Mahkeme 750 bin lira tazminata hükmetti
İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel arasındaki karşılıklı manevi tazminat davasında karar verdi. Mahkeme, Gürlek’in açtığı davayı kısmen kabul ederek Özel’in 750 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti.
Karara göre 750 bin liralık tazminata 17 Mart 2026 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanacak. Mahkeme, Özgür Özel’in Akın Gürlek’e karşı açtığı 1 milyon 100 bin liralık manevi tazminat davasını da reddetti.
Karar duruşmasında tarafları avukatları temsil etti. Akın Gürlek’in avukatı, asıl davanın kabulünü ve karşı davanın reddini talep etti. Özgür Özel’in avukatı ise malvarlığı iddialarının araştırılmasına ilişkin taleplerin karşılanmadığını savunarak davanın reddini istedi.
Dava malvarlığı açıklamalarının ardından açıldı
Uyuşmazlık, Özgür Özel’in Akın Gürlek’in taşınmazlarına ilişkin kamuoyuna yaptığı açıklamalarla başladı. Özel, Gürlek’in İstanbul, Ankara, İzmir ve Çanakkale’de toplam 16 taşınmazı bulunduğunu; taşınmazların bir bölümünün satıldığını öne sürdü ve tapu kayıtlarının incelenmesini istedi.
Akın Gürlek ise iddiaların gerçeği yansıtmadığını, kişilik haklarını zedelediğini ve kamuoyunda olumsuz algı oluşturmayı hedeflediğini savundu. Gürlek, yaptığı açıklamada dört taşınmazı olduğunu bildirdi. Taraflar, açıklamalar sonrasında birbirlerine karşı manevi tazminat davaları açtı.
Gürlek, Özel’den 1 milyon lira manevi tazminat talep etti. Özel de Gürlek’in kendisine yönelik ifadeleri nedeniyle 1 milyon 100 bin lira tazminat istemiyle karşı dava açtı. Mahkeme, asıl davadaki talebin tamamını değil, 750 bin liralık bölümünü kabul etti.
Özel’in avukatı inceleme taleplerini hatırlattı
Özgür Özel’in avukatı, müvekkilinin kendisine ulaşan bilgiler doğrultusunda kamu yararı gördüğü sorular yönelttiğini söyledi. Savunmada, taşınmazlara ilişkin bilgilerin ve finansal iddiaların araştırılması için çeşitli kurumlara yazı yazılması talep edildiği belirtildi.
Özel tarafı, araştırma taleplerinin kabul edilmemesi nedeniyle dosyanın eksik incelemeyle sonuçlandığını savundu. Akın Gürlek tarafı ise Özgür Özel’in açıklamalarının dayanaksız olduğunu ve kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını bildirdi.
Mahkemenin manevi tazminata ilişkin kararı, taşınmaz sayısı veya malvarlığına yönelik tüm iddialar hakkında ayrı bir maddi tespit hükmü anlamına gelmiyor. Karar, tarafların açıklamalarının kişilik hakları bakımından değerlendirilmesi sonucunda verildi.
Malvarlığına dair iddialar ayrı başvurulara da konu oldu
Özgür Özel liderliğindeki siyasi yapı, Akın Gürlek hakkında haksız kazanç ve yasal olmayan gelir iddialarıyla suç duyurusunda bulunmuştu. Başvuruda, malvarlığı hareketleri ve bazı ödeme işlemleri hakkında mali inceleme yapılması talep edildi.
Başvuruda taşınmaz satış sözleşmeleri, banka kasası kullanıldığı iddiası ve bazı konut alımlarına ilişkin ödeme bilgileri yer aldı. Akın Gürlek, söz konusu iddiaları kabul etmedi. Karar verilen hukuk davası ile olası idari veya ceza incelemeleri farklı hukuki usullere tabi bulunuyor.
İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin gerekçeli kararı, tazminat miktarının ve karşı davanın reddinin hukuki dayanaklarını ayrıntılı biçimde ortaya koyacak. Tarafların kararın kendilerine tebliğinden sonra kanun yollarına başvurma hakkı bulunuyor.
Sıkça Sorulanlar
Özgür Özel Akın Gürlek’e ne kadar tazminat ödeyecek?
İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, Özgür Özel’in Akın Gürlek’e 750 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti. Tazminata 17 Mart 2026’dan itibaren yasal faiz uygulanacak.
Akın Gürlek ile Özgür Özel arasındaki dava nerede görüldü?
Karşılıklı manevi tazminat davası İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldü. Mahkeme, Akın Gürlek’in davasını kısmen kabul etti.
Özgür Özel’in Akın Gürlek’e açtığı karşı davada ne karar verildi?
Mahkeme, Özgür Özel’in Akın Gürlek’e karşı açtığı 1 milyon 100 bin liralık manevi tazminat davasını reddetti.
Dava hangi açıklamalar nedeniyle açıldı?
Dava, Özgür Özel’in Akın Gürlek’in malvarlığı ve taşınmazlarına ilişkin yaptığı açıklamaların ardından açıldı. Taraflar, karşılıklı olarak kişilik haklarının ihlal edildiğini savundu.
