Trabzon tarihi süreçte imparatorluklar şehri olarak bilinir. Yüzyıllarca Roma, Bizans, Pontus Rum ve de Osmanlı İmparatorluğu idaresi altında kalan şehir, o zamanlar 250 binlik nüfusuyla bölgenin sosyal, siyasi ve ekonomik alanda en büyük kentiydi. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla birlikte bu özelliklerini kısmen kaybeden şehir, sanayileşme yerine tarımla geçinen bir Anadolu kenti konumuna düştü.
Tek parti döneminde hak ettiklerini yeterince alamayan şehre, en büyük yatırım olarak 1957 yılında Demokrat Parti tarafından havaalanı inşa edildi.
O yıllarda nüfusu 500 bini aşan kentin havaalanı aynı zamanda bölgeye de hizmet eden tek ve önemli bir tesisti.
Trabzon-Rize Devlet Karayolu ile deniz arasına adeta sıkıştırılan bu havaalanı yıllarca zor şartlarda hizmet verdi.
Bunlara da Göz Atabilirsiniz
İGA, 53,7 Milyar TL’lik Kira Haberlerine Açıklık Getirdi

İGA’dan küresel özel havacılığa yeni imza

İstanbul Havalimanı’nda Kapasite Atağı: 4. Pist 2026’da Devreye Giriyor
Önceleri haftada bir iki uçağın geldiği havaalanı artan uçak trafiği nedeniyle ihtiyaca yetemez hale geldi. İleride büyütülme konusu hesaba katılmadan tam da pistin dibine 1980’lı yıllarda Trabzonspor Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri yapıldı. Yıllar sonra, önce Giresun-Ordu’ya, sonra da Rize-Artvin’e yeni havalimanları yapılarak Trabzon Havalimanı’nın yükünü azaltma yoluna gidildi. Her iki havalimanı da Türkiye’nin deniz üstüne yapılan ilk meydanları olarak faaliyet gösterirken Trabzon meydanı onlara rağmen yine de günlük 100 uçak trafiğini fazlasıyla zorluyordu.
İşte bu artış nedeniyle yıllar öncesinde planlanan Trabzon Havalimanı’nın büyütülmesi fikri AK Parti tarafından fiilen hayata geçirilmeye başlandı.
Bazıları buna yeni havalimanı diyorsa da aynı yerde deniz üstüne yapılacağı için, yenilenen ve daha da büyütülen bir meydan demek daha doğru olur.
Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün işi üstlenmesinden sonra Trabzonspor Tesisleri’nin deniz dolgu sahasına yapılacak havalimanına engel teşkil ettiği gerçeği ortaya çıktı.
Bu yıllarda görev yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanları’nın (Mehmet Cahit Turhan ve Adil Karaismailoğlu) ikisinin de Trabzonlu oluşu nedeniyle bu konu kamuoyundan uzak tutuldu. Fakat, kent halkı ‘Tesisler yıkılacak’ diyordu.
Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu Divan Toplantısı’nda “Trabzon’a yeni havalimanı değil, spor tesisi gerekir” diyerek bu girişimi eleştirince iktidarın etkili makamlarından çok sert uyarılar geldi ve başkanın bu sözlerini kulübün yönetimi düzeltme gayretine girdi.
Bu kırılmayla Trabzonspor’da Başkan Ağaoğlu istenmeyen adam ilan edildi ve adaylığının önü de resmen kesildi.
Bakanlık ve yerel siyasi oluşumlar da “Tesisler yıkılmayacak” sözünü daima dile getirip, konuyu daha sonra gelen bir başka Trabzonlu Ulaştırma Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na miras bıraktılar. Şimdi durum daha karışık.
Muharrem Usta döneminde alınan bir karar, Trabzonspor Tesisleri arazisinin istimlak edilmesinin yolunu açmıştı.
Trabzon Havalimanı’nın büyütülmesi ihalesi pazarlık usulüyle 48 milyar TL bedelle Cengiz İnşaat ve ASL İnşaat’a verilmişti.
