Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alihan Kuriş liderliğinde faaliyet gösterdiği öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturmada gözler olası yeni operasyonlara çevrildi.
İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere 17 ilde gerçekleştirilen ilk operasyonda, Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 30 şüpheli gözaltına alındı. Son açıklanan bilgilere göre 10 şüpheli firari durumda bulunurken, dokuz şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edildi.
Operasyonun mali ve ticari ayağında şirketler, yüksek tutarlı nakit girişleri, sermaye artırımları, şirket bölünmeleri, karşılıklı faturalaşma işlemleri ve yurt dışı döviz transferleri inceleniyor.
Soruşturmada Hâkimler ve Savcılar Kurulu eski üyesi Prof. Dr. Ahmet Gökçen’in de gözaltına alınması, yapılanmanın kamu ve yargı çevrelerindeki olası bağlantılarının araştırılıp araştırılmayacağı sorusunu gündeme getirdi.
HSK ESKİ ÜYESİ AHMET GÖKÇEN GÖZALTINDA
Hâkimler ve Savcılar Kurulu eski üyesi ve Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Gökçen’in gözaltına alındığı ortaya ön çıktı.
Gökçen’in ismi, operasyon kapsamında gözaltına alınan 30 şüphelinin kamuoyuna yansıyan listesinde de bulunuyor.
Gökçen’e soruşturma kapsamında yöneltilen somut suçlamaların ayrıntıları ve dosyadaki konumuna ilişkin resmî açıklama henüz yayımlanmadı.
GÖZLER KAMUDAKİ OLASI BAĞLANTILARA ÇEVRİLDİ
HSK eski bir üyesinin gözaltına alınması, soruşturmanın yalnızca şirketler ve mali işlemlerle sınırlı kalıp kalmayacağına ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.
Yapılanmayla bağlantılı olduğu ileri sürülen kamu görevlileri bulunduğuna ilişkin iddiaların soruşturma makamlarınca araştırılıp araştırılmayacağı merak ediliyor.
Soruşturmanın genişletilmesi hâlinde öncelikli inceleme başlıklarının şunlar olabileceği değerlendiriliyor:
- Kamu görevlileriyle şüpheliler arasındaki mali ilişkiler
- Şüpheliler ile kamu personeli arasındaki iletişim kayıtları
- Kamu kurumlarında gerçekleştirilen işlemler
- Şirketlere sağlandığı ileri sürülebilecek kolaylıklar
- Kamu görevlilerinin şirketlerdeki ortaklık veya yöneticilik bağlantıları
- Şüphelilerle yapılan para transferleri
- Yargı ve kolluk süreçlerine müdahale edilip edilmediği
Ancak mevcut aşamada herhangi bir kamu görevlisinin yalnızca belirli bir dinî veya sosyal yapıya yakınlığı nedeniyle soruşturulacağına ilişkin bilgi bulunmuyor. Bir kişinin soruşturma kapsamına alınabilmesi için somut suç şüphesi ve hukuken değerlendirilebilir deliller bulunması gerekiyor.
YARGI BAĞLANTILARI ARAŞTIRILACAK MI?
Soruşturmanın olası kamu ayağında en önemli başlıklardan birini yargı içerisindeki bağlantı iddiaları oluşturuyor.
HSK eski üyesi Ahmet Gökçen’in gözaltına alınması, bu ihtimali daha görünür hâle getirdi. Bununla birlikte Gökçen’in geçmişte HSK üyeliği yapmış olması, tek başına yargı içerisinde örgütlü bir bağlantı bulunduğunu kanıtlamıyor.
Böyle bir bağlantının ortaya konulabilmesi için;
- Şüphelilerle düzenli ve hiyerarşik ilişki,
- Talimat veya yönlendirme niteliği taşıyan iletişim,
- Dosyalara hukuka aykırı müdahale,
- Menfaat veya para transferi,
- Görevin kötüye kullanılması,
- Soruşturma bilgilerinin paylaşılması
gibi somut delillerin bulunması gerekiyor.
