Karak’taki kilise cenazesine silahlı saldırı
Ürdün’ün Karak vilayetindeki Hammud köyünde bulunan Aziz George Rum Ortodoks Kilisesi’nde 23 Ekim Cuma günü düzenlenen cenaze törenine silahlı saldırı yapıldı. Saldırının ertesi günü ağır yaralılardan bir kişinin daha yaşamını yitirmesiyle ölü sayısı dokuza yükseldi. Yaralı sayısı farklı açıklamalarda 25 ile yaklaşık 40 arasında verildi; 26 Ekim itibarıyla 27 kişinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü, bir yaralının durumunun kritik olduğu bildirildi.
Saldırı, başkent Amman’ın yaklaşık 120 kilometre güneybatısındaki Karak’ta meydana geldi. Yetkililer, üç silahlı kişinin cenaze sırasında kilisede bulunan Hristiyanları hedef aldığını bildirdi. Güvenlik güçleri, olay yerinden kaçan saldırganları yakalamak için Karak ve çevresinde arama çalışması başlattı.
Hammud, Karak’ın kuzeyinde ağırlıklı olarak Hristiyan nüfusun yaşadığı yerleşimlerden biri olarak biliniyor. Kilisede bir topluluk üyesinin cenazesi için çok sayıda kişi toplanmıştı. Tanıkların anlatımına göre saldırı anında kilisenin içinde ve çevresinde 150 ila 200 kişi bulunuyordu.
Üç şüpheli El-Cedide’de yakalandı
Ürdün Kamu Güvenliği Müdürlüğü, 26 Ekim Pazartesi sabahı Karak vilayetindeki El-Cedide köyünde terk edilmiş bir eve operasyon düzenledi. Yetkililer, kilise saldırısının üç şüphelisinin evde saklandığını, teslim olmayı reddederek güvenlik güçlerine ateş açtığını açıkladı.
Güvenlik güçleri karşılık verdi ve yaklaşık üç saat sürdüğü bildirilen çatışmanın ardından üç şüpheliyi yaralı olarak gözaltına aldı. Operasyonda güvenlik görevlilerinin yaralanmadığı, evde silah ve mühimmat bulunduğu bildirildi. Şüphelilerin Hammud yakınında yaşayan iki kardeş ile bu kişilerin eniştesi olduğu yönünde bilgi paylaşıldı.
İçişleri Bakanı Mazin el-Feraye, gözaltına alınan üç kişinin saldırıyı gerçekleştiren kişiler olduğunu söyledi. El-Feraye, güvenlik birimlerinin saldırının ilk gününden itibaren teknik ve görsel inceleme yöntemleriyle şüphelileri belirlediğini, saklandıkları yeri saptamak için farklı noktalarda operasyon yürüttüğünü açıkladı.
Saldırganların sayısı ve silahları araştırılıyor
Güvenlik kamerası görüntülerinde üç silahlı kişinin kiliseye doğru ilerleyerek ateş açtığı görülüyor. Görüntülerde saldırganların kaldırımda, ağaçların ve alçak bir duvarın arkasında gizlendikten sonra kilise girişine yöneldiği anlaşılıyor. Ürdün makamları, saldırganların kesin sayısı, kimlikleri ve kaçışta kullandıkları araç hakkında ayrıntılı bilgi paylaşmadı.
Görgü tanıklarından Tamer Halsa, iki kişinin araçtan inerek kilise çevresinde bekleyenlere ateş açtığını söyledi. Bir başka tanık, saldırganlardan birinin Kalaşnikof tüfek taşıdığını, diğerinin tabanca kullandığını ve silah seslerinin birkaç dakika sürdüğünü aktardı.
Tanıklardan Saed el-Halase, üç maskeli kişinin otomatik silahlarla dışarıdaki kalabalığa rastgele ateş açtığını anlattı. El-Halase, saldırganların ilk ateşin ardından yaralıların bulunduğu alana yeniden dönerek ateş ettiğini, kendisinin yakındaki bir aracın arkasına sürünerek saklandığını söyledi.
Tanık anlatımları, saldırganların önce kilise dışındaki kalabalığı, ardından kilise girişini hedef aldığını gösteriyor. Bir görgü tanığı, saldırı sırasında kilise avlusundaki insanların siper aradığını, bazı kişilerin ise içeride sunağın arkasına saklandığını anlattı. Kilise girişinde güvenlik güçlerinin konuşlandırıldığı, saldırı sonrasında yaralılara sağlık ekiplerinin müdahale ettiği bildirildi.
Resmî bilanço ile ilk haberlerdeki sayılar farklılaştı
Yetkililer, saldırının ilk saatlerinde yedi kişinin öldüğünü ve 34 kişinin yaralandığını duyurdu. Ağır yaralılardan iki kişinin daha yaşamını yitirmesiyle can kaybı dokuz oldu. Yaralı sayısına ilişkin açıklamalar değişirken, 26 Ekim’de 27 yaralının hastanede bulunduğu ve birinin hayati tehlikesinin sürdüğü bildirildi.
