Pazar, 27 Eylül 2026Köşesiz. Yorumsuz. Sadece haber.

ABD Yüksek Mahkemesi SAVE seçmen doğrulamasını yeniden açtı

ABD Yüksek Mahkemesi SAVE seçmen doğrulamasını yeniden açtı

lawcommentary.com

WhatsAppXE-Posta

ABD Yüksek Mahkemesi, Donald Trump yönetiminin genişlettiği Sistematik Yabancı Doğrulama Programı’nın (SAVE) eyalet ve yerel seçim yetkililerince yeniden kullanılmasına geçici olarak izin verdi. 25 Eylül Cuma günü verilen 6’ya karşı 3 oyla karar, Washington’daki federal mahkemenin programı durduran haziran tarihli hükmünü temyiz süresince askıya aldı.

Karar, 3 Kasım’daki ara seçimlerden 40 günden az süre kala geldi. Federal yasa, seçimden önceki 90 gün içinde seçmen kütüklerinden geniş çaplı ve sistematik kayıt silme işlemlerini büyük ölçüde yasaklıyor. Yüksek Mahkeme, eyaletlerin yine de belirli seçmen kayıtları hakkında tek tek inceleme yapabileceğini belirtti.

Mahkeme kararının kapsamı ve hukuki dayanağı

Yüksek Mahkeme, imzasız kararında İç Güvenlik Bakanlığının eyalet ve yerel seçim makamlarından gelen vatandaşlık sorgularına yanıt verme yükümlülüğü bulunduğu görüşünü öne çıkardı. Çoğunluk, 1996 tarihli göçmenlik yasasının İç Güvenlik Bakanlığının Sosyal Güvenlik İdaresi dahil diğer federal kurumlardan vatandaşlık ve göçmenlik durumuna ilişkin bilgi istemesine olanak tanıdığını değerlendirdi.

Karar, genişletilmiş SAVE sisteminin hukuka uygunluğunu kesin olarak karara bağlamıyor. Mahkeme, Trump yönetiminin temyizde başarılı olma ihtimalinin yüksek olduğu sonucuna vardı ve alt mahkemenin tedbirini geçici olarak durdurdu. Esas dava, başkentteki federal temyiz mahkemesinde görülmeye devam edecek.

İlk derece mahkemesi haziranda, sistemin Sosyal Güvenlik Yasası, Gizlilik Yasası ve İdari Usul Yasası’nı ihlal ettiği sonucuna ulaşmıştı. Mahkeme, milyonlarca kişinin hassas verilerinin yeterli hukuki dayanak olmadan bir araya getirildiği ve eksik kayıtlar nedeniyle ABD vatandaşlarının seçmen listelerinden çıkarılma riski doğduğu görüşündeydi.

SAVE sistemi seçmen kayıtlarında hangi verileri kullanıyor?

SAVE programı, uzun süredir bazı kamu yardımları ve ehliyet gibi hizmetler için göçmenlik statüsü doğrulamasında kullanılıyordu. Trump yönetimi, Mart 2025 tarihli başkanlık kararnamesinin ardından sistemin seçimlerdeki kullanımını genişletti.

Genişletilmiş sistem, ad, doğum tarihi ve Sosyal Güvenlik numarasıyla sorgulama yapılmasına izin veriyor. Eyaletler ile yerel makamlar, seçmen listelerindeki kayıtları toplu halde federal verilerle karşılaştırabiliyor. Sistem, vatandaşlık durumuna ilişkin federal doğrulama sonucu sağlıyor; seçmenin kaydını iptal etme kararı ise eyalet ve yerel seçim yetkililerinin yetkisinde bulunuyor.

Trump yönetimi, sistemin seçmen kayıtlarında daha ayrıntılı inceleme gerektiren durumları saptamaya yardım ettiğini savunuyor. Davacı örgütler ise vatandaşlığa sonradan kabul edilen kişilerin federal kayıtlarının güncel olmayabileceğini, yanlış eşleşmelerin yasal seçmenleri inceleme ve kayıt iptali riskiyle karşı karşıya bırakabileceğini söylüyor.

90 günlük kural toplu silmeleri sınırlıyor

Ulusal Seçmen Kaydı Yasası, federal seçimden önceki 90 günlük dönemde seçmen listelerinin uygun olmayan kayıtları ayıklamak amacıyla sistematik biçimde temizlenmesini yasaklıyor. Yüksek Mahkeme, geçici kararın yaklaşan ara seçimlerdeki etkisinin bu sınırlama nedeniyle dar olacağını belirtti.

Yasa, bireysel incelemeleri tamamen engellemiyor. Seçim yetkilileri, SAVE sorgusunda soru işareti oluşan belirli bir kayıt için ek belge veya açıklama isteyebiliyor. Ancak 90 günlük dönemde geniş kapsamlı toplu kayıt silme programları hukuki kısıtlamalara tabi olmaya devam ediyor.

Mahkeme, 90 günlük yasağın vatandaş olmayan kişileri hedef alan kayıt silme işlemlerine uygulanıp uygulanmadığı sorusunu bu kararda çözmedi. Yüksek Mahkemenin gelecek aylarda inceleyeceği ayrı davada, Trump yönetiminin bu istisna iddiasını değerlendirmesi bekleniyor.