Başsavcılık tarafından şimdiye kadar yayımlanan açıklamalarda, yargı personeline yönelik ayrı bir operasyon hazırlığı bulunduğuna dair bilgi verilmedi.
KOLLUK PERSONELİ İÇİN YENİ İNCELEME GÜNDEMDE Mİ?
Soruşturmanın kolluk personeline uzanıp uzanmayacağı da merak edilen başlıklar arasında bulunuyor.
Yapılanmayla emniyet veya jandarma personeli arasında organik bir ilişki bulunduğuna ilişkin doğrulanmış ve kamuoyuyla paylaşılmış somut bir delil mevcut değil.
Buna karşılık dijital incelemelerde şüphelilerle kolluk görevlileri arasında suç teşkil edebilecek bir ilişki, bilgi aktarımı veya menfaat bağlantısı belirlenmesi hâlinde bu kişiler hakkında da ayrı soruşturma yürütülmesi mümkün.
Muhtemel bir incelemede;
- Soruşturma bilgilerinin önceden sızdırılıp sızdırılmadığı,
- Şüphelilere koruma sağlanıp sağlanmadığı,
- Arama veya yakalama işlemlerine müdahale edilip edilmediği,
- Kamu görevlileri ile şirketler arasında mali ilişki bulunup bulunmadığı,
- Şüphelilerin kamu görevlileri aracılığıyla nüfuz kullanıp kullanmadığı
gibi hususlar araştırılabilir.
Bunlar mevcut soruşturma hakkında açıklanmış tespitler değil, somut bir kamu bağlantısı iddiası ortaya çıkması hâlinde incelenebilecek hukuki başlıklardır.
MEMURLARLA İLGİLİ SOMUT DELİL ARANACAK
Yapılanmanın kamu kurumlarında memur düzeyinde bağlantıları bulunduğu iddialarının soruşturma dosyasına girip girmeyeceği de henüz bilinmiyor.
Herhangi bir kamu görevlisinin bir dinî topluluğa mensup olması veya bu topluluğa yakınlık duyması tek başına suç oluşturmuyor. Adli işlem yapılabilmesi için kamu görevlisinin örgütlü suç faaliyetine katıldığına, kamu yetkisini hukuka aykırı kullandığına veya suçtan elde edilen gelirle bağlantı kurduğuna ilişkin delil gerekiyor.
Bu nedenle olası bir kamu soruşturmasının kişilerin inancı veya sosyal aidiyeti üzerinden değil, somut eylem ve mali bağlantılar üzerinden yürütülmesi gerekiyor.
DİJİTAL MATERYALLER BELİRLEYİCİ OLACAK
İlk operasyonda şüphelilere ait 43 adres ile 33 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.
Adreslerden elde edilen bilgisayarlar, telefonlar, dijital depolama araçları, şirket kayıtları, muhasebe belgeleri ve banka hareketleri incelemeye alındı.
Bu materyallerde;
- Yeni şüphelilerin isimleri,
- Kamu görevlileriyle yapılan yazışmalar,
- Para transferlerine ilişkin kayıtlar,
- Kapalı haberleşme yöntemleri,
- Hiyerarşik görev dağılımları,
- Şirketler ile gerçek kişiler arasındaki bağlantılar
tespit edilirse soruşturmanın genişletilmesi gündeme gelebilir.
Yeni operasyon ihtimalinin, büyük ölçüde dijital incelemeler ve MASAK tarafından hazırlanacak ek raporlardan çıkacak sonuçlara bağlı olduğu değerlendiriliyor.
MASAK RAPORLARI YENİ İSİMLERE ULAŞTIRABİLİR
Soruşturmanın mali ayağında MASAK raporları önemli yer tutuyor.
Şirket ortakları tarafından gerçekleştirildiği belirtilen yüksek tutarlı nakit girişleri, sermaye artırımları, şirket bölünmeleri ve yurt dışı döviz transferleri inceleniyor.
