ABD ve Kanada’da 80 binden fazla havayolu pilotunu temsil eden dünyanın en büyük havayolu pilot sendikası Uluslararası Havayolu Pilotları Birliği’nin (ALPA) Başkanı Kaptan Pilot Jason Ambrosi, 11 Eylül saldırılarının 25. yılında kaleme aldığı köşe yazısında, hizmetteki yolcu uçaklarında kokpit güvenliğinin artırılması için çalışmaların hızlandırılması çağrısında bulundu.
“11 Eylül’den 25 Yıl Sonra, Havayolları Kokpit Emniyeti Konusundaki Görevlerini Tamamlamalı” başlıklı yazısında Ambrosi, yeni üretilen yolcu uçaklarında zorunlu hale getirilen ikincil kokpit bariyerlerinin mevcut filolara da uygulanması gerektiğini belirtti.
“Güvenlik şansa bırakılmamalı”
Ambrosi, 11 Eylül 2001’de teröristlerin dört uçağın kontrolünü ele geçirerek uçakları silaha dönüştürdüğünü hatırlatarak, saldırılarda yaklaşık 3 bin kişinin hayatını kaybettiğini ifade etti.
11 Eylül sonrasında kokpit kapılarının güçlendirildiğini, mürettebat eğitimlerinin artırıldığını ve yolcu taramalarının sıkılaştırıldığını belirten Ambrosi, buna rağmen yolcu uçaklarında ikincil bariyer konusunda önemli bir eksiklik bulunduğunu kaydetti.
Bunlara da Göz Atabilirsiniz
United Airlines uçağında alkol tartışması büyüdü: Kabin görevlisini ısırdığı iddia edildi

ADS-B In İçin ABD Havayollarında Yeni Güvenlik Hamlesi

Amazon’a Ait Boeing 767 Miami’de İnişte Pistten Çıktı
Ambrosi, günümüzde çok sınırlı istisnalar dışında ABD havayollarına teslim edilen her yeni yolcu uçağında fiziksel bir ikincil bariyer bulunmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Söz konusu sistem, pilotlardan birinin kokpitten ayrılması sırasında kabin ile kokpit kapısı arasında açılan hafif bir fiziksel bariyerden oluşuyor. Bariyer, mürettebata olası bir tehdidi fark etmek ve kokpit kapısını güvenli şekilde kapatmak için ilave zaman sağlıyor.
Yeni uçaklarda zorunlu, mevcut filoda değil
Ambrosi, ABD Kongresi’nin 2018 yılında FAA Yeniden Yetkilendirme Yasası kapsamında yeni uçaklarda ikincil bariyerleri zorunlu hale getirerek kokpit güvenliğindeki açığın giderilmesi yönünde önemli bir adım attığını hatırlattı.
Ancak düzenlemenin yalnızca yeni üretilen yolcu uçaklarını kapsadığına dikkat çeken Ambrosi, halihazırda her gün yolcu taşıyan binlerce uçağın bu zorunluluğun dışında kaldığını belirtti.
Ambrosi, bu uçakların herhangi bir ikincil kokpit bariyeri olmadan 10 ila 20 yıl daha hizmette kalabileceğine işaret ederek, yolcuların ek güvenlik düzeyinin seyahat ettikleri uçağın yeni veya birkaç yıllık olmasına bağlı olmaması gerektiğini ifade etti.
ALPA’nın bu nedenle Federal Havacılık İdaresi’ni (FAA), havayollarının hizmette bulunan uçaklarına gecikmeksizin ikincil kokpit bariyerleri takmasını zorunlu hale getirmeye çağırdığını bildirdi.
“Risk eski uçaklarda da değişmeden devam ediyor”
Ambrosi, mevcut uçakların güvenlik sistemlerinin yenilenmesinin yolcular ve mürettebat açısından önemli bir güvenlik artışı sağlayacak nispeten düşük maliyetli bir yöntem olduğunu savundu.
Havayollarının uçaklarını güncellerken maliyet ve planlama konusunda çeşitli zorluklarla karşılaştığını kabul eden Ambrosi, mevcut risklerin daha fazla beklemeyi haklı çıkarmadığını belirtti.
Kokpitin, uçakta bir güvenlik açığının felaketle sonuçlanabileceği kritik alanlardan biri olduğunu vurgulayan Ambrosi, Kongre ve FAA’nın riskin yüksekliği konusunda hemfikir olarak yeni uçaklar için gerekli düzenlemeyi yaptığını ifade etti.
Ambrosi, aynı riskin bugün hizmet veren eski uçaklarda da değişmeden sürdüğünü kaydetti.
“O kapı her açıldığında bunu düşünüyoruz”
Kariyerinin önemli bölümünü kokpitte geçirdiğini belirten Ambrosi, pilotların 11 Eylül’de yaşananları unutmadığını söyledi.
Ambrosi, pilotların kokpit kapısının her açılışında söz konusu güvenlik riskini düşündüğünü belirterek, uzun yıllar boyunca açık bir kokpit ile olası bir saldırgan arasındaki tek engelin kabin görevlisi ve içecek arabası olduğunu hatırlattı.
Hava yolculuğunun bugün 11 Eylül 2001 öncesine kıyasla daha güvenli olduğunu ifade eden Ambrosi, saldırıların ardından kurulan Ulaştırma Güvenliği İdaresi’nin (TSA) yeni tehditler ortaya çıktıkça geliştiğini ve çeşitli güvenlik iyileştirmeleri gerçekleştirdiğini belirtti.
FAA’ya tüm filo için düzenleme çağrısı
Ambrosi, 11 Eylül’de hayatını kaybedenlerin yalnızca sözlerle değil, saldırılar sonucunda ortaya çıkan güvenlik açıklarını gidermek için harekete geçilerek anılması gerektiğini vurguladı.
İkincil bariyerlerin etkinliği bilinen bir çözüm olduğunu belirten Ambrosi, 25 yılın bu düzenlemenin tüm filoya uygulanması için yeterince uzun bir süre olduğunu ifade etti.
FAA’nın yeni yolcu uçaklarında ikincil bariyerleri zorunlu hale getirerek önemli bir ilk adım attığını belirten Ambrosi, kurumun şimdi mevcut filoyu da kapsayacak şekilde düzenlemeyi genişletmesi gerektiğini söyledi.
Ambrosi, “Uçan halk ve onları uçuran pilotlar bundan daha azını hak etmiyor” ifadelerini kullandı.