İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma çerçevesinde, yaş sebze ve meyve sektöründe fiyatları manipüle ettiği ve hayali ticaret yaptığı belirlenen 41 firma yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. Emniyet ekiplerinin 22 ilde 109 adrese düzenlediği eş zamanlı operasyonlarda şüphelilerin 38’i yakalandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu müfettişlerinin hazırladığı 394 sayfalık inceleme raporu, tarladan sofraya uzanan tedarik zincirinde milyonlarca liralık usulsüzlük yapıldığını ortaya koydu.
Sahte Makbuzlar ve Ölmüş Kişilerin Kimlikleri Kullanıldı
Vergi incelemeleri, 1 Ocak 2025 ile 31 Mart 2026 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan 1029 çiftçi beyanı, Hal Kayıt Sistemi ve Çiftçi Kayıt Sistemi verilerinin karşılaştırılmasıyla yürütüldü. İnceleme raporlarında, bazı aracıların Anadolu’daki köyleri gezerek çiftçilere ürünlerini fabrika veya tesisler üzerinden gönderme vaadinde bulunduğu ve kimlik bilgilerini topladığı aktarıldı. Toplanan kimlikler kullanılarak üreticilerin haberi olmadan adlarına milyonlarca liralık ürün satışı yapılmış gibi gösterildi. Sahada denetimlerin başlaması üzerine bazı komisyoncuların köylere giderek habersiz çiftçilere makbuz dağıttığı anlaşıldı.
Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici usulsüzlük ise hayatını kaybetmiş kişiler adına düzenlenen e-Müstahsil makbuzları oldu. Türkiye genelinde 480’den fazla müteveffa adına binlerce sahte makbuz kesildiği tespit edildi. Bir firmada hayatını kaybeden 49 kişi adına 2 milyon 524 bin lirayı aşan tutarda 87 sahte makbuz oluşturulduğu saptandı. Ayrıca Fransa’da yaşayan vatandaşlar veya zirai faaliyet yürütmeyen meslek sahipleri adına da yüksek tutarlı sahte satış kaydı girildiği belirlendi.
Üretim Kapasitesi ve Ürün Kalitesinde Gerçek Dışı Beyanlar
Müfettişlerin tespitlerine göre şüpheli firmalar, çiftçilerin gerçek üretim kapasitesinin katbölü üzerinde satış gösterdi. Yılda 3 ton kestane üreten bir çiftçinin adına 91,9 ton kestane, 70 ton armut yetiştirebilen bir üretici adına 530 ton, 60 ton sarımsak üreten çiftçi adına ise 800 ton ürün satışı kaydedildi. Limon yetiştiren üreticilerin adına kayısı, bahçesi bulunmayan kişilerin adına ise kivi satışı yapılmış gibi belgeler tanzim edildi. Isparta’da 2 ton elma üreten bir çiftçinin adına 99 ton suluk elma satışı yazıldığı görüldü.
Tarlada kalan veya ıskartaya ayrılan çürük ürünler de sistemde birinci kalite olarak kayda geçirildi. Çiftçiden kilogramı 2,5 ile 12 lira arasında alınan döküntü portakal ve elmalar, kayıtlarda sofralık ürün olarak fiyatlandırıldı. Örneğin 6 ton çürük elma satan bir üreticinin kaydı 85 ton birinci kalite elma, 2,5 ton çürük portakal teslim eden bir diğer üreticinin kaydı ise 25 ton kaliteli portakal satışı olarak değiştirildi.
Paravan Şirketler ve Yapay Maliyet Artışı
Tedarik zincirini yapay şekilde uzatan firmaların, ürünleri doğrudan marketlere sunmak yerine araya kendi kurdukları komisyoncu şirketleri soktuğu ve ürünlerin 3 ila 5 kez el değiştirmesini sağladığı belirlendi. Her ticari halkada alış ve satış fiyatları suni olarak yükseltilerek maliyetler şişirildi. Ataşehir Meyve Sebze Hali’nde yan yana faaliyet gösteren iki şirket arasında 600 milyon lirayı aşan tutarda naylon fatura düzenlendiği saptandı.
Gerçekleşen maliyet oyununa ilişkin incelemelerde, üreticinin kilosunu 6 ila 8 liradan sattığını belirttiği mandalinanın, tedarikçi şirket kayıtlarına 28 lira alış maliyetiyle girdiği ve 31,82 liradan satıldığı belgelendi. Şirket kayıtlarında kar marjı düşük gösterilirken, üretici beyanı ile şirket maliyeti arasında 19,48 liralık haksız fark oluşturuldu. Bir başka örnekte tarlada 5 liraya kadar gerileyen limonda, hal fiyatı 10 lira, pazar fiyatı 40 ila 50 lira, market fiyatı ise 80 ila 100 lira seviyelerine ulaştı. Depolarda tutulan 400 ila 500 bin ton limonun arz kısıtı izlenimi yaratmak amacıyla kullanıldığı bildirildi.
Hal Yasası Düzenlemesi ve Reform Tartışmaları
Soruşturma gelişmelerinin ardından 2015 yılında hazırlanan ancak yasalaşmayan Hal Yasası taslağı yeniden gündeme geldi. Üretici ile tüketici arasındaki fiyat artışlarını kontrol altına almayı amaçlayan düzenlemenin, komisyoncu ve aracı lobilerin baskısıyla 11 yıldır ertelendiği iddiaları tartışılıyor. Tarım sektör temsilcileri ve uzmanlar, üreticinin emeğinin korunması ve tüketicinin uygun fiyatlı gıdaya erişebilmesi için sıkı denetimlerin yanı sıra adil rekabeti sağlayacak yasal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Sıkça Sorulanlar
Yaş sebze ve meyve operasyonunda kaç kişi hakkında gözaltı kararı verildi?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 41 firma yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi ve düzenlenen operasyonlarda 38 şüpheli yakalandı.
Soruşturmada ne tür usulsüzlükler tespit edildi?
İncelemelerde hayatını kaybetmiş kişiler ve habersiz çiftçiler adına sahte müstahsil makbuzu kesildiği, çürük ürünlerin birinci kalite olarak gösterildiği ve paravan şirketler aracılığıyla fiyatların suni şekilde şişirildiği saptandı.
Tarladan markete fiyat farkı nasıl oluşturuldu?
Tedarikçi şirketlerin üreticiden ucuza aldığı ürünlerin alış maliyetini kayıtlarda yüksek gösterdiği ve ürünleri aradaki paravan şirketler üzerinden 3 ila 5 kez el değiştirdiği belirlendi.
Hal Yasası düzenlemesi neden yeniden gündeme geldi?
Üretici ve tüketici arasındaki fiyat artışlarını denetlemeyi hedefleyen Hal Yasası taslağının, aracı ve komisyoncu lobilerin baskısı nedeniyle 11 yıldır çıkarılamadığı iddiaları operasyon sonrası yeniden tartışmaya açıldı.