Proje ilerleyip de, tesislerin bir yerlere taşınması işi gündeme gelince konu Trabzon’da bir numaralı gündem oldu.
Birileri, ‘devletten aldığımız bu istimlak parasıyla borcumuzu öderiz’ derken, birileri de ‘borçsuz ama tesisi olmayan bir kulüp olacağız’ diyor. Trabzon’da Trabzonspor’un en belirleyici oluşum olduğunu bilmeyen yok. Bu nedenle Hükümet ve Ulaştırma Altyapı Bakanı Uraloğlu, olası bir seçim arefesinde halkı küstürmemek için ince eleyip sık dokuyor. Tesislerin istimlak edilmesine sıcak yaklaşan Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan da bedelsiz iyi bir yer almadan tesisleri sakın vermesin diye
uyarılıyor. Tekrar aday olmayacağını sandığım Doğan da topu kendisinden sonra gelen yönetime atarak gidebilir.
Trabzonspor elbette yersiz ve yurtsuz kalmaz. Fakat, Trabzon’da yer bulmak en büyük sorunlardan biri. Stadyumu deniz kenarına dolgu alanına yapıp, oraya bir de hastane inşa etmek gibi bir yanlışa imza atanlar, TS tesisleri için böyle yanlış yapmaz ve Mehmet Ali Yılmaz adını de silmezler umarım.
Üzüm yiyin, fakat bağcıyı dövmeyin.
Sonuç olarak, Trabzon’a büyütülecek bir havalimanı gerekliyse, spor tesisi de o kadar gereklidir. İkisinden de vaz geçilemez. Biri birine tercih edilemez.
Bir Trabzonlu ve 40 yıllık Trabzonspor Divan Üyesi olarak uyarmak istedim.
Mutlu yarınlar Türkiye’m.
————————————————————
JETEX ve İGA havacılıkta iş birliği yaptı
Zenginlere ve ünlülere çok özel terminal
Önce uzak gelen, gide gele yakınlaşan İstanbul Havalimanı’nın yol tabelaları bu kez bizi farklı bir yere götürdü. VIP Terminal’e varınca karşıma ilk bakışta Sidney Opera Binası’na çok benzeyen estetik mimarili o binayla karşılaştım. Çöl çiçeği olarak bilinen nazende adlı çiçekten esinlenerek yapılan binada İstanbul Havalimanı’nın tek eksiği olan VIP/CIP Genel Havacılık Terminali’nin sade, mütevazi açılışına tanıklık ettim.
İGA, 60 milyon Euro’ya mal olan bu terminali işletmek için dünya çapında bilinen ve tanınan bir firmayı JETEX’i İstanbul Özel Yolcu ve Genel Havacılık Hizmetleri AŞ’ye yarı yarıya ortak ederek doğru bir seçim yapmış. Çünkü JETEX, 2005 yılında kurulan, 340’tan fazla destinasyona hizmet sunan ve 750 kişi çalıştıran Dubai merkezli bir küresel özel havacılık şirketi. FBO (Fixed-Base Operator) yani, yerleşik işletmeci olan bu tür şirketler arasında JETEX başarılı, sözü geçen bir şirket.
Kurucusu ve CEO’su 1970 yılında Türk bir anneden ve Suriyeli bir babadan dünyaya gelen, çalışma hayatına Şam Havalimanı’nda başlayan, zamanla zirveye çıkan Suriyeli Adel Mardini. (Mardini soyadı bize bir fikir verebilir)
Kendini havacılık girişimcisi ve gezgin olarak tanımlayan Mardini’yi Forbes ve birçok kuruluş en iyi 100 seyahat ve turizm liderinden biri olarak seçti.
