Ani Ören Yeri’ndeki kazı çalışmalarında mescit kalıntısı bulundu

 

Türkiye- Ermenistan sınırındaki UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ani Ören Yeri’nde, 2020 dönemi kazı çalışmalarına Kafkas Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Dr. Muhammet Arslan’ın bilimsel danışmanlığında başlandı. Sanat tarihçileri başta olmak üzere çok sayıda arkeolog, mimar ve antropoloğun görev aldığı kazı çalışmaları, çevre düzenlemesi ve temizlik olarak 3 etaba ayrıldı. Özellikle kentin temizliği ile çevre düzeni için çaba sarf edilen kazıda Orta Çağ’da bölgede yaşamış bazı medeniyetler ile Selçuklu Dönemi’ne ait seramik parçaları ve sikkeler bulundu.

Kazının başkanlığını yapan Kafkas Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Dr. Muhammet Aslan, “SERKA’nın finansman desteği ile Kafkas Üniversitesi’nce yürütülen kazı çalışmaları 6 Temmuz 2020 itibariyle başladı. 2’nci dönemine başladığımız kazı çalışmaları, 10 Eylül tarihine kadar devam edecek. Başta Kars Kafkas Üniversitesi olmak üzere Atatürk Üniversitesi, Yozgat Bozok Üniversitesi, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nden katılan 9 bilim adamı, 11 öğrenci ve 22 işçi olmak üzere toplamda 42 kişilik bir ekiple çalışmalarımıza devam etmekteyiz” dedi.

class=”cf”>

Bu yılki çalışmaların 5 ayrı alanda devam ettiğini ifade eden Aslan, “Bunların dördü Ani şehrinde arazi ve kazı çalışması olarak devam ediyor. Bir ekibimiz de kazı evinde seramikler ve günlük buluntular üzerinde çalışmalarını devam ettirmektedir. Şehirdeki kazı çalışmalarımızda ise birinci ekibimiz Selçuklu Hamamı’nda çalışmalarını yürütmekte, diğer ekibimizden birisi Selçuklu Çarşısı’nda ve diğerleri de konutlarda devam etmektedir.

SELÇUKLU DÖNEMİNE AİT MESCİT KALINTISI VE SİKKELER BULUNDU

class=”cf”>

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü’nün ortaklaşa imzaladığı protokol ile de Ebul Menuçehr Camisi’nin restore edilmesi kararlaştırıldı. Bir ekibimiz de bu camiyi restorasyona hazırlamak üzere kazı çalışmalarını sürdürmektedir” diye konuştu. Kazı çalışmaları sırasında sırlı ve sırsız seramik parçaları, süslemeli, motifli seramiklerin de mevcut olduğunu belirten Aslan, şunları söyledi:

“Ayrıca Bagratlı, Selçuklu ve İslami döneme ait sikkeler de bulunmaktadır. Selçuklu dönemine ait olduğunu düşündüğümüz bir mescit kalıntısı da ortaya çıkardık. Tabii kalıntı halinde beden duvarları ve mihrabının bir kısmını sağlam olarak gün yüzüne çıkarmış olduk. Çalışmalarımızı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün ruhsatı ve finansmanı ile sürdürmekteyiz. Tabi bunun yanında Serhat Kalkınma Ajansı da çalışmalarımıza büyük ölçüde proje desteği sunmaktadır. Çalışmalarımız, 10 Eylül tarihine kadar devam edecektir.”

Kaynak: Hürriyet