AKP ile Anayasa Mahkemesi gerginliğinin şifreleri: Asıl sorun mahkemenin yapısı mı?

ABD’de Yüksek Mahkemesi Yargıcı Ruth Bader Gunsberg’in ölümü üzerine başlayan Yüksek Mahkeme’ye hakim atama tartışmasının bir benzeri gizliden gizliye Türkiye’de yaşanıyor. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) gerek kanun iptallerine, gerekse kişi hak ve özgürlüklerine ilişkin pek çok karar, AKP tarafından sert şekilde eleştiriliyor.

Hükümetin eleştirileri bazen o kadar sertleşti ki, 2016 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AYM tarafından alınan gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül hakkındaki “tahliye” kararı hakkında “saygı duymuyorum, uymuyorum” diyerek tepki göstermişti.

Erdoğan son dönemde AYM kararları konusunda sessizliğini korurken, bu kez Yüksek Mahkeme’ye yönelik sert eleştiriler İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan gelmeye başladı.
SOYLU ARSLAN’I HEDEF ALDI
Soylu, son olarak 11 Eylül’de AYM’nin yasada yer alan “şehirlerarası kara yollarında gösteri ve yürüyüş düzenlenemez” hükmünü iptal etmesiyle birlikte, AYM’yi ve AYM Başkanı Zühtü Arslan’ı hedef tahtasına koydu. Polemik, Soylu’nun Arslan’a yönelik “polis koruması ile işe gidip gelmene gerek yok. Bisikletinle git bakalım” sözleriyle başladı.

İçişleri Bakanı Süyelman Soylu/Fotoğraf: Depo Photos

AYM üyesi Engin Yıldırım’ın sosyal medya hesabından bisiklet fotoğrafları paylaşması ile artan gerginlikte, AYM Başkanı Arslan’dan da Soylu’nun sözlerine karşılık “Bazı eleştirilerden görüyoruz ki, kararlarımız okunmadan, bazen de okunduğu halde yeterince anlaşılmadan eleştirilmektedir” dedi. Soylu polemiği sürdürerek, AYM Başkanı’nın Polis Akademisi Başkanı olarak görev yaparken Akademi’ye alınan komiser yardımcılarının yüzde 41’inin FETÖ bağlantısı nedeniyle ihraç edildiğini açıkladı.
GERGİNLİĞİ NEDENİ AYM’NİN YAPISI MI?
ABD’deki Yüksek Mahkeme tartışmasının özünde, 9 kişilik Yüksek Mahkeme’nin üyelerinin “hangi Başkan tarafından” atandığı yatıyor. ABD’deki sistem Yüksek Mahkeme üyeliği için aday gösterme yetkisini Başkan’a bırakıyor. Yüksek Mahkeme üyeliğinin boşaldığı dönemde Başkan’ın Cumhuriyetçi ya da Demokrat olması ise, Mahkeme’deki “muhafazakar-ilerici” dengesini etkiliyor.

Benzer bir durum Türkiye’de de yaşanıyor. AKP döneminde yapılan Anayasa değişiklikleri sonucunda AYM’de halen 16 üye görev yapıyor. (Askeri mahkemelerin kaldırılmasına ilişkin Anayasa değişikliği ile AYM üye sayısı da 15’e indirildi. Ancak askeri yargıdan gelen ve 10. cumhurbaşkanı tarafında AYM’ye atanmış Serdar Özgüldür görev süresi sonuna kadar devam edeceğinden halen AYM’de 16 üye bulunuyor. Özgüldür’ün görev süresi bu yıl sona erecek).

Mevcut yapıda AYM üyelerinin 12’si Cumhurbaşkanı tarafından, 3’ü ise Sayıştay ve Baro Başkanlarının göstereceği adaylar arasında TBMM tarafından seçiliyor. TBMM tarafından yapılan AYM üye seçiminde de AKP ve ortağı MHP’nin Meclis çoğunluğu etkili oluyor.

AYM üyeleri 12 yıllık görev süreleri için seçildiklerinden, Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde AYM üyesi olmuş hakimlerin sayısı halen AYM içinde çoğunluğu sağlayabilmiş değil.
AKP ile Anayasa Mahkemesi gerginliğinin şifreleri: Asıl sorun mahkemenin yapısı mı?

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan/Fotoğraf: Depo Photos

AYM’DE HANGİ HANGİ HAKİM, HANGİ CUMHURBAŞKANI DÖNEMİNDE ATANDI?
*10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde atananlar- Serdar Özgüldür,

*11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde atananlar- AYM Başkanı Zühtü Arslan, AYM Başkan vekili Hasan Tahsin Gökcan, AYM Başkan Vekili Recep Kömürcü, Burhan Üstün, Engin Yıldırım, Muammer Topal, Emin Kuz,

*Mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atananlar- Kadir Özkaya, Yusuf Şevki Hakyemez, Yıldız Seferinoğlu, Recai Akyel, Selahattin Mente, Basri Bağcı

*TBMM tarafından seçilenler- Rıdvan Güleç (Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı döneminde) , Celal Mümtaz Akıncı (Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde), Hicabi Dursun (Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde)
AKP ile Anayasa Mahkemesi gerginliğinin şifreleri: Asıl sorun mahkemenin yapısı mı?

Kaynak: Sözcü