İçişleri Bakanı Mazin el-Feraye, saldırının aşırılık yanlılarınca gerçekleştirildiğini söyledi. El-Feraye, gözaltındaki şüphelilerin Ürdün vatandaşı olduğunu, soruşturmanın henüz tamamlanmadığını ve şüphelilerin başka hücreler ya da dış bağlantılarla ilişkisine dair belirti bulunmadığını açıkladı. Herhangi bir örgüt saldırıyı üstlenmedi.
Soruşturma ekipleri, güvenlik kamerası kayıtlarını, tanık ifadelerini ve olay yerindeki delilleri inceliyor. Soruşturmanın saldırının önceden planlanıp planlanmadığı, dinî nefret saikinin bulunup bulunmadığı ve silahların nasıl temin edildiği sorularına yanıt vermesi bekleniyor.
Yetkili makamlar, soruşturmayla ilgili yayımlara kısıtlama getirdi. Kamu Güvenliği Müdürlüğünün siber suçlarla mücadele birimi de mağdur yakınlarının mahremiyetini ihlal eden, soruşturmayı etkileyebilecek veya mezhepsel gerilimi körükleyebilecek sosyal medya paylaşımlarını izlemeye başladı.
Kral II. Abdullah Karak’ı ziyaret etti
Ürdün Kralı II. Abdullah, saldırının ardından Karak’ı ziyaret ederek güvenlik birimlerinden bilgi aldı. Kral II. Abdullah ayrıca hastanede tedavi gören yaralıları ziyaret etti. Kral II. Abdullah, Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısında saldırının sorumlularına karşı taviz verilmeyeceğini ve güvenlik güçlerinin sert önlemler alacağını açıkladı.
Ürdün, saldırı nedeniyle üç günlük ulusal yas ilan etti. Saldırıda ölen sekiz kişinin cenazesi 25 Ekim’de kilise çevresinde düzenlenen törenle defnedildi. Dokuzuncu kurbanın cenazesinin ise 26 Ekim’de kaldırılması bekleniyordu. Saldırının ertesi günü ülke genelindeki kiliselerde öğle saatlerinde kurbanların anısına çanlar çalındı. Amman’da Hristiyan ve Müslümanların katılımına açık mumlu anma ve dua programı da düzenlendi.
Güvenlik önlemleri saldırıdan sonraki gün ülke genelinde artırıldı. Alışveriş merkezleri, yabancı diplomatik temsilcilikler ve bazı kritik noktalarda güvenlik birimleri görevlendirildi. Polis ekiplerinin Hammud’daki kilise çevresindeki devriyeleri de sürüyor.
Papa Leo XIV, saldırıda yaşamını yitirenler için dua ettiğini ve Ürdün’deki farklı dinî toplulukların barış içinde bir arada yaşama geleneğiyle dayanışma içinde olduğunu söyledi. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ile Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de faillerin bulunarak hesap vermesi çağrısında bulundu.
Karak’ta dinî törenlere yönelik şiddet nadir görülüyor
Kilise cenazesine yönelik silahlı saldırı, Ürdün’de dinî törenleri hedef alan şiddet olaylarının nadir görülmesi nedeniyle önem taşıyor. Hristiyanlar, Ürdün nüfusunun küçük bir bölümünü oluşturuyor. Karak vilayetinde Hristiyan ve Müslüman topluluklar uzun süredir aynı yerleşimlerde yaşıyor.
Karak, 2016’da güvenlik güçleri ile turistlerin ziyaret ettiği Haçlı Kalesi’ni hedef alan silahlı saldırılarla gündeme gelmişti. Saldırılarda güvenlik görevlilerinin de aralarında bulunduğu kişiler yaşamını yitirmiş, saldırganlar güvenlik operasyonu sonunda öldürülmüştü.
23 Ekim’deki kilise saldırısıyla 2016’daki olaylar arasında bağlantı kuran resmî bir açıklama bulunmuyor. Karak soruşturmasının sonucu, saldırının faili, amacı ve olası örgütsel bağlantıları hakkında daha ayrıntılı bilgi verecek.
Sıkça Sorulanlar
Ürdün'deki kilise saldırısı nerede ve ne zaman gerçekleşti?
Silahlı saldırı, 23 Ekim 2026'da Ürdün'ün Karak vilayetindeki Hammud köyünde bulunan Aziz George Rum Ortodoks Kilisesi'nde, cenaze töreni sırasında gerçekleşti.
Karak'taki kilise saldırısında kaç kişi öldü?
Karak'taki Aziz George Rum Ortodoks Kilisesi'ne yönelik saldırıda dokuz kişi öldü. Yaralı sayısı farklı açıklamalarda 25 ile yaklaşık 40 arasında verildi.
Kilise saldırısının şüphelileri nasıl yakalandı?
Üç şüpheli, 26 Ekim sabahı El-Cedide köyündeki terk edilmiş bir evde bulundu. Teslim olmayı reddedip güvenlik güçlerine ateş açan şüpheliler, çatışmada yaralandıktan sonra gözaltına alındı.
Karak'taki saldırıyı hangi örgüt üstlendi?
Karak'taki kilise saldırısını hiçbir örgüt üstlenmedi. Ürdün makamları, şüphelilerin başka hücreler veya dış bağlantılarla ilişkisine dair henüz belirti bulunmadığını, soruşturmanın sürdüğünü açıkladı.