İç Güvenlik Bakanlığı, Ocak 2025 ile Nisan 2026 arasında sistem üzerinden yaklaşık 60 milyon seçmen doğrulama sorgusu yapıldığını mahkeme dosyalarında bildirdi. Başka bir sayımda en az 67 milyon seçmen kaydının tarandığı aktarıldı. Sayılar arasındaki farkın sorgu ile taranan kayıt tanımlarından ya da farklı dönemlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı açıklanmadı.

Yanlış eşleşme iddiaları ve dava süreci

Teksas’ta yapılan incelemeler, yanlış eşleşme tartışmasını davanın merkezine taşıdı. Eyalet, SAVE aracılığıyla vatandaş olmadığı düşünülen 2 bin 724 seçmeni tespit ettiğini açıklamıştı. Daha sonraki doğrulamada en az 578 kişinin ABD vatandaşı olduğu belirlendi; eyalet, hatalı biçimde silinen kayıtların yeniden etkinleştirilmesi için ilçelere talimat verdi.

Utah’ta SAVE incelemesinde vatandaş olmayabileceği düşünülen yaklaşık 9 bin kişi belirlendi. Eyalet yetkililerinin ek incelemesi, kesinleşen vatandaş olmayan seçmen sayısının 27, muhtemel vatandaş olmayan seçmen sayısının ise 25 olduğunu gösterdi. Yetkililer yaklaşık 5 bin 700 kişi için vatandaşlığı doğrulayan kayıtlara ulaştı; yaklaşık 5 bin seçmenden de vatandaşlık durumlarını doğrulamaları istendi.

Kuzey Karolina’da seçim kurulu temmuz ayında yapılan incelemede yaklaşık bin 600 kayıtlı seçmenin potansiyel vatandaş olmayan kişi olarak işaretlendiğini bildirdi. Eyalet, seçmen kütüklerinin bakımı için SAVE sistemini kullanmayı sürdürdüğünü açıkladı. Oy hakkı savunucuları ise seçimden önceki 90 günlük dönemde kayıt silme programlarının federal yasayla sınırlandığını vurguluyor.

Travis County’de 97 kayıt üzerinde yapılan ayrı incelemede, işaretlenen kişilerin en az yüzde 10’unun, olasılıkla yüzde 21’inin ABD vatandaşı olduğu saptandı. Davacılar, benzer hataların özellikle vatandaşlığa sonradan kabul edilen seçmenleri etkileyebileceğini savunuyor. Yönetim ise yanlış kayıt iptallerinin seyrek olduğunu ve SAVE’in tek başına hiçbir seçmeni diskalifiye etmediğini bildiriyor.

Yargıç Ketanji Brown Jackson, Yargıç Sonia Sotomayor ve Yargıç Elena Kagan’ın katıldığı karşı oy yazısında çoğunluğun hükümetin uğrayabileceği zarara odaklandığını söyledi. Jackson, eksik veya yanlış federal kayıtlar yüzünden birkaç yasal seçmenin bile oy kullanmasının zorlaşmasının ciddi sonuç doğuracağını vurguladı.

Davanın temyiz aşamasında verilecek karar, federal vatandaşlık verilerinin eyalet seçmen listelerinde hangi koşullarla kullanılabileceğini daha kalıcı biçimde belirleyecek. Şimdilik SAVE sistemi yeniden çalışabilecek, ancak eyaletlerin seçimden önce geniş çaplı kayıt silme yetkisi federal yasa ile sınırlandırılacak.

Sıkça Sorulanlar

ABD Yüksek Mahkemesi SAVE sistemi hakkında ne karar verdi?

ABD Yüksek Mahkemesi, Trump yönetiminin genişlettiği SAVE sisteminin eyalet ve yerel seçim yetkililerince seçmen vatandaşlığı doğrulamasında yeniden kullanılmasına temyiz süresince geçici izin verdi.

SAVE sistemi 2026 ara seçimlerinden önce toplu kayıt silmeye izin veriyor mu?

Hayır. Ulusal Seçmen Kaydı Yasası, federal seçimden önceki 90 gün içinde seçmen listelerinden sistematik ve geniş çaplı kayıt silme işlemlerini büyük ölçüde yasaklıyor. Ancak tek tek seçmen kayıtları hakkında inceleme yapılabiliyor.

SAVE sisteminde yanlış eşleşme riski neden tartışılıyor?

SAVE sonuçları, vatandaşlığa sonradan kabul edilen kişilerin güncel olmayan federal kayıtları nedeniyle yasal seçmenleri vatandaş olmayan kişi olarak işaretleyebilir. Utah ve Teksas'taki ek incelemeler, ilk işaretlemelerin bir bölümünün doğrulanmadığını gösterdi.

Yüksek Mahkeme 90 günlük kuralın vatandaş olmayan seçmenler için geçerli olup olmadığını karara bağladı mı?

Hayır. Mahkeme, 90 günlük yasağın vatandaş olmayan kişileri hedef alan kayıt silme işlemlerine uygulanıp uygulanmadığı sorusunu bu geçici kararda çözmedi. Konu ayrı bir davada daha sonra ele alınacak.

Çerez tercihleri