Dünya çapında faaliyet gösteren ve havacılıkta istenilen her hizmeti sunan bu konseptte, yeni yılı ailece uçakta kutlayabilir ve köpeğinizle yan yana uçabilirsiniz. Konforda ve isteklerde sınır tanımayan bu tür seyahatleri organize etmekte deneyimli olan bu şirketin İstanbul’u ilgi alanına alması yeni dönemde lüks (luxury) seyahate tarzına çağ atlatacak. Açılış töreninde konuşan İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu’nun İstanbul’u “güvenli liman” diye anması ve “Yolcu kapasitesinin 120 milyona taşınması, yılın ikinci yarısında açılacak olan dördüncü pist, otel yatırımları ve şimdi faaliyete geçen JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali ile birlikte İGA İstanbul Havalimanı, özel havacılıkta da dünyanın göz bebeği olmaya kararlıdır.” sözleri nasıl bir vizyon üstlenildiğini bize gösteriyordu.
Türkiye’nin globalde ‘marka değerine’ katkı sunacak stratejik bir yatırım olarak tanımlanan ve sıkıntılı savaş ortamında hayata geçirilen bu yatırım Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar nezdindeki güvenilirliğini, turizm ve iş dünyasında da iş hacmini arttıracak.
Böyle bir yatırım için önceleri Atatürk Havalimanı’nı gözüne kestiren ve İstanbul Havalimanı’nın açılmasıyla İstanbul’u ilgi alanına dahil eden JETEX Kurucusu ve CEO’su Adel Mardini, “İstanbul Havalimanı ile küresel ağımızı genişletmekten heyecan duyuyoruz” dedi ve konuşmasını şöyle sürdürdü;
“İstanbul; binlerce yıllık tarih ve kültürü, genç ve dinamik bir enerjiyle harmanlayan çok kültürlü bir merkez. Hem özel jet hem de ticari havayolu yolcuları için son teknolojiye sahip bu deneyimi titizlikle tasarlamak adına büyük emek verdik. Ödüllü JETEX misafirperverliği ile dünyayı burada ağırlamayı dört gözle bekliyoruz.”
JETEX iş ortaklığında İGA’nın hayata geçirdiği Genel Havacılık Terminali, uçuş öncesi ve sonrasında yolculara kesintisiz ve özel deneyim sağlıyor.
Terminalde yer alan süitlerde; misafirlere özel oturma ve dinlenme alanları ve SPA hizmetleri yer alıyor. Özel ekiplerin hizmet verdiği modern terminalde, restoran, premium bekleme alanları, konsiyerj hizmetleri ve pasaport ile güvenlik işlemlerinin hızlı yapıldığı özel geçiş noktaları var. Transferlerin Mercedes Maybach marka son model VIP araçlarla yapıldığı JETEX-İGA Havacılık Terminali’nden, ticari uçuşlar veya özel uçaklarla seyahat eden yolcular da rezervasyon yaptırarak yararlanabilecekler. 5 bin metrekarelik bir alana üç katlı olarak inşa edilen terminalin lobi katında karşılama alanı, patisserie ve genel ağırlama/lounge bölümleri yer alıyor. Asma katta ise restoran ve özel süit odalar konumlanıyor. Yolcular, yeme içme, çalışma ve çocuk oyun alanları ile özel suitler ve lounge’lardan da yararlanacak, çok ünlü markaların mağazalardan alışveriş yapabilecek.
Tabii bu işlerin bir de maddi bedeli var
Terminalde verilen VIP hizmetlerin ücretleri ise şu şekilde belirlenmiş.
- Gidiş-dönüş uçuşlar için 1.300 euro
- Transit uçuşlar için 1.200 euro
-
Sadece gidiş için 950 euro
-
Sadece geliş için 750 euro.
Buraya, şimdilik 150 kişiye iş kapısı olan, gelecek de 250 kişinin çalışacağı bir yer olarak bakalım diyorum. Her satıcının bir alıcısı olduğu gibi buradan da hizmet alan varsıl bir kesim var.
Birçok kişiye hayal gibi görünen özel jet uçuşları ve bu hizmetler nasıl bir ülkede kimlerin aynı gökyüzü altında beraber yaşadığını gösteren gerçekler olarak bütün çıplaklığıyla karşımızda. Ekonomimize yararlı olması dileğiyle.