Para hareketlerinin kamu görevlilerine, yakınlarına veya bağlantılı şirketlere uzandığının belirlenmesi hâlinde yeni şüpheliler hakkında adli işlem başlatılabilir.
MASAK incelemelerinde özellikle paranın kaynağı, transfer zinciri, nihai faydalanıcısı ve işlemlerin gerçek bir ticari faaliyete dayanıp dayanmadığı araştırılıyor.
ŞİRKETLER ÜZERİNDEN KAMU BAĞLANTISI İNCELENEBİLİR
Soruşturma kapsamında yapılanmayla mali ve ticari ilişkisi bulunduğu değerlendirilen 32 şirketin faaliyetleri mercek altına alındı.
Şirketlerin kamu kurumlarıyla yaptığı işlemler, aldığı ihaleler, teşvikler, vergi iadeleri ve diğer ticari ilişkilerin de mali incelemeler sırasında ele alınması mümkün.
Ancak bu şirketlerin kamu kurumlarıyla ticari ilişki içinde bulunması tek başına suç teşkil etmiyor. Suç şüphesi oluşabilmesi için işlemlerde hukuka aykırılık, kamu zararı, sahte belge, nüfuz kullanımı veya haksız menfaat tespit edilmesi gerekiyor.
Şirketler ve yöneticileri hakkındaki değerlendirmeler de her tüzel ve gerçek kişi yönünden ayrı ayrı yapılacak.
İKİNCİ DALGA OPERASYON OLACAK MI?
Soruşturma makamları tarafından kamu personeline yönelik ikinci dalga operasyon kararı açıklandığına ilişkin teyit edilmiş bir bilgi bulunmuyor.
Bununla birlikte mevcut soruşturmada;
- 10 şüphelinin hâlen firari olması,
- Dokuz şüphelinin yurt dışında bulunması,
- Çok sayıda dijital materyalin incelenmesi,
- Şirketlerin mali hareketlerine ilişkin çalışmaların sürmesi,
- Eski bir HSK üyesinin gözaltına alınması
soruşturmanın yeni isimlere ulaşma ihtimalini artırıyor.
Yeni delil elde edilmesi durumunda savcılık tarafından ek gözaltı, arama, el koyma veya mal varlığı tedbirleri talep edilebilir. Fakat bu ihtimal, henüz verilmiş bir operasyon kararı olarak yorumlanamaz.
BAKAN ÇİFTÇİ “UZUN SÜREDİR ÇALIŞILIYORDU” DEDİ
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, operasyonun uzun süredir hazırlanan bir çalışma olduğunu açıkladı.
Çiftçi, Adalet Bakanı ile operasyon öncesinde değerlendirme yaptıklarını ve ardından harekete geçildiğini söyledi. Operasyonun özellikle yapılanmanın finansal ayağına yönelik olduğunu belirten Çiftçi, faaliyetlerin 2016’dan sonra daha gizli yürütüldüğünün değerlendirildiğini ifade etti.
Açıklamada kamu görevlilerine yönelik yeni bir operasyon yapılacağına dair kesin bir ifade kullanılmadı.
49 ŞÜPHELİ HAKKINDA İŞLEM BAŞLATILDI
Anadolu Ajansının aktardığı son bilgilere göre soruşturma kapsamında 49 şüpheli hakkında işlem başlatıldı.
Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 30 şüpheli gözaltına alındı. Dokuz şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edilirken, 10 firarinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.
Operasyon, şüphelilere ait 43 adres ile 33 şirkete ait 80 adres olmak üzere toplam 123 noktayı kapsadı.
ETİKETLER:#AlihanKuriş #AlihanKurişSoruşturması #AhmetGökçen #HSK #Yargı #Kolluk #KamuGörevlileri #Memurlar #MaliSuçlar #MASAK #SuçÖrgütü #Operasyon #Gözaltı #AnkaraCumhuriyetBaşsavcılığı #SonDakika #Gündem #SonTV
Telif Hakkı 2013 – 2026 SON TV. Tüm hakları saklıdır. Bu içerik izinsiz yayınlanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yazılamaz veya dağıtılamaz.