı çizgileri” açısından bakalım.

Toplu Sözleşmedeki kazanımların korunması istemişti. Doğru, evlenme yardımı, doğum, ölüm yardımlarına dokunulmamış. Birkaç kere evlenip hemen çocuk yapmak için çalışabilirsiniz. Çünkü bu yardımlarda indirim yok ! Peki ameliyat oldunuz, istirahat parasını hangi ücret üzerinden alacaksınız? tabii ki indirilmiş ücretlerden…

5000 TL ve altında ücret alanlardan kesinti yapılmayacağı vaad edilmişti. O garibanlar da yandı arada…

Hiçbir sebeple işten çıkartma olmayacağı, işçilerin zorunlu ücretsiz izne çıkartılmayacağı iddia edilmişti. Sonuçta  bu talep “istihdamın korunmasına azami gayret sarfedileceği” gibi yuvarlak bir sözle geçiştirilmiş. Zaten işten çıkartma yasağı var. Ama yasak bittiğinde THY dilediği gibi işçi çıkartabilecek. Ücretsiz izin ise serbest ! İndirimi kabul edip ardından Haziran 2021’e kadar ücretsiz izne çıkartılıp ayda 1168 TL’ye talim etmek de yer alabilir kariyerinizde… işverenin keyfine kalmış…

İşten çıkartma  ve zorunlu ücretsiz  izin olmaması halinde sendikamız % 25 ila % 40 arasındaki bir indirime razı olabileceğini açıklamıştı.  İşveren işten çıkartma ve ücretsiz izni yazmadan % 30 ila % 50 arasını dayatıverdi. Bu açıdan bakıldığında işveren taa başından beri söylediği oranlardan ve ilkelerden ödün vermemiş görünüyor. Tek fark, ikramiyelerde…

Bir diğer tuhaflık, protokolün süresi. Herhalde THY ve Hava İş’in, salgının 2021 sonuna kadar süreceğine ilişkin istihbarat almışlar ! Ocak’ta, Şubat’ta aşı uygulanmaya başlarsa ve önümüzdeki yaz toparlanma başlarsa işçinin kaybını kim  telafi edecek? “Efendim 6 ayda bir oturup bakacağız.” O zaman 6 aylık  yapsaydınız protokolü. 2022 başındaki TİS’e indirimli ücretlerle girilmesi de işin cabası. Hiç değilse protokolün sonunu Kasım 2021 olarak belirleseydiniz ve Aralık 2020’de tam ücret verileceği için yeni TİS görüşmeleri Tam Ücretlerden başlasaydı… 

Diğer bir tartışma konusu ise “sendika protokolü imzaladıktan sonra işçiye ayrıca sorulur mu” konusu. Yetki sendikada. Protokol imzaladı ise, uymak zorunda tüm üyeler. Doğrusu, söz verdiğin gibi önceden sorar, onayını alırsın, ondan sonra imzayı basarsın protokole, kafan rahat olur. Hava İş ne yaptı? Onayınızı almadan imzalamam dedi, onay almadan imzaladı. Sonra da sendikanın açığını işveren kapattı. İlk düğme yanlış iliklenince hepsi yanlış gitti. Tecrübesizlik diyeceğim, bilgisizlik diyeceğim. Değil. Her ay 4-5 milyon TL aidat alıyorsun. Bilmiyorsan bilenlere sorar, öyle hareket edersin. Aidat demişken, personel fedakarlığı yaptı ya da yaptırıldı. Şimdi sendika da bir fedakarlık yapsın, 2021 sonuna kadar aidat almasın. Var mısınız Hava İş’çiler?

Neyse, pandemi fırtınası 5 ay sonra işçilerin aleyhine bir protokolle sona erdi. Aylardır söylüyoruz, bu sendikal anlayış ile bir yere varamazsınız. Dikkat edin sendika birşey alamıyor, işveren veriyor veya  dayatıyor. Bu sendikaya aylar boyu ümit besleyip sosyal medya gruplarında Hava İş propagandası yapanlar bir pişmanlık, bir mahcubiyet duyuyor mu acaba ?   Bu protokole rağmen hala Hava İş’te kalıp üstü kapalı desteklerini sürdüren 24.000 üyeye de geçmiş olsun. Artık önümüzdeki maçlara pardon sözleşmelere ve protokollere bakacağız…

Kaynak: Airline